ATATÜRK VE MÜSLÜMANLIK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ATATÜRK VE MÜSLÜMANLIK

Mesaj  Admin Bir Salı Tem. 29, 2008 8:25 am

kaynak: http://www.vatan.tc/ataturk-gercek-bir-muslumandi/


Atatürk, sadece siyaset adamlığı ve askeri kişiliğiyle değil, aynı zamanda ahlaki kimliği ile Türk Milleti'nin önünde çok güzel bir örnektir. Atatürk, İslam ahlakıyla ahlaklanmış, tam bir Osmanlı beyefendisidir. Atatürk, bir konuşmasında "Çağdaş bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir"(Muhit Mecmuası, sayı 32, Haziran 1931, s. 87-88 ) diyerek, Cumhuriyetin kurulması ve bekası için "insanca" yaşamanın önemine dikkat çekmiştir. Atatürk, Müslüman-Türk Milleti'nin insanlık onuruna yakışır şekilde yaşaması için bu sorumluğu kendi omuzlarında hissetmiş, ülkeyi sahiplenmiş, artık misyonunu tamamladığına inandığı bir imparatorluğun üzerine yeni temellere dayanan bir devlet kurmuştur.

Şu, göz ardı edilmemesi gereken bir noktadır ki, Mustafa Kemal'in vatanı ve milleti için yaptığı tüm fedakarlıklar, onun inançlı yapısı sonucu ortaya çıkan güzel ahlak özellikleridir. Güzel ahlakın kökeni ise dine dayanır. Dini değerlere inanmayan, vicdanı ile hareket etmeyen bir insanın, tehlike altında olan vatanını ve milletini kurtarmayı düşünmesi, gelecek nesil için canını bile severek ortaya koyması mümkün değildir. Peygamberimiz Hazreti Muhammed, "Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır"(Tirmizî, Rad 11, (1162); Ebu Dâvud, Sünnet 16, 4682) buyurmuştur. Peygamberimiz (sav)'in bu sözü, Mustafa Kemal'in üstün ahlakının din ahlakına olan bağlılığından kaynaklandığının en güzel örneklerden birini teşkil eder.

Atatürk'ün, Türk Milleti'ne yol olarak gösterdiği Kuran ahlakı toplumda yaygınlaştığı zaman ise, yardımlaşma, adalet, fedakarlık, hoşgörü, dürüstlük gibi değerler daha fazla yaşanacak, toplumun fertleri dayanışma içinde daha da güçlü bir yapıya doğru ilerleyecektir. Yardımlaşma ve işbirliğinin olduğu toplumumuzda "birlikten kuvvet doğacak", yurdumuz dünya ülkeleri arasında hak ettiği yeri alacaktır. Mustafa Kemal'in sözlerini, izlediği yolu ve politikalarını gözden geçirdiğimizde, Atatürk'ün dinine bağlı bir insan olduğunu görürüz. Atatürk'ün dindarlığını onun en yakınlarında öğrenmek gerekir. Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen Mustafa Kemal'i şöyle anlatıyor:

"Ata'nın elini öpmek üzere yanına girdim. İşleri ile meşguldü. Bir süre ayakta bekledim. Birden derin bir iç geçirdi. Ve "Allah" dedi. O bunu sık sık tekrarladı… "Çok iyi, Allah, büyük bir kuvvettir. Ona inanmak lazımdır" dedi. Ve bu konuda uzun uzun izahat verdi. Ben de o zaman anladım ki, Atatürk hakkında söylenenlerin aslı yoktur. Ve Ata, bütün söylenenlerin hilafında dindar bir insandı.(Avni Altıner, Her Yönüyle Atatürk, 2. Baskı, Bakış Kütüphanesi, İstanbul, 1974, s. 376)

Büyük Önder'i tanıyanların da ifade ettiği gibi, Atamız, dine ve manevi inançlarına bağlı ve saygılı bir liderdi. Atatürk'ün İslam Dinini, Kuran'ı, Peygamberimiz (sav)'i öven ve milletimizi İslam Dinini yaşamaya davet eden pek çok sözleri mevcuttur. İşte bu sözlerden bir kaçı:

" İnsanların mücadelelerinde en kuvvetli istihkam (barikat), iman dolu göğüsleridir."(Cemal Kutay, Ne Buldu, Ne Bıraktı, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir, Tarihsiz, s. 175)

"Ey millet! Allah birdir. Şanı büyüktür. Allah'ın selameti, sevgisi ve hayrı üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri duyurmaya memur ve elçi olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki, Kur'andaki anlamı açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor." (Seyfettin Turhan, Atatürk’te Konular Ansiklopedisi, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, Şubat 1995, s.191)


En son Admin tarafından C.tesi Mart 07, 2009 7:14 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PENCERE

Mesaj  Admin Bir Salı Tem. 29, 2008 8:27 am

ALINTI
(Nette dolaşan ve e postama gelen bu güzel yazıyı kaleme alan kişiyi araştırmama rağmen bulmam mümkün olmadı. )

Atatürk Bir Pencereydi


Atatürk bir pencereydi, Türkiye’mizin geleceğine açılan bir pencere. Aydınlığa doğru açılan, ufukları delen bir pencereydi.

O bir pencereydi, ufkumuzun penceresi. Ufkumuzun daha açılmasını sağlayan, hayal gücümüzün artmasını sağlayan bir pencereydi. O pencereyi hiç kapamasak hep O’nun penceresinden baksak şimdi Batılı ülkelerin yaveri değil, sahibi olurduk.

O bir pencereydi, kimi insanların hiç açmak istemediği bir pencere. O’nu hep kapalı tutup kaybolmasını, unutulmasını, paslanmasını isteyenlerin penceresiydi. Bu pencereyi günümüzde açmak istemeyecek insan yığını halen oldukça mevcuttur.

O,kimi insan için dar, kimi insan için geniş pencereydi. Gericiler bu pencereyi, kendi kafaları gibi dar görürlerdi. Vatanını seven bir insan ise bu pencereyi geniş görürdü. Ve rahatlıkla aydınlığı görebilirdi.


O bir pencereydi, yağmur olunca ıslanmaz, kar olunca buz tutmaz bir pencereydi. Bu zorlukları üzerinden kolayca atmasını bilirdi. Yağlanmazdı, boyanmazdı, perde çekilmezdi. Üzerine perde çekmek isteyenleri başarıyla dize getirmişti.

O, kurşun geçirmez bir pencereydi. Girdiği savaşlardan camı kırılmadan ayrılmıştı. Çatlamıştı ama kırılmadı, yılmadı. Göğsünü en zor kurşunlara dayadı, hepsinden zaferle çıktı. Her bir koldan geldiler üzerine, hepsinden zaferle çıktı alnının akı ile. O, başkası tarafından kapatılamayan bir pencereydi.

O, temeli sağlam bir pencereydi. Sıvası, mermeri en iyi işçilikle yapılmıştı. Dışardan bakıldığında gıpta edilecek kadar görkemli, “keşke ben de O’nun gibi gözüksem “ denecek kadar karizmatik, bina gibi ayakta sapasağlam durabilecek bir pencereydi.

O, intihar edene dur diyebilecek, gerektiğinde kendini biraz kısıverecek bir pencereydi. Türk Halkı’nı uykusundan uyandırmayı da böyle yapmıştı. Kendini açtı ve halkımızın içine temiz havayı sokarak uyanmasını sağladı.


O, kulpu olmayan bir pencereydi. Yani her isteyene açılmazdı. Kimsenin kuklası olmamıştı. Kimsenin yaverliğini yapmamıştı. Zamanında kimse tarafından yönetilememişti. İstediğine açılır dışarıyı gösterir, istediğine kapanır korkunç karanlığı hissettirir. O,kulpsuz bir pencereydi



O, tekrar inşa edilemeyecek bir pencereydi. O’nun gibi bir pencere hem halkımıza hem de dünya halkına gelmeyecek bir pencereydi. Tüm dünya insanları bu pencereden bakmak isterlerdi. Ama Allah’ımızın bir mucizesi ile sadece Türk Halkı’na özel bir pencereydi. Bu yüzden hep beraber, yüreğimizin sıcaklığı haykıralım “ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz