Hitlerin Nazi Fırtınası ve Yahudilerin Filistine Göçü Anlaşması

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hitlerin Nazi Fırtınası ve Yahudilerin Filistine Göçü Anlaşması

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ocak 10, 2009 3:25 pm

Hitlerin Nazi Fırtınası ve Yahudilerin Filistine Göçü Anlaşması:
(Alıntı)
Siyonistler Filistin topraklarında Yahudileri temsil edecek bir devletin kurulabilmesi için siyasi, ekonomik ve her türlü şartların olşutuğuna kani oldukları halde Filistinde istedikleri oranda Yahudi nufusuna sahip olamamaları en büyük engeldir. Filistin topraklarına yönelik göçü hızlandırmak adına onca destek ve kolaylığa rağmen, istenilen düzeyde Yahudi yerleşimi gerçekleşmez. Siyonistler, İsrail’in kuruluşunu hızlandıracak ve aynı zamanda Filistine göçü canlandıracak, hatta göçü zorunlu hale getirecek çözüm yolları tercih ederler. Yahudi nufusunun yuğun olarak bulunduğu ülkelerinin başında yeralan Almayada’ki Yahudileri göçe mecbur edecek tuzaklar kurarlar. Kendisi anne tarafından bir Alman Yahudisi olan Adolf Hitlerl’le, Filistine göçü zorunlu kılacak gizli bir mutabakatta anlaşarak, tüm insanlığın nefretle kınayacağı sıradan ve masum Yahudilere soykırımı uygulattıracak kadar ileri giderler. İsrail Devletini kurmak için kendi kavmine soykırımı uygulattıran siyonist zihniyetin, aynı devleti korumak için şimdilerde taş ve sopalarla intifataya geçen filistinli coçukları tank paletleri altında ezme girişiminden başka türlü bir insancıl hareket beklenemezdi her halde.

Siyonistlerin ırkçı ve faşist düşünceye sahip bir partiye destek vermesi bazı kimselere çelişkili yada garip gelebilir, ancak siyonizmin hedeflerine bakılınca gerçek yüzü anlaşılmış olacaktır. Siyonist lider Theodor Herzl'in Filistine göçü teşvik için yaptığı tüm çağrılara Avrupa'da, özellikle Almanya'da yaşayan Yahudiler -iyi hayat standardına sahip olmaları nedeniyle- olumlu cevap vermemiş ve bu çağrıyı duymazlıktan gelmişlerdi. Bu durum karşısında Siyonistler, Filistin'e göçü hızlandırmak için, yandaşları Hitler’e telkin ettikleri bir plan gereği Almanya’nın Ari ırkı dışındaki tüm yabancı unsurlardan temizlenmesi gerekir gibi gizli bir planla hedeflerine ulaşmak isterler. İşte Nazi olaylarının aslı-astarı bundan ibarettir. Siyonis destekle iş başına gelen Hitler’le siyonistlerin en önemli ortak paydası filistine yönelik göçü canlandırmak, Yahudileri Almanya dışına çıkartarak, Filistin'e yönlendirmektir.

Hitler’le Siyonistler arasında varılan sözkonusu mutabakat bugün Wilhelmstrasse'nin gizli arşivlerinde ortya çıkartılmıştır. Arşivlerden elde edilen bilgilere göre, siyonistlerin amacı Hitler'e telkin ettikleri politikaları uygulatarak minimum zarar’la maksimum fayda sağlamaktır. Ancak savaşın başlaması ile birlikte tüm Almanya ve Avrupa'daki Yahudiler arasında büyük bir korku ve panik yayılır. Milyonlarca masum insan, çocuk, kadın, genç, ihtiyar, Yahudi, Çingene ayrımı yapılmadan siyonistlerce kurulan tuzağın kurbanları olarak, neticesi malum korkunç bir soykırıma maruz kalırlar. Dünya tarihinin en büyük katliamlarından biri olan bu vahşet, şayet verilen rakkamlar doğru ise, abartıldığı konusunda tereddütler mevcut, yaklaşık 6 milyon masum insanın hayatına mal olduğu idda edilir. Bu insanlık ayıbı ve soykırımdan kurtulabilen Yahudilerin bir kısmı Filistin topraklarına göç ederken, diğer bir kısmı da ABD gibi diğer ülkelere göç ederler. Gerçekte siyonistler tarafından nazilere yüklenen görev, Yahudilerin Almanya'dan Filistin'e mallarının bir bölümüyle göç etmelerini sağlamaktır, fakat sonradan olayın neden soykırıma dünüştüğü konusunu aydınlatmak gerçekten zor ve güçtür. Bana göre en makul sebep Yahudi varlığını devam ettirebilmeyi İsrail devletinin kurulması şartına bağlayan siyonistlerin, 19 asırdan beri süre gelen Yahudileri temsil edecek bir devlete sahip olma hırsı en önemli etkin olmuştur. Bu münasebetle siyonizmin tayin ettiği esaslar çerçevesinde, şartlar ve sonuçları ne olursa olsun, hiç bir şekilde alınan kararlar taviz verilmeden uygulanmak istenmiştir. Bu doğrultuda düşünceleri destekler destekler mahiyette bir çok bilgili ve malzeme olmakla birlikte, İsrail devleti ve siyonizme karşı olan yahudi hizip ve gurupları, Y.Cohen gibi bir çok Yahudinin verdikleri bilgilerden istifade edilmesi sanırım daha yararlı olacaktır. Bu arada O’ Brien’nin (Die Geschichte des Zionismus und des Staates İsrael, Conor Cruise) adlı eserinin tetkik edilmesini tavsiye ederim.

Fransız düşünür Roger Garaudy’nin “İsrail Devletini Kuran Efsaneler” adlı eserinde ileri sürdüğü görüşlere bakılırsa, Nazilerin öyle iddia edildiği şekilde çok büyük çapta Yahudi katliamları yapmadıkları ve o konuda’ki iddiaların bir çoğunun asılsız ve yalan-yanlış şeylerle kamuoyunun aldatılmış olduğu dogrultuda bir inancı taşıdığını yazar. R. Garaudy, bu düşüncesinde, savaş ortamı ve Nazi Kamplarının kapasitesi dikkate alınarak hesap edilirse, idda edildiği gibi altı milyon insanın imha edilmesi için Nazilerin tüm mesailerini bu işe ayrımaları gerekirdi diye bir tesbitte bulunur ünlü düşünür. Diğer başka bir tesbiti ise günümüze ulaşan bazı vesika ve bilgilerin kampta bulunan insanların yakınlarına yazdıkları varsayılan sözde mektuplara dayandırıldığını ve bu dalaverelere kimsenin itibar etmediğini, öyle olsa dahi aynı şahıslara ayit bilgileri birbirini tutmayıp, sonradan uydurulmuş sahte mektuplar olduğu açık ve bariz bir şekilde sırıtıyor diye belirtmeyi’de ihmal etmez Fransız düşünür. Şahsen bende Roger Garaudy’nin bazı görüşlerinde haklılık payı olduğunu düşünmekteyim. Neden derseniz..? Kan ve irinden zevk alan Nazilerin insani olmayan her türlü zulüm ve işkenceye tabi tutup, aşağıladıkları kamp insanlarına yakınlarıyla haberleşme fırsatı tanıması, Nazilerde bulunmayan hangi yüksek ahlak, yada vicdani bir mefkureyle izah edilebiliriz ki yazılan mektuplar gerçek veya doğru olsun. Bunun yanında Nazi hareketinin Almanya, Avusturya, Polonya, Romanya vs. ülkelerde’ki Yahudilerin Filistin’e göç etmelerini sağlayacak siyonist bir hareket olduğu siyonizme muhalif anti-siyonist Yahudi gurupların zaman zaman kamuoyuna ifşa ettikleri gibi tartışma gerektirmeyen tarihi bir gerçektir. Bu konuda daha fazla bilgi için ulaşımı kolay (http://www.jewsagainstzionism.com) veya (www.nkusa.org) tavsiye ederim.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

***********

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ocak 10, 2009 3:28 pm

Nazi hareketinin Yahudileri Filistin’e göçe zorlayan siyonist bir tezgah olduğunun anlaşılması için 1897’de gazteci Theodor Herzl’in önderliğinde İsvicre’nin Bazel kentinde gerçekleşen I. Dünya Siyonist Kongresinde Yahudi devleti kurma fikrinden sonraki göç hareketlerine bakmak olacaktır. I. Dünya Siyonist Kongresinden 1897 den 1933 Nazi iktidarına kadar olan 36 yıllık süre içerisinde Filistin topraklarındaki Yahudi sayısı yaklaşık 185 bin olarak tesbit edilirken, sözkonusu edilen 185 binlik sayının İngiliz Manda yönetimi esnasında 1918 – 33 Yılları arasında İngilizlerin sağladığı her türlü kolaylık’ta dikkate alındığında 125 bin olduğu hesap edilmiştir. Bu sayının yaklaşık 60 bin kadarını Osmalı idaresi döneminde yerleşen Yahudilerin oluşturduğu düşünülürse, siyonistler ve İngilizlerin göçü teşvik eden onca propogandalarına rağmen 15 yıl içerisinde ancak 65 veya 70 bin kişinin göç ettirilebildiği ortaya çıkmaktadır. Oysa Hitlerin iktidara geldiği 1933-36 arasındaki üç yıllık süre içerisinde göçeden sayıya baktığımızda, miktarın ikiye katlanarak 165 bine ulaşması dikkat çektiği gibi, 1936 – 45 arasında 9 yıllık süre içerisinde, Nazi fırtınasının sebep olduğu zorlamayla Filistin’de Yahudi nufusunun 800 bine ulaştığı ve İsrail devletinin kurulduğunu görürüz. Bu itibarla İsrail’in kurucusunun Hitler olduğunu söylemenin yanlış olmayacağını düşünüyorum. Çünkü, şayet Hitler’in bu nüfus potansiyelinin oluşmasını saglayan katkıları olmasa idi, İsrail’in kuruluşu belkide çok uzun yıllar alacaktı.

Konunun diğer bir ilginç yanı ise; Nazi fırtınasının kopmasıyla birlikte, Almanya’ nın büyük şehirlerinin sokaklarında dolaşan Nazi yanlısı gençlerin, sokak, sokak Yahudilere yönelik yaptıkları çağrı ve dağıttıkları bildirilerde Yahudilere hitaben: “Wir fahren Nach Palestina”!.. (Filistin’e gidin, kaçın) diye bağırıp, ölümden kurtulmanın tek yolunun Filistin’e kaçış olduğunun propoganda etmeleridir. Bu türden olaylarda göstermektedir ki, Hitler seçilmiş bir siyonist piyonudur ve Nazilerin gayesi Yahudileri yok etmek değil, Filistin’e göçe zorlamaktır. Öte taraftan Nazi zulmünün giderek ağırlaştığı bir dönemde, Dünya Siyonist Örgütü’nün (WZO) mazlum ve masum insanların acılarını dindirecek, kan ve gözyaşlarını durduracak ciddi anlamda girişmlerde bulunmamasıdır. Hatta çok daha ilginç olan bir durum ise; ”WZO” Dünya Siyonist Örgütünün 1933’te Prag’da gerçekleştirdiği toplantıda, Nazi tehlikesinden çok “Yahudi Ulusal Yurdu”nun kurulması için gerekli tüm şartların oluştuğuna dair tartışmaların yapıldığı toplantıların yapılmış olmasıdır. Siyonistler Nazi zulmüne uğrayan Yahudilerin kurtarılması konusuyla ilgilenmedikleri gibi, aksine bu konuda’ki çabaların bir kısımını engellemek istemişlerdir. Görünüşte anlaşılması çok zor gibi olan bu durumun çarpıcı gerçeklerini Amerikalı Yahudi tarihçi Lenni Brenner; "Zionism in the Age of Dictators" adlı kitabında belgeleriyle açığa çıkartmıştır. Tarihçi Brenner kitabında II. Dünya Savaşı sırasında asimilasyonist Yahudi organizasyonların Nazi işgali altında ki ülkelerde bulunan Yahudileri kurtarmak için ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını, siyonistlerin ise bazı çabaları engelleyip seyirci kaldıklarını yazar. Lenni Brenner, WZO'nun (Dünya Siyonist Örgütü) bu konudaki tepkisizliğine karşı, bir çok Yahudinin "Avrupada kardeşlerimiz katledilirken, siz nasıl buna sırt çevirebilirsiniz"..? şeklinde WZO’ya hesap sorup isyan ettiğini hatta o yüzden İsrail devletine karşı olduklarını’da yazar. (Zionism in the Age of Dictators: A Reappraisal, Lenni Brenner, Chicago, 1983, sf. 233)

Lenni Brenner aynı kitabında Nazi zulmü hakkında yapılan suçlamalara karşı Polanya Yahudisi siyonist İzak Gruenbaum’ın verdiği cevaba’da çok iğrenç bir savunmaydı diye tepkisini gösterir. İzak Gruenbaum’ın 1943’te yazıdığı bir yazıyı kitabına aktarır. İzak Gruenbaum yazısında şöyle anlatır; ”Şu içinde bulunduğumuz dönemde insanlar bizimle, “Eretz İsrail'i (İsrail topraklarını) tartışır ve derler’ki üst, üste felaketler yaşadığımız şu zor günümüzde, 'Eretz İsrail'i öncelikli hedef yapmayın, Yahudiler yok edilirken sizler yalnızca Filistin ile ilgilenmeyin” derler. Ben bunu kabul etmiyorum “Keren Hayesod”dan (Filistin'deki Siyonist fon) Avrupalı Yahudileri kurtarmak için para ayıramazmısınız..? diye’de soruyorlar. Ben de 'hayır' ayıramayız diyorum. Tekrar ediyorum, 'hayır'... Bence Siyonist hareketi ikinci sıraya koymaya çalışan bu zihniyet ve eğilime şidetle karşı çıkmalıyız. Yahudileri kurtarma işlerine öncelik tanımadığımız için insanlar bize “antisemit” diyorlar, varsın desinler, ben dediklerini umursamıyor ve ciddiye’de almıyorum" dediğini yazıyor. (Zionism in the Age of Dictators: A Reappraisal, Lenni Brenner, Chicago, 1983)

Siyonist ideolojiye duyduğu sempatiyi dile getirmekten çekinmeyen Nazi subayı Reinhart Heydrich, SS'lerin “Das Schwarze Korps” adlı resmi yayın organında Siyonizmi öven yazısında, Yahudiler arasında iki önemli grup olduğunu (1. Asimilasyonistler – 2. Siyonistler) bu guruplar içerisinde siyonistlerin de kendileri gibi ırkçılığı savunduğunu, asimilasyonistlerin hiç bir işe yaramaz olduğunu, buna rağmen siyonistlerle iş birliği yapmanın çok makul oldugunu dile getirdikten sonra, Filistine göçü teşvik eden alaşmayı onaylayan duygularını şu şekilde ifade eder: "Filistin'in binlerce yıldır hasretini çektiği kızlarına ve oğullarına kavuşacağı zaman uzak değildir. Onlara tüm iyi dileklerimizle birlikte resmi desteğimizi’de sürdürmeye kararlı olmalıyız" şeklinde dile getirir.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz