"Türk Popüler Tarihinde İlkler"

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

"Türk Popüler Tarihinde İlkler"

Mesaj  Admin Bir Perş. Ekim 02, 2008 1:17 am

KİTAPTAN HABER: Şafak Altun ve Cenk Sarıoğlu, "Türk Popüler Tarihinde İlkler" adlı kitapta, ilk otomobilden ilk siyasi açlık grevine, ilk popstardan ilk seks filmine kadar merak edilen birçok konuda Türkiye'nin 'ilk'lerini yazdı.
İlk seks filmi

Galasını 7 bin kişi izledi

Osmanlı’ya ilk porno filmin ne zaman girdiği bilinmiyor ama 1922’de yabancı porno filmlerinin Osmanlı’yı etkisi altına aldığı polis kayıtlarında belirtiliyor. Himaye-i Etfal Cemiyeti Başkanı Dr. Besim Ömer Paşa’nın uyarısıyla harekete geçen İstanbul Polis Müdüriyeti, ’gençleri zehirledikleri’ gerekçesiyle ecnebi porno filmlerini gösteren Kadıköy ve Odeon sinemalarını kapatmıştı. TRT’nin ulusal düzeyde de yaygınlık kazanmaya başladığı 1970’li yıllarda Yeşilçam’da başlayan seks filmleri furyasını başlatan yapıt ise Melih Gülgen’in 1972’de çektiği ve Behçet Nacar serisinin ilki olan "Parçala Behçet". Filmi altı ay oynatan sinemalar bile oldu. Filmin Konya’daki galasına tam 7 bin kişi katıldı.

’İlk popstar’ımız kimdi

Türk basınında kalem kavgasını ilk kim başlattı? İlk popstar’ımızı tanıyor musunuz? Ya da "Ben işçi parası almam" diyen ilk profesyonel banka soyguncusunu? Bu soruların ve daha fazlasının cevabı gazeteci Şafak Altın ile Cenk Sarıoğlu’nun birlikte yazdıkları "Türk Popüler Tarihinde İlkler" adlı kitapta yer alıyor. İşte kitaptan bazı ilginç ’ilk’ler...

Türkiye güzeli Feriha Hanım

1929 yılında düzenlenen güzellik yarışmasında birinci olan Feriha Tevfik, Türkiye’nin ilk popstar’ı kabul ediliyor. Günümüzdeki anlamıyla tarihimizin ilk popstar furyası 1929-1933 yılları arasında yaşandı. 1929 yılında Türkiye güzeli seçilen Feriha Hanım’ın popstar’lığı 10 yıl sürdü. Feriha Hanım, Türkiye güzeli olmakla kalmadı, sinema çalışmalarının yanı sıra şehir tiyatrosu kadrosuna da girdi.

İlk küçük şarkıcı Oy Anam Oy

1972 yılında tüm dünyada esen "Mammy Blue" rüzgárı Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Üç-beş yabancı "Mammy Blue" plağı ise kimselere yetmiyordu. Şanar Yurdatapan hayatının en önemli kararını vererek, henüz dört yaşındaki oğlu Arda’yı müzik piyasasına soktu. Arda, "Oy Anam Oy" isimli plağıyla daha ne olduğunu bile anlamadan ilk ’küçük star’ oldu.

İlk dert ortağı

Derdini söylemeyen derman bulamaz

Okuyucuların sorunlarını dile getirdiği ’dert’ köşeleri ilk olarak İlhami Safa’nın 1936 yılında yayınlamaya başladığı Yeni Hayat dergisinde başlatıldı. "Aramızda" isimli köşeye gelen mektuplar "Adem Baba" tarafından yanıtlanıyordu. Ama basının gerçek anlamda ilk dert ortağı Güzin Abla’ydı. İlk kadın sayfa sekreteri olan Güzin Sayar, Haldun Simavi ve Rahmi Turan’ın isteği üzerine 1960’larda Hürriyet Gazetesi’nde kendi ismiyle köşe yazarlığına başladı. Güzin Abla’nın "Derdini söylemeyen derman bulamaz biçiminde özetlenen köşesi kısa zamanda bütün gazeteler tarafından taklit edildi.

İlk kadın otomobil yarışçısı

İlk kadın otomobil yarışçısı Samiye Morkaya, 1930’ların başlarında düzenlenen ilk otomobil yarışlarında kadınlar için ayrı bir kategori olmadığı için erkek şoförlerle yarıştı. Morkaya o kadar hızlıydı ki, birçok yarışta dereceye girdi. Birinciliği Morkaya’ya kaptırmayı kabullenemeyen bazı erkek sürücüler, yarışın iptalini bile istemişlerdi.

İlk trafik canavarı

Çarptı ve kaçtı

İlk trafik kazasını yapan otomobilin karşısında ne bir başka otomobil ne de at arabası vardı. 1912 yılının 26 Ocak gecesi, saat 22.00 sularında Zincirlikuyu’dan Beyoğlu’na giden İtalyan Sefareti’nin şoförü Frederico Rasi, Şişli Camii’nin önünde İdris adlı bir Arnavut’a çarptı. Olayın asıl ilginç kısmı ise Rasi Bey’in kazadan sonra kaçmasıydı. İlk trafik canavarı, Taksim’e varmadan Pangaltı’da yakalandı.

İlk kalem kavgası

Her şeyi Şinasi başlattı

Bugün köşe yazarlarının kafe basma boyutuna taşıdıkları kalem kavgalarının ilkine Şinasi vesile oldu. Türk basınında makale geleneğini Şinasi başlattı ve Tercüman-ı Ahval’in baş yazarı oldu. Gazete modern Türk Tiyatrosu’nun ilk eseri sayılan Şair Evlenmesi’ni tefrikaya başladı. Eski evlilik geleneklerini yeren Şair Evlenmesi, Türk basının ilk polemiğinin çıkmasına neden oldu. Ceride-i Havadis, Tercüman-ı Ahval’in bu yayınına çok içerleyerek Şinasi’nin oyununa "Kocakarılara hitap eden bir masal" olarak nitelendiren yazılar yayımlamaya başladı.

İlk aydın intiharı

Kanıyla ölümünü yazdı

Askeri Tıbbiye kökenli yazar Beşir Fuat, Schopenhauer ve Voltaire’den yaptığı çevirilerle tanınıyordu. Ölümü bütün doğallığıyla yaşamak ve gözlemlemek gerektiğini savunan Fuat, 5 Şubat 1887 tarihinde bileğini kesip intihar etti. Sıkı durun Fuat ölüm anını kendi kanıyla kaleme aldı: "Ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Bereket versin içeri girmedi. Bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. Baygınlık gelmeye başladı." Ahmet Mithat Efendi, Fuat Beşir’in kanla yazılmış mektubunu gazetesinde yayınladı ve onu karamsar felsefesinin etkisi altına sokması nedeniyle, gerçek katilin Schopenhauer olduğunu yazdı.

İlk profesyonel banka soyguncusu

Ben işçi parası almam

1961 yılının 18 Ağustos günü elinde Sten marka makineli tüfek bulunan Necdet Elmas, Amerikan filmlerine taş çıkartırcasına İş Bankası’nın Kazlıçeşme Şubesi’ne girip vezneden 165 bin 850 lira çaldı. Soygun sırasında bankada bulunan bir işçinin "Ben işçiyim, yatıracağım 480 lirayı alma" demesi üzerine ilk profesyonel banka soyguncusunun "Ben işçi parası almam" yanıtı kulaktan kulağa yayıldı. İlk profesyonel banka soyguncusunun yakalanış öyküsü daha da ilginç. Soygundan sonra tüm Türkiye ayağa kalkar. Cumhuriyet gazetesi, İstanbul Emniyeti’ne yardımcı olmak amacıyla özel bir araştırma birimi kurup başına gangsterlik vakalarını ABD’de uzun süre tetkik etmiş eski bir polis şefini getirir. 12 gün sürek avının sonucunda Necdet Elmas ve suç ortağı Necdet Sinkil, 30 Ağustos günü Darıca’da yakalanır. Necdet Elmas araba hırsızlığından içeri girmişti. Dördüncü eşinin boşanmak istemesi üzerine ceza evinden firar etmiş ve daha sonra da bu soygunu gerçekleştirmişti.

İlk dedikodu yazarı

Fitne Fücur yazıyor

Lourel-Hardy’ye sesiyle hayat veren ünlü seslendirme sanatçısı Ferdi Tayfur’un kızı olan Adalet Cimcoz, tesadüfen girdiği dublaj aleminde Türkan Şoray, Filiz Akın gibi starları seslendirerek efsane oldu. Cimcoz, aynı zamanda Türkiye’nin ilk dedikodu yazarıdır. Hafta, Aydede, Salon gibi dergi ve gazetelere Fitne Fücur imzasıyla dedikodu yazıları kaleme alan Cimcoz’un 1950’li yıllarda kaleme aldığı dedikodular büyük yankı uyandırdı.









[img][/img]

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz