AKILLI DELİ FIKRALARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

AKILLI DELİ FIKRALARI

Mesaj  Admin Bir Ptsi Ocak 12, 2009 4:55 pm


Yüzen Saat


Akıl hastasının biri saatini hastane bahçesindeki havuza atmış. Bunu gören arkadaşı yanına yanaşmış ve konuşmaya başlamışlar:

-"Niye attın saati havuza?"

-"Nasıl yüzdüğünü görmek için."

-"Peki, kurdun mu?"

-"Hayır."

-"Enayi, hiç kurmadan yüzer mi?"

*******

Yapıştım

Bir gün bir bilim adamı yılbaşı nedeniyle hastaneleri gezip akıllanan delileri salmaya karar vermiş. Bir sürü hastaneyi gezmiş fakat hiç akıllandığına kanaat getirilen deliye rastlamamış.

En sonunda bir hastaneye gitmiş birde bakmış ki bütün deliler ziplıyor. bounce Hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormuş:
-"Bunlar neden böyle zıplıyorlar?"
-"Bunlar kendilerini mısır patlağı zannediyorlar." demiş doktor.

Bir de bakmışlar ki bir tanesi zıplamadan yatağın üzerinde sabit bir şekilde duruyor. Hemen ona yaklaşarak sormuş.
-"Sen neden zıplamıyorsun?"
-"Ben tavaya yapıştım..."

*****

Karıştırsana

İki deli havuzun başına gelirler biri hemen havuza atlar suyu içer azcık içdikten sonra tükürür bunu gören öbür deli, ne yaptın lan sen der.

Havuzdaki deli 'geçen gün iki şeker atmıştım tatlı oldumu diye bakıyordum ama olmamış' der.

Dışardaki deli : Ulen sen deli misin nesin... Karıştırsana...

*******

Kırmızı Otobüs

Bir gün doktorlar delileri test etmek istiyorlarmış ve kim akıllandıysa, onu bırakacaklarmış. Duvara kocaman bir resim asmışlar. Resim kırmızı otobüs resmiymiş. Doktarlar delilere "Atlayın otobüse" demişler. ve deliler resime doğru yürüyüp girmeye çalışmışlar. Bir deli arkada dikilmiş. Doktorlar "Bu neden otobüse girmiyor" diye. Deli cevaplamış:

-Biletim yoktu...

*******
Niye yüzmedin

Doktor, beş akıl hastasını, boş havuzun önüne götürdü ve hastalara:

-Hadi, girin suya ve başlayın yüzmeye!
Biri hariç, hepsi doktorun emrine uydular,boş havuzun içine doldular, başladılar kulaç atmaya...
Doktor, havuza girmeyen delinin yanına yaklaştı. Gülümsiyerek:
-Galiba sen iyileştin Ahmet, niye yüzmedin? Deli boynunu büktü ve:
-Belkl kızacaksın ama doktor bey, ben yüzme bilmiyorum da, ondan.

*******
Mal sahibi huylanıyor
20-30 Deliyi Uçakla bir yerlere götürüyorlarmış. Görevli refakatçi, Kokpitte kaptanla sohbet ediyormuş. Delilerin içerde canları sıkılmış ne yapalım, ne edelim diye düşünürken, Karadenizli deli "Top oynayın" demiş. "Ama bizim topumuz yok" demişler. Karadenizli deli de kağıtları buruşturup, top haline getirmiş ve alın oynayın diye önlerine atmış. Bunlar topun peşinde bir aşağı bir yukarı koşunca uçağın dengesi bozulmuş. Kaptan görevliye "Git bak şunlara ne yapıyorlar.Uçağı düşürecekler" demiş. Görevli kokpitten çıkarak bunlara bağırmış, " Ne yapıyorsunuz, uçağın içinde hiç top oynanır mı? Kaptan kızıyor" diye bağırmış ve kokpite dönmüş. Biraz zaman geçmiş içerden çıt ses çıkmıyor. Kaptan kuşkulanmış. "Git bak şunlara ne yapıyorlar" demiş. Görevli çıkmış bakmış sadece bizim karadenizli deli oturuyor diğerleri yoklar. " Arkadaşlarına ne oldu?" diye sormuş. Karadenizli Deli;

"Mal sahibi huylanıyor, inin aşağıda oynayın dedim. Top oynamaya gittiler" Demiş.

******


İçerisi
lol!
Çocukluğundan beri tımarhanede yaşayan ve hiç dışarıya çıkmamış bir deli, tımarhanenin bahçesinde gezerken ilk kez tımarhaneyi dışarıdan ayıran parmaklıklara kadar gelmiş.

Parmaklıkları görünce çok şaşırmış.
Parmaklıkların arasından başı uzatıp sokak yürüyen bir adama seslenmiş,
-"Hey sen, içerde ne var? Çok kalabalık mısınız?"

******

Bijon
Adamın lastiği tam tımarhanenin önünde patlamış, kaldırıma ancak yanaşabilmiş. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı derken, bir de bunların yanına talihsizlik eklenince, söktüğü 4 adet bijon yuvarlanıp yağmur mazgalına düşmüş.

Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünür gibi değil. Talihsiz sürücü bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle başbaşa, kaldırıma çöker.

Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, "çaresiz adam" ın halini bir süre daha acıyarak izledikten sonra seslenir;

-Ulan salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?

-Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.

-Düsündüğün şeye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane, Sök hepsi 3 bijonlu olsun.

Adam bir lastiklere bakar bir de deliye ve sanki aklna birden bir fikir gelmiş gibi işe girişir. Herseyi tamamlayıp bagaj kapağını kapatan sürücünün aklı deliye takılır.

Arabasına binmeden evvel ona seslenir:

-Yahu birader! Bu kadar zekan varken seni o tımarhaneye neden tıktılar?

-Ulen salak! Biz burada delilikten yatıyoruz, salaklıktan değil.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5118
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: AKILLI DELİ FIKRALARI

Mesaj  Admin Bir Salı Şub. 03, 2009 12:48 pm

ÖNCE KAÇANLARI
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermis. Doktorlar kendi aralarında "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi."demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyrun beyler yiyiniz." demişler. Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış öteki araya girmiş "Önce kaçanları yiyelim öbürleri nasıl olsa duruyor

BİR KEDİ DAHA

Akıl hastanesinden kaçan iki deli karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar. Bekçi onların ayak seslerini işitmişti. Sordu:
- Kim o?
İçlerinden biri kedi gibi miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı. Bekçi geri dönüp yine seslendi:
- Kim var orada?
İkinci deli cevap verdi:
- Bir kedi daha

MASRAF KAPISI AÇTI BİLE
İki deli yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle saatte 160’la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzicinin önünde durdular. Arabayı süren;

- Yüz bin liralık dedi.Süper olsun. Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra ;

- Gidin işinize be ! diye bağıdı. Sizin civatalarınız gevşek !

İkincisi araba kullana’a dödü

- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!


HEPSİ ERİYOR

Deli kahveye girdiğinde soluk soluğaydı. Boş bir masaya oturup ocağa seslendi;

- Bana bir çay !

Çay geldi, şekerleri atıp karıştırdı. Garsondan yine şeker istedi. Onları da atıp karıştırdı, yeniden istedi. Garson;

- Sekiz şeker koydun çaya... dedi şaşkın şaşkın.

- Koydum ama işte görüyürsun hepsi eriyor!



ALIK TUTUYORUM

Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış.... Yoldan geçen soruyor;

- - - - - Orada balık mı tutuyorsun sen?

- - - - - Hayır alık tutuyorum.

- - - - - Tutabildin mi bari ?

- - - - - çook ... Seninle 23 oldu !



BİLETİMİ YIRTIYOR

Sinemaya girmek istiyodu.
Gişeden biletini aldı. Birkaç dakika sonra gelip bir tane daha aldı. Sonra bir bilet daha bir daha... Gişedeki görevli dayanamadı

- Karaborsa yapıyorsun galiba. Bu kaçıncı bilet alışın ?

Deli ;

- İçeride bir deli var dedi.Tam kapıdan girince biletimi yırtıyor. Ben de gelip yenisini almak zorunda kalıyorum..



SAVURGAN HÜKÜMET

İki deli yağmurdan sonra kumaşı yırtık paslı bir şemsiyeyi açmışlar yolda gidiyorlardı. Birincisi gökkuşağını gösterdi;

- Bak bak ..
İkinci baktı ve birden sinirlendi;

- Hükümet böyle şeyler için para harcıyor da bizim gibi deliler için doğru dürüst bir hastane yaptırmıyor !



İLK BAKIŞTA MI?

Adamın biri deliler hastanesini gezmeye gitmiş. Bakmış deliler kapıdaki delikten içeri doğru bakıyorlar. Bakan tekrar sıraya geçiyor. Devamlı bir döngü gibi olay yineleniyor. Adam merak etmiş; o da sıraya girmiş. Sıra kendisine gelmiş. Eğilip bakmış. Zifiri karanlık; hiçbir şey yok. Bir tanesini durdurup sormuş:

-Yahu ben hiç birşey göremedim? Deli şaşırmış.

-Ulan biz iki yıldır bakıyoruz birşey göremiyoruz. Şen ilk bakışta mı göreceksin.

KARŞI KALDIRIM

Bir akıl hastası bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş :

-Affedersiniz karşı kaldırım nerede acaba?

Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek :

-İşte şurada demiş.

-Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum burayı gösterdiler!...



NASIL BİLSİN

Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim bir hastanın oturmuş birşeyler yazdığını gördü :

-Kolay gelsin ne yazıyorsun?

-Mektup yazıyorum efendim.

-Yaaa...Kime yazıyorsun?

-Kendime...

-Peki ne yazılı mektupta?

-İlahi doktor bey deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki içinde ne yazdığını bileyim.



12'NİZ DE Mİ?

Katil suçunu itiraf etti yargıç da durumu jüri heyetine iletti. Biraz

sonra jüri başkanı kararı açıkladı:

-Bu sanık suçsuzdur...

Yargıç adamakıllı kızdı:

-Canım ne biçim iş bu!... Adam ben katilim diyor suçunu itiraf ediyor sizde suçsuzdur kararına varıyorsunuz... Acaba suçsuzdur kararını neye dayanarak verdiniz?

-Delilik efendim delilik...

Yargıç bütün jüri üyelerini teker teker süzdü. Başını sallayarak :

-Sahi mi? 12'niz de mi?..



YALAN SÖYLEMİŞ

Akıl hastanesine yeni gelen doktor hastaları ziyaret ediyordu. Birine yaklaştı :

-Sizin adınız nedir bakayım?

-Hüsamettin efendim.

-Soyadınız?

-Tanrıoğlu.

Tam o sırada yandaki yaşlı :

-İnanma inanma doktor yalan söylüyor. Benim böyle bir oğlum yoktur




KARANLIKTA KALIRIZ!

Akıl hastahanesinde bir deli kendini ayağından tavana aşmıştı. Doktor nedeninini sorunca: 'Arkadaşımız kendini ampul sanıyor' dediler. Doktor indirilmesini isteyince söylendiler.

- İyi ama karanlıkta kalırız...!


ZİL ÇALDI...PAYDOS OLDU!

Delileri uçağa bindirmişler bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki sonunda pilot dayanamadı uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.

Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı en başta bir deli ötekilere uymamış akıllı uslu oturuyordu.

-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.

Adam :

-Ben bunların öğretmeniyim diye cevap verdi. Onlar da benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.

Pilot çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.

Pilot:

-Aman çok güzel! diye sevindi. Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli ötekileri derse almış olsa gerek diye düşündü.

Ama dakikalar geçiyor arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi.

Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!

Dehşetle sordu :

-Öğrencilerin nerede? diye...

-Dersler bitti. Hepsini evlerine gönderdim!


BENDE BU KAFA VARKEN

Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için baş hekim gelir. Deliye sorar :
-Elin nerede?
Deli gösterir.
-Bacağın nerede?
Deli yine gösterir.
-Burnun nerde?
Deli yine gösterir.
Baş hekim doktorlara :
-Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve :
-Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz der.


BEŞ VAR

İki deli arasında konuşma :
-Saat kaç?
-Beş var
-Kaça beş var?
-Bilmiyorum akrebini kaybettim.




BİR KEDİ DAHA
Akıl hastanesinden kaçan iki deli karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar. Bekçi onların ayak seslerini işitmişti. Sordu :
-Kim o?
İçlerinden biri kedi gibi miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı. Bekçi geri dönüp yine seslendi :
-Kim var orada? İkinci deli cevap verdi :
-Bir kedi daha.




BİZ YILLARDIR BAKIYORUZ

Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş. Dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş. Merak içinde yanlarına giderek :
-Yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.
-Hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...
Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek :
-Durun birde ben bakayım demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış. Birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. Hiddetle akıl hastalarına dönerek :
-Yahu demiş Ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki siz ne görüyorsunuz :
-Deliler hep bir ağızdan Müdür Bey demiş. Biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki.




CANLI GAZETE

Başhekim akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu bir ara baktı bir kalabalık gözüne çarpmıştı. Hemen oraya seğirtti. Deliler bir halka oluşturmuş ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
-Papendreu seçimleri kaybetti. Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı bine ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim bu işten hoşlanmış :
-Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
-Efendim demişler. Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor haberleri bildiriyor.
Başhekim daha da hoşlanmış. Dolaşmasını sürdürmüş. Az ileride birde ne görsün! Sekiz on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
-Onlar mı okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...




ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR
Delinin biri kuyuya bir taş atmış yüz akıllı çıkarmaya çalışmış çıkaramamış. Sonunda delinin diğeri ilk deliye bu akıllıların ne yaptığını sormuş. Birinci deli de :
-Elimdeki taşı kuyudan çıkarmaya çalışıyorlar demiş.


ÇORAPLAR
Akıl hastanesinde doktor davranışlarını normal bulduğu hastaya niçin hastanede bulunduğunu sorar.
Hasta :
-Pamuklu çorapları yünlülere tercih ettiğim için diye cevap verir.
Şaşıran doktor :
-Bunun anormallik neresinde? Ben de pamuklu çorapları tercih ederim der.
Hasta sevinçle karşılık verir :
-Çok memnun oldum doktor. Sizinkiler limonlu mu yoksa sirkeli mi?


KARŞIDAKİ DUVARIN ÇİVİSİ
Delinin biri çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış.
Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış :
-Baksana yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun.Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba demiş.




KARŞI KALDIRIM
Bir akıl hastası bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş :
-Affedersiniz karşı kaldırım nerede acaba?
Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek :
-İşte şurada demiş.
-Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum burayı gösterdiler!...




NASIL BİLSİN
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim bir hastanın oturmuş birşeyler yazdığını gördü :
-Kolay gelsin ne yazıyorsun?
-Mektup yazıyorum efendim.
-Yaaa...Kime yazıyorsun?
-Kendime...
-Peki ne yazılı mektupta?
-İlahi doktor bey deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki...İçinde ne yazdığını bileyim.




NİÇİN GÜLMÜŞ?

Uçak Yeşilköy'den kalkmıştı. Bakırköy Akıl Hastanesinin üzerinden geçerken pilot birden gülmeye başladı. Hostes bu gülüşün sebebini sorunca şu cevabı verdi :
-Başhekim kaçtığımı öğrenince kimbilir nasıl şaşıracak!!!




OLGUNLAŞIP YERE DÜŞTÜM

Bir müfettiş akıl hastanesini geziyormuş. Bahçeye gelince delilerin ağaçta asıldığını ama birinin yere yattığını görünce yatana sormuş .
-Neden ağaca çıktılar demiş. O da :
-Armut sanıyolar kendilerini demiş.
Müfettiş :
-Sen armut değilmisin? demiş. O da hayır ben olgunlaşıp yere düştüm demiş.












PLAN BOZULDU
Akıl hastanesinde deliler bi araya gelip kaçış planı yaparlar. Elebaşları planı anlatır :
-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. Sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar 2. kapıya koşup onuda kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki :
-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün.

SAAT
Deli saatini hastane bahçesindeki havuza atmıştı. Bunu gören arkadaşı :
-Niye attın saati havuza dedi.
-Nasıl yüzdüğünü görmek için.
-Peki kurdun mu?
-Hayır.
-Enayi kurmadan yüzer mi?"


SIKARKEN ÖLDÜ
İki arkadaşın bir kedisi varmış. Birisi
-Zavallı kedi çok kirlenmiş ben onu yıkayayım demiş. Diğer arkadaşı :
-Hayır yıkama yoksa ölür demiş. Bizimki dinlememiş ve kedi'yi yıkamış ve kedi ölmüş. Arkadaşı :
-Ben sana demedimmi kedi ölür diye demiş. Cevap şu :
-Ama ben kediyi yıkarken ölmedi, sıkarken öldü.









YÜZME BİLMİYORUM Kİ

Mühim bir şahsiyet bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin bahçedeki havuza atladıklarını görr ve başhekime dönerek :
-Mükemmel hastalarınızın her türlü ihtiyacını karşıladığınızı göruyorum. Başhekim teşekkür eder sonra da sözlerine devam eder :
-Hele siz bir de su doldurabildiğimiz zaman gelin de görun!
Havuzun boş olduğunu öğrenen adamcağız dehşet içinde tramplenin altına koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye "atlamamasını havuzun içinde su olmadığını" söyler. Deli :
-Ne zararı var? Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki!

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5118
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

SUSADIM

Mesaj  Admin Bir Perş. Haz. 04, 2009 1:32 pm

İki deli yolda yürüyorlarmış.

-birinci deli; ben gidiyorum susadım demiş.

-ikinci deli; hazır gitmişken benim içinde içiver demiş.

-birinci deli; tamam deyip gitmiş on dakika sonra gülerek gelmiş.

-ikinci deli; ne oldu diye sormuş.

-birinci deli; ha hay kendi yerime temiz su, senin yerine de pisli su içtim demiş.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5118
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

TATLI MI

Mesaj  NICLENO Bir Çarş. Haz. 24, 2009 3:13 pm

İki akıl hastası havuzun başına gelirler, biri hemen havuza atlar, suyu içer, azıcık içtikten sonra tükürür bunu gören diğer akıl hastası:

"Ne yaptın sen şimdi?" der.

Havuzdaki hasta:

"Geçen gün iki şeker atmıştım, tatlı oldu mu diye bakıyordum ama olmamış." der.

Dışardaki hasta:

"Sen deli misin nesin yahu, karıştırsana…"
avatar
NICLENO

Mesaj Sayısı : 179
Kayıt tarihi : 07/02/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: AKILLI DELİ FIKRALARI

Mesaj  Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz