Hocalı Soykırımı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hocalı Soykırımı

Mesaj  Admin Bir Paz Ara. 07, 2008 9:42 am


Azerbaycan’ın Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında 26 Şubat 1992 yılında Ermenistan ordusu sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan 613 kişiyi en ağır işkenceler uygulayarak soykırıma tabi tutmuştur. Katledilenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’i ise yaşlıydı. 8 Aile tamamen yok edilmiştir. Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuştur. 1275 kişi ise rehin alınmış, 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin yakıldığı, birçoğunun kafa derilerinin yüzüldüğü, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır. Ermeniler tarafından Hocalı’da gerçekleştirilen bu vahşet, uluslararası camianın suç olarak kabul ettiği soykırım ve insanlığa karşı suçlar kapsamındaki tanımlamalarla birebir örtüşmektedir.

Hocalı soykırımına katılmış Ermenilerin yaptıkları uluslararası hukuki antlaşmaların - Cenevre Sözleşmesi, İnsan Hakları Beyannamesi, Vatandaş ve Siyasi Haklar Konusunda Uluslararası Sözleşme, Ateşkes Zamanında ve Askeri Çatışmalar Zamanı Kadın ve Çocukların Korunması Beyannamesi ve BM’nin 'Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmesi' 2. Maddesinde yer alan “milli, etnik, ırkı veya dini bir grubu kısmen veya tamamen imha etme” biçiminde tanımlanan Jenosit/Soykırım kavramı ile tamamen örtüşmektedir. Ermenilerin Hocalı’da yaptıkları toplu katliam BM Soykırım Anlaşmasında Soykırımı düzenleyen 2. maddenin a) bendinde yer alan “bir grubun üyelerinin katledilmesi” ve b) bendinde yer alan “grup üyelerinin bedeni ve akli açıdan ciddi biçimde zarar verilmesi” koşulları ile birebir uyuşmaktadır.

Yukarıdaki gerekçelerle biz bir gurup Türk aydını büyük bir vicdani sorumlulukla Ermenilerin Hocalı’da yaptığı katliamı Soykırım olarak niteliyor ve bütün insanlığı açmış olduğumuz www.hocalisoykirimi.com sitesi üzerinden Hocalı vahşetini Soykırım olarak tanımaya davet ediyoruz.



1992 yılının Şubatının 25’ini 26’sına bağlayan gece Ermeni silahlı birlikleri SSCB devrinde Hankendi (Stepanakert) şehrinde yerleştirilmiş 366 motorlualayının zırhlı araçları ve ordu heyetinin yardımı ile Hocalı şehrini işgal ettiler. Saldırıdan önce, 25 Şubat akşam saatlerinde şehir toplar ve ağır zırhlı araçlar ile şiddetli ateşe tutuldu. Bunun sonucunda şehirde yangınlar başladı ve 26 Şubat sabah saat 5 civarı şehir tam olarak alevlere yenik düştü.Böyle bir durumda, Ermenilerin ablukaya aldıkları şehirde kalmış yaklaşık 2500 kişi Azerilerin yaşadığı komşu ilçe olan Ağdam’ın merkezine varmak ümidi ile şehri terk etmek zorunda kaldı. Fakat amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü şehri yerle bir etmiş Ermeni silahlı birlikleri ve motorlu alayın askerleri yerli ahaliye zulüm ettiler. Bu vahşetin sonucunda 613 kişi hayatını kaybetti, bunlardan;
63 çocuk,
106 bayan,
70 yaşlı
8 aile tümüyle öldürüldü,
25 çocuk her iki ebeveynini kaybetti,
130 çocuk ebeveynlerinden birini kaybetti,
487 kişi yaralandı bunlardan;
76’sı çocuk,
1275 kişi tutsak alındı,
150 kişi kayboldu.

Devletin ve vatandaşların emlakine 01.04.1992 tarihinin fiyatlandırılmasına göre 5 mly. Rubl zarar verildi.
Bu rakamlar Ermenistan (SSC)’in yardımı ve SSCB yöneticilerinin sahtekarlığı ile 1988 yılında başlamış ve Azerbaycan SSC’ye bağlı Dağlık Karabağ Özerk Vilayetinin Ermenistan’a birleştirilmesi iddiasının gerçekleştirilmesi esasında yaşanmış Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ anlaşmazlığının en dehşetli, kanlı faciasından haber verir.

Hocalının konumu.


Hocalı’nın coğrafi-stratejik konumu Ermeni silahlı birliklerinin buraya saldırmasına müsaitti.
7000 nüfusu olan Hocalı Hankendi’nden 10 km uzaklıkta güneydoğusunda, Karabağ dağ silsilesinde ve Ağdam-Şuşa, Esgeran-Hankendi yollarının üzerinde yerleşmiştir. Karabağ’daki tek havaalanı Hocalı’dadır.
Hocalı, insanların tarihten beri yerleştiği yerdir ve eski tarihi abideler günümüze kadar varlığını korumaktadır. Hocalı’nın civarında M.Ö. XIV-VII yüzyılına ait olan Hocalı-Gedebey uygarlığının anıtları bulunmaktadır. Burada son bronz ve ilkin demir devirlerine ait olan kazı abideler - taş kutular bulunmuştur. Aynı zamanda burada mimari abideler, yuvarlak mezar (1356-1357) ve anıtkabir (XIV) vardır. Arkeolojik kazıntılar sonucunda çeşitli taş,bronz, kemik süs eşyaları, kilden ev eşyaları ve diğer çeşitli eşyalar bulunmuştur. Bulunan boncuk tanelerinin birinde Assuriya padişahı Adadnerari’nin (M.Ö. 807-788) adı yazılıdır.
Halk genel olarak üzümcülük, hayvancılık, arıcılık ve çiftçilikle uğraşır. Şehirde tekstil fabrikası, iki lise ve iki ortaokul vardır.
Son yıllarda meydana gelmiş olaylarla ilgili olarak Fargana’dan (Özbekistan) gelmiş 54 kaçkın¹ mesheti Türk ailesi, aynı zamanda Ermenistan’dan ve Hankendi’nden kovulmuş Azerbaycanlıların bazıları şehirde yerleşmişler.
Hocalı – esas hedef

Sonradan Ermeni tarafı itiraf etmiştir ki, Ermeni silahlı örgütünün ana hedefleri Hocalı bölgesinin yok edilmesi, bu mıntıkadan geçen Esgeran-Hankendi yolunun boşaltılması, Azerbaycanlıların yönetiminde olan havaalanının ele geçirilmesi idi.
’’Hocalı bölgesinin yok edilmesi’’ sözlerine dikkat buyurun. Şimdi söylenilen bu ifade Ermeni tarafından yapılmış katliamın, toplu şekilde çocukların, kadınların, yaşlıların öldürülmesinin nedenlerini apaçık gösteriyor.

Soykırımın kronolojisi

Hocalı 1991 yılının Ekim ayından itibaren ablukadaydı. Ekimin 30’unda kara yoluyla ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası helikopter kalmıştı. Hocalı’ya son helikopter 1992 yılı Ocak ayının 28’inde gitmişti. Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulması ve bunun sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra bu ulaşım da kesilmişti. Ocak ayının 2’sinden itibaren şehre elektrik verilmedi. Şehir ancak halkın kahramanlığı ve şehir koruyucularının cesurluğu sayesinde yaşıyor ve korunuyordu. Şehrin savunması genel olarak atıcı silahlarla silahlanmış yerli (kendini) savunma ordusundan (milis), polis ve ulusal silahlı kuvvetlerinin askerlerinden oluşmuştur.
Şubatın ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin ablukasına alınmış ve her gün toplardan, ağır makinelerden atılan ateşlere, saldırılara yenik düşmüştür.
Hocalı’ya saldırı hazırlığı Şubatın 25’inde akşam 366. alayın savaş araçlarının savaş alanına girmesi ile başlamıştır. Şehre saldırı toplardan, tanklardan, “Alazan” tipli zenit topların 2 saatlik ateşinden sonra başlandı. Hocalı’ya üç noktadan saldırıldığından halk Esgeran yönüne doğru kaçmak zorundan kalmış. Sonradan bunun bir hile olduğu ortaya çıkmış. Nahçevanik köyü yakınlarında halkın önü Ermeni silahlı birlikleri tarafından kesilmiş ve onlar ateş yağmuruna tutulmuşlar. Karlı geçitlerde ve ormanlarda zayıf düşmüş insanların çoğu Esgeran-Naxçevanik ovasında Ermeni silahlı örgütleri tarafından vahşicesine öldürülmüştür.
Bu olaylar bölgeye İran İslam Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Ali Akber Vilayeti’nin aracılık misyonu ile ziyareti günlerine denk gelmiştir. O, şubatın 25’inde Azerbaycan’ın devlet yetkilileri ile görüşmüş ve şubatın 27’sinde Karabağ’a, sonra ise Ermenistan’a ziyaret planlamıştır. Bununla ilgili olarak tarafların anlaşması ile Şubatın 27’sinden Martın 1’ine kadar üç günlük ateşkes ilan edilmiştir. Ermeniler bu anlaşmayı bozdular ve sözlerini tutmadılar.

Benzer durum Şubatın 12’sinde AGİT gözlemcilerinin bölgeye gelerek durumu incelemek ve anlaşmazlığın yatıştırılması amacıyla Karabağ’a geldikleri sırada da olmuştur. Gözlemciler daha sonra Yerevan’a ve Baku’ye hareket etmeliydiler. Keza Şubatın 12’sinde Ermeni silahlı birlikleri tarafından Şuşa’nın Malıbeyli ve Kuşçular köyleri yağmalanmıştı, sadece Malıbeyli’de 50 kişi öldürülmüş, yaralanmış ve tutsak alınmıştır.


Aynı günlerde Azerbaycan silahlı kuvvetleri Hocalı halkına yardım edemedi, hatta cesetlerin alınması bile mümkün olmadı. Bu sırada Ermeniler helikopterlerle, beyaz giyimli özel gruplarla ormanlarda saklanmış insanları bulup tutsak ederek onlara işkence ediyorlardı. Şubatın 28’inde aralarında ulusal basın mensuplarının da bulunduğu grup iki helikopterle Azerbaycanlıların öldükleri yere ulaştılar. Gördükleri manzara herkesi dehşete düşürdü-ovada her taraf cesetlerle doluydu. İkinci helikopterin havadan korumasına rağmen Ermenilerin güçlü kurşun yağmuru altında sadece dört cesedi götürmek mümkün oldu. Martın 1’inde yerli ve yabancı basının katılımı ile olay yerinde daha da dehşetli durum gözlemlenmiştir. Cesetlerin skalplarının² götürüldüğü, kulaklarının ve diğer organlarının kesildiği, gözlerinin çıkarıldığı, çok sayıda bıçak ve mermi yaraları, ağır tanklarla ezilmeler, yakma halleri saptanmıştır. Bu vahşilikler hakkında yabancı basından:


Krua l'Eveneman dergisi (Paris), 25 Şubat 1992 tarihi: Ermeniler Hocalı’ya saldırmışlar. Bütün dünya vahşice öldürülmüş cesetlere şahit oldu. Azeriler binlerin öldüğünden bahsediyor.
Sanday Times gazetesi ( Londra) 1 Mart 1992 tarihi: Ermeni askerleri binlerce aileyi yok etmiştir.
Financial Times gazetesi (Londra) 9 Mart 1992 tarihi: Ermeniler Ağdam’a doğru giden ordunu kurşun yağmuruna tutmuşlar. Azeriler 1200 kadar ceset saymışlar. Lübnan’lı kameraman, ülkesinin zengin Ermeni Taşnak lobisinin Karabağ’a silah ve asker gönderdiğini onaylamıştır.
Times gazetesi (Londra) 4 Mart 1992 tarihi: Bir çok insan çirkin hale getirilmiş, masum kızın sadece kafası kalmış.
İzvestiya ( Moskova) 4 Mart 1992 tarihi: Kamera kulakları kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yarısı kesilmişti. Erkeklerin skalpları kesilmişti.
Financial Times gazetesi (Londra) 14 Mart 1992 tarihi: General Polyakov belirtmiştir ki, 366. alayın 103 Ermeni askeri Dağlık Karabağ’da kalmıştır.
Le Mond gazetesi (Paris) 14 Mart 1992 tarihi: Ağdam’da bulunan basın mensupları, Hocalı’da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında skalpları alınmış, tırnakları çıkarılmış üç kişi görmüşler. Bu, Azerilerin propagandası değil bir gerçektir.
İzvestiya gazetesi (Moskova) 13 Mart 1992 tarihi: Binbaşı Leonid Kravets: “Ben kendim tepede yüze yakın ceset gördüm. Bir erkek çocuğunun kafası yoktu. Her tarafta işkenceyle öldürülmüş bayan, çocuk ve yaşlılar vardı.”
Valer Actuel dergisi (Paris) 14 Mart 1992 tarihi: Bu ‘özerk bölgede’ Ermeni silahlı birlikleri yakın doğuda üretilmiş yeni teknolojiye, ayrıca helikoptere sahiptiler. ASALA’nın Suriye ve Lübnan’da askeri kamp ve silah depoları vardır. Ermeniler yüzden fazla Müslüman köylerine saldırı düzenlemiş ve Karabağ’daki Azerbaycanlıları öldürmüşler.
R. Patrik, İngiltere’nin "Fant men news" kanalının muhabiri (olay yerinde bulunmuş): “Hocalı’daki vahşiliklere dünya kamuoyunda hiçbir şekilde hak kazandırılamaz !!!”

"Memorial" hukuki savunma merkezinin raporundan:

Hocalı, 1991 yılının sonlarına doğru Ermeni silahlı birlikeri tarafından ablukaya alınmış, Dağlık Karabağ’dan Azerbaycan ordusu çıkarıldıktan sonra tam kuşatılmıştı. 1992 yılının Ocak ayında Hocalı’ya elektrik verilmiyordu. Nüfusun bir kısmı şehri terk etmişti, ancak Hocalı valisi E. Memmedov’un baskılı uyarılarına rağmen ahalinin hepsi oradan çıkarılmamıştır.
1992 yılının şubatının 25'inde Hocalı’ya Ermeni silahlı birliklerinin saldırısı başladı.

Saldırıya iştirak edenler


Saldırıda ağır silahların, zırhlı arabaların, yaya savaş araçları ve tankların yardımı ile Artsahın Ulusal Barış Ordusu’nun (AMAO) bölükleri bulunuyordu.

Sovyet Ordusunun 366. alayının askerlerinin katılımı

Yaklaşık bütün Hocalı göçmenlerinin söylediklerine göre şehre saldırıda 366. alayının askerleri katılıyordu, hatta onlardan bazıları şehre de girmişler.

Saldırının safahatı

Hocalı Şubatın 25’inde saat 23’ten itibaren top ateşine tutulmaya başlandı. İlk etapta yaşayış yerlerinde yerleşen askeri ve savunma noktaları dağıtılmıştır. Yaya bölükler şehre 26’sında saat 13.00-16.00 arası girmiştir.
Sonuncu savunma noktası saat 19.00’da yok edilmiştir. Şehre ateş sonucunda halkın tespit edilmemiş miktarda emlaki zarar görmüştür.


Ahalinin çıkarılması için bağımsız koridor

Ağdam ve Bakü’de Memorial’ın gözlemcileri Hocalı’ya saldırı zamanı şehirden çıkmış 60 kişiyi sorgulamışlar. Sorgulanan kişilerden yalnız biri koridor hakkında bilgisi olduğunu söylemiştir. Bağımsız koridordan kaçan halk Azerbaycan’ın Ağdam iline kovulan alanda kurşuna dizilmişler ve sonuçta çok sayıda insan ölmüştür.

Şehirde kalmış halkın kaderi

Şehir Ermeni ordusu tarafından zapt edildiği zaman şehirde 300 yerli ahali ve 86 mehseti-Türk’ü bulunuyordu. Her iki taraftan elde edilen bilgilere göre, 1992 yılının Martının 3’ünde Azerbaycan tarafına şehirde ve Ağdam yolunda tutsak alınmış 700’den fazla Hocalı sakini geri verilmiş. Bunların çoğu bayan ve çocuklardan oluşmuştu.

Tutsak alınmış halkın ve Hocalı’yı savunanlarının korunma koşulları

Geçici korunma izolasyon müdürü binbaşı Haçaturyan hatta birkaç dakikalık bile yalnız konuşmaya izin vermiyordu.Tesadüfen bir kez konuşmak mümkün oldu.

Hocalı halkının gayrimenkulu ve eşyaları

Şehirden kaçan Hocalı halkı hiçbir önemli eşyalarını götürememişler. Ermeni silahlı kuvvetlerinin Hocalı’dan kovdukları halk da aynı zamanda kendileri ile hiçbir şey alamamışlar. Memorial’ın gözlemcileri şehirde azgın, hiçbir şeyle karşılığı alınmayan soygunculuğun şahidi olmuşlar. Şehirde kalan gayrimenkulda bulunan eşyalar Stepanakent ve çevrede yaşayan ahali tarafından talan ediliyordu. Birçok evin bahçe kapılarında onların yeni sahiplerinin adları yazılmıştı.

Elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi

Hocalı’nın işgali zamanı şehrin yerli halkına karşı toplu zorbalık uygulanmıştır. Bağımsız koridor hakkında bilgi Hocalı halkının çoğuna ulaşmamıştır.

Bağımsız koridor ve onun yakınlığındaki alanda yerli ahalinin toplu ölümüne hiçbir şekildehak kazandırmaz.

Hocalı’ya saldırıda Bağımsız Devlet Birliği’nin ordusuna ait olan 366. motorlu alayın askerleri katılmıştır.




Canlıyken zalimce parçalanmış.


Tam bir vahşet


Diri diri yakmışlar.


Canlı iken kesip yakmış.


Yakılıp yıkılmış.


Babam


Asılmış Azeri Asker


Hocalıdan geliyorum


En son Admin tarafından Çarş. Şub. 23, 2011 4:23 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hocalı Soykırımı

Mesaj  Admin Bir Paz Ara. 07, 2008 9:42 am

Memorial Hukuki Savunma Merkezi Hocalı’ya saldırı zamanı Ermeni silahlı birliklerinin yerli ahaliye karşı yaptıklarının Cenevre Sözleşmesi’ne, aynı zamanda İnsan Hakları Beyannamesi’nin aşağıdaki maddelerine genel olarak zıt olduğunu onaylıyor:


Madde 2. Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.


Madde 3. Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Madde 5- Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.

Madde 9. Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. .

Madde 17.
1. Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı vardır.
2. Hiç kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.


366. alay

Hocalı soykırımında 366. alayın önemini vurgulamak gerekir.
Bu birlik Şuşa ve Hocalı’nın, Azerbaycan’ın köylerinin kurşunlanmasında çok kez katılmıştır. Birlikten kaçmış askerlerin ifadelerine dayanarak bu gerçekler onaylanıyor ve ifadeler birliğin manevi durumu ve ilişkileri hakkında fikir oluşturur. 366. alayın acilen Hankendi’nden çıkarılması da bu alayın Hocalı hadiselerine katılmasını gösteriyor.

Askeri bölüğe komuta eden heyetin vurdum duymazlığı o seviyeye ulaşmıştı ki, sözde ahalinin direnci ile karşılaştıklarını bahane ederek alayın serbest çıkarılmasını sağlayamadılar. Bu nedenle Gence’de yerleşen çıkarma tümeni kuvvetleri seferber edildi. Ancak bu kuvvetler gelene kadar alaydan 103 kişi, çoğunluğu Ermenilerden olan ve soykırıma katılmış askerler emre uymayıp Karabağ’da kaldılar. Alayın komuta heyeti, cinayet işbirliği ve alayın çıkarılmasından sorumlu olan diğer şahısların sorumsuzluğu sonucunda askeri araçların bir kısmı ve aynı zamanda zırhlı araçlar Ermenilere verildi. Böylelikle de gelecekte Azerbaycan’a karşı cinayetlerin işlenmesi, terör hareketlerinin devam ettirilmesine ortam yaratıldı. Bunun kendisi de Hocalı soykırımında bizzat katılmanın ispatıdır!

Ermeni silahlı ordusu ve 366. motorlu alayının heyeti, Azerbaycan’ın yaşayış mıntıkalarının kurşuna dizilmesine katılmış üyeler, Hocalı şehrinde türetilmiş dehşetin esas sorumlularıdır.

Hocalı soykırımına katılmış Ermenilerin ve onların yardımcıları yaptıkları insan haklarına aykırılıklar, uluslar arası hukuki antlaşmaların - Cenevre Sözleşmesi, İnsan Hakları Beyannamesi, Vatandaş ve Siyasi Haklar Konusunda Uluslar Arası Sözleşme, Ateşkes Zamanında ve Askeri Münakaşalar Zamanı Bayanların ve Çocukların Korunması Beyannamesi’ni hiçe saymaktı.
Bu faciada aynı zamanda Azerbaycan’ın o dönemdeki siyasi ve askeri liderleri de suçluydular. Ayaz Mütellibov, Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı ve Yetkili Baş Komutan olarak ülkenin arazi bütünlüğünün, savunmasının ve vatandaşlarının korunması için Karabağ’da, aynı zamanda Hocalı’da meydana gelen olayların önlenmesi için alınması gereken zaruri tedbirleri almamıştı. Ülkenin yetkili kişisi olarak Anayasa’nın kurallarını çiğnedi, arazi bütünlüğünü, insanların temel hak ve özgürlüklerini koruyamadı. Hatta soykırım sonrası, halkın öfkesinden korkarak acı gerçeği ve Ermeni silahlı örgütlerinin azgınlıklarının gerçek amaçları hakkındaki bilgileri sakladılar.

Tarih unutmayacak.

Azerbaycan Milli Meclisi (Parlamento) her yıl Şubatın 26’sını "Hocalı Soykırımı Günü" ilan etmiştir. Her yıl Şubatın 26’sında saat 17.00’de Azerbaycan halkı Hocalı soykırımının kurbanlarının hatırasını anma töreni yapıyor.

Yurtlarından kaçkın düşmüş ve Azerbaycan’ın 48 iline yayılmış Hocalı halkı Dağlık Karabağ probleminin adaletli çözümü, Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı tecavüzünün karşısının alınması ve ülkenin arazi bütünlüğünün onarılması umudu ile yaşıyorlar. Onlar dünya halklarına, devletlerine, uluslar arası örgütlere hakkı, adaleti ve gerçeği korumak, Hocalı’daki terörizmi, etnik soykırım gerçeklerini kınamak için başvuruda bulunmuşlar.

Hocalı soykırımının sorumluları, örgütler ve onu icra edenler gereken cezalarını almalılar. Cinayet cezasız kalamaz. Maalesef ki XX yüzyılda birçok genosit ve etnik soykırım olayları meydana gelmiş ve bunlar tarihi sayfalara konu olmuştur. Hocalı faciası bunların arasında en dehşetlilerinden biridir. Şu anda, bu olaylara bir vesileyle katılmış olan kişiler şimdilik kendi vicdanlarına karşı sorumlular, elbet gün gelir ve onlar tarihin mahkemesi karşısında cevap vermek zorunda kalırlar…
Tarih hiçbir şeyi unutmuyor.


1.Kaçkın : Ermenilerin Azerbaycan topraklarına tecavüz ettikten sonra yurtlarını mecburi olarak terk etmek zorunda kalan insanlar.
2.Skalpan : Tıp dilinde alın derisi.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz