EVLİLİKTE DEPRESYON RİSKİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

EVLİLİKTE DEPRESYON RİSKİ

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ocak 24, 2009 4:26 am

(alıntı)


Çiftlerin altına imza attığı evlilik erkeği korurken, kadında depresyon riski yaratıyor. Danışman psikolog Leyla Navaro, evliliğin erkeği koruyucu bir görevi olduğunu, kadınlar açısındansa depresyon riski taşıdığını söyledi.

Navaro, araştırmaların sonucunu “istatistikler, erkeklerin depresyonu daha çok ayrılık ve boşanmalarda, kadınlarınsa evlilik içinde yaşadığını gösteriyor” diye özetledi.

Navaro, düşük sosyoekonomik konumu, eğitim eşitsizliği ve özgürlük alanlarının kısıtlanmışlığının, kadınlarda depresyon yarattığını dile getirdi. Kadınların erkeklerden 2 kat fazla depresyon geçirdiğini vurgulayan Navaro, “Erkeklerin uzmana başvurmaktan kaçınıyor” dedi.

Erkek ve kadının ‘depresyon’ farkı
Navaro, yazdığı İki Boy Ufak Papuç adlı kitapta, kadın ve erkeğin depresyondaki farklılıklarını şöyle anlattı:

Kadın: Kızgınlık, öfke ve isyan gibi saldırganlık potansiyeli taşıyan duygular çoğu kadın tarafından ya içe atılır ya da kendine kızgınlığa dönüşür. Bu da depresyonun temellerini atar.

Erkek: İçki, kumar, madde bağımlılığı, cinsellik arayışları, hızlı araba sürme, para savurganlığı kendini depresif hisseden pek çok erkeğin sığındığı geleneksel savunmalardır.


En son Admin tarafından Cuma Mart 06, 2009 1:44 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5132
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

EVLİLİK MARATONUNUN SONU

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ocak 24, 2009 4:29 am

(alıntı)

Uzun evlilikler erkeği hassaslaştırıyor, kadını bezdiriyor
ABD’de yapılan bazı araştırmalara göre uzun yıllar süren evliliklerde, eşler zamanla rolleri değiştiriyor. Evlilik, erkeği hassaslaştırırken kadını bezginleştiriyor. Hatta uzun süreli evlilikler sonucu kadın kaba tavırlara da bürünebiliyor. Amerika’da bir aile dergisinde yayımlanan araştırmada ortalama 42 yıldır evli 20 çiftin incelendiği belirtiliyor.

Araştırmaya katılan çiftlerin tümü 60 yaşın üzerinde ve sadece bir kez evlenmiş. Evli çiftlerle baş başa görüşen uzmanlar, görüşmeler sırasında genellikle kadının erkeğin sözünü sık sık kestiğini ve anlattıklarını düzelttiğini gözlemlemiş. Denver üniversitesi uzmanları, erkeklerin daha duygusal davrandığını, hatta kimi zaman gözyaşlarını tutamayıp ağladıklarını söylüyor.

Profesör Fran Dickson, Kadınların konuşmalar sırasında duygusal açıdan uzak, hatta yabancı gibi davrandığını erkeklerin ise ilişkileri hakkında konuşmaya daha hevesli olduğunu belirtiyor.


En son Admin tarafından Cuma Mart 06, 2009 1:44 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5132
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

LİBİDO NEDEN YOK OLUYOR

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ocak 24, 2009 4:31 am

(alıntı)


Özensiz ilişkilerde cinsel soğukluk kaçınılmaz.
Evli çiftler arasında baş gösteren cinsel isteksizliğin en önemli nedenlerinden biri, ilişkiye gerekli özenin gösterilmemesi. Evliliklerde cinsel çekimin azalması sevginin de yavaş yavaş bittiğinin habercisiymiş gibi gelir çiftlere. Oysa gerçek sebep fiziksel ve duygusal bir takım rahatsızlıklar olabilir. Bu nedenle öncelikle problemin ne olduğunu araştırmak ve buna göre hareket etmek gerekiyor.

Evliliklerde çiftleri birbirinden uzaklaştıran en büyük etken ilişkiye gerekli titizliğin gösterilmemesi ve cinsel yaşama yeniliklerin kazandırılmaması. Evli çiftlerin zaman içinde ara ara ilişkilerini gözden geçirerek yeni bir boyut getirmeleri gerekir.

Kadınlarda cinsel soğukluğun nedenleri
Yapılan araştırma sonuçlarına göre seks, stres, yorgunluk ve baş ağrısıyla savaşıyor. Aynı zamanda bünyeyi de rahatlatıyor. Cinsel soğukluk, partnere yetişme çağında ailenin cinsellik konusunda gösterdiği tutuculuğa bağlı olabiliyor. Diğer bir neden de, gençlik çağındaki ilk deneyimde meydana gelmiş bir zorlama ya da partnerin doğru kelimeleri ve dokunuşları bulamamasından doğan ters etkilenmenin yıllar sonra bilinçaltından çıkması. Bu sorun, kadının yaşadıkları incelenerek çözümlenmeli. İsteksizlik ve orgazm olamama geçmişle yüzleşmenin getirdiği bir sorun da olabiliyor.

Ağrı, ilişkiden soğutabiliyor
Toplumsal baskı ve tabular, kadın cinselliği söz konusu olduğunda, kadından çok daha fazla söz sahibi olduğundan kadın kendini ilişki sırasında baskı altında hissedip ilişki sırasında kendini kasabilir. Evliliğin ilk gecesinde kadının kendini kasması ilişkiden haz almasından çok acı duymasına neden olmuş olabilir. Bu nedenle de cinselliğe bakışı farklı olacaktır.

Libido yani cinsel isteğin kaybolması
Libido kaybı, cinsel isteğin kaybolması anlamına gelir. Evliliklerinin ilk yıllarında mükemmel bir cinsel hayata sahip olan çiftlerin, bir zaman sonra birbirlerinden soğumalarının nedeni büyük ihtimalle libido kaybına bağlıdır.

Libido kaybına çiftlerin psikolojik yapılarındaki değişiklik neden olabilir. Genel olarak evli çiftlerde libido kaybının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
- İstenmeyen gebelik korkusu
- İlişkiye girmeyi önleyen korkular
- Kişinin psikolojik durumundaki değişiklikler
- Sosyal ve ekonomik nedenlere bağlı stresler
- Travmaya neden olan tıbbi müdahale
- Vajinanın penisi içine alması sırasında ağrı olması

Eğer kadında bir takım jinekolojik rahatsızlıklar baş gösterdiyse bunlar da cinsel soğukluğa yol açabilirler. Eğer kadın doğum gibi büyük bir değişiklik yaşadıysa vücudunun yeniden eski ritmini yakalaması üç aylık bir süre isteyecektir. Bu arada kadının annelik, eşlik, evinin kadını gibi konularda aklının karışması da cinselliğe zaman ayırmasını engelleyici etkenlerden olabilir.

Erkeklerde cinsel soğukluk
Toplumumuz kadına yatakta ne kadar baskı yapıyorsa erkeği de o kadar serbest bırakıyor. Performansından şüphe edilmeyen erkek de kendisine gösterilen bu güveni baskı olarak algılayabiliyor oysa. Erkeklerde de bazı fizyolojik sorunlar sıkça görülebiliyor. Cinsel fonksiyon bozuklukları ile uğraşan uzmanlar öncelikle ilk iş olarak olayın fiziksel mi, yoksa psikolojik mi olduğunu araştırıyorlar.

Fiziksel rahatsızlıklardan ileri gelen cinsel isteksizliğin bir takım konsültasyonlarla ortadan kaldırılması mümkün. Bu fiziksel rahatsızlıklar çoğunlukla kalp - damar hastalıkları, bazı hormon veya enfeksiyon hastalıkları ile libido üzerinde olumsuz etki yapan ilaçların neden olduğu hastalıklar oluyor. Psikolojik nedenlerden bazıları ise stres, sürmenaj, kendine güven eksikliği, çift arasında yaşanan sorunlar olabiliyor. Bu gibi durumlarda çiftlerin aralarındaki problemleri çözmek üzere bir evlilik uzmanının yardımını almaları gerekebilir.


En son Admin tarafından Cuma Mart 06, 2009 1:45 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5132
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Mutlu İlişki İçin Yapılması Ve Yapılmaması Gereken 20 Şey

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ocak 24, 2009 4:40 am

(alıntı)


1000 kişinin katıldığı bir araştırma sonucunda mutlu ilişki için yapılması ve yapılmaması gereken 20 şey ortaya çıktı. Sizinde bu listeden öğrenebileceğiniz şeyler olabilir.

1. Ne kadar önemli olduğunuzu düşünün. Çekici olduğunuzu düşünün ve bundan zevk alın. Bunun yanında kimden hoşlandığınıza da karar verin.

2. İlişkide önemli olan nedir, beklentileriniz neler, yaratıcı olun. Ancak karşınızdakinden her zaman açık davranmasını isteyin. Çevresel faktörleri düşünmeyin, karşılaştırma yapmayın, sadece sahip olduklarınızı düşünün.

3. Neye odaklanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Problem ya da çözüm. Problemleri tespit edip çözüm geliştirmelisiniz. Aldığınız her karar bir seçimdir.

4. Ne istediğinizle ilgili gerçekleri başkalarına değil, kendinize itiraf edin. Kimseye bir şey anlatmak zorunda değilsiniz.

5. Herkese ne istediğinize dair gerçek düşüncelerinizi söyleyin. Âşık olduğunuzu kişiyle korkmadan vizyonunuzu ve hayallerinizi paylaşın.

6. Siz seçim yapmadıkça ilişkinizin adı konulamaz. Ruhunuzun derinliklerinde hissettiğiniz gibi karar verin.

7. Özgürlük önemlidir. Ekonomik bağımlılık ya da bağımsızlık durumlarında ilişkiyi korumak önemlidir.

8. İlişkilerde kendinizi kandırmayın, güven içinde sürdürün. Saygı güvenle kazanılır, saygıdan aşk kazanılır. Gerçekleri anlattığımızda hediyemiz dostluktur.

9. Doğrunun mahremiyetinden korkmayın. Gerçek başkalarının söylediklerinden daha önemlidir. Gerçeğin ne olduğunu bilirseniz onu anlatırsınız ve karşınızdaki kişi size her zaman güvenir.

10. Eğer ilişkiniz iyiye doğru gitmiyorsa, muhtemelen daha kötüleşiyordur. Hayat dinamik ve hiçbir şey aynı kalmıyor.

11. Her ilişki tektir. Her iki tarafında, yürümesi için de emek vermesi gerekir.

12. Partnerinizin işi sadece siz, sizin işiniz sadece partneriniz değildir. İlişkinize bu gerçeği gözeterek devam edin. Partneriniz bir şey söylediğinde durup dinleyin ve ona ilgi gösterin. Çalışmak gereken gerçek bir dünyada yaşıyorsunuz. Gerçek olmayan beklentilerinizin ilişkinize zarar vermesini önleyin.

13. Kayıtsız şartsız aşk zordur. Şu sıralar çok fazla işiniz yoksa onunla yakından ilgilenin. Siz kayıtsız şartsız başkasına kendinizi verdiğinizde, o da size kendisini verecektir. İlginiz çok dağıldığında onun da ilgisi dağılacaktır. Onunla olduğunuzda sadece onunla olduğunuz anı keyifli yaşamaya çalışın.

14. Geçmişte yaşadığınız kırgınlıkları dargınlıkları unutun ve bugünden başlayın. Sorunlarınız olduğunda sadece o anki sorunu çözün, eskileri karıştırmayın.

15. Çoğu insan şimdiki ilişkilerini eskileriyle kıyaslar. Bunun yerine eskileri anı olarak geride bırakıp şu anı ve yeni birlikteliğinizi yaşayın.

16. Tartıştığınızda kendinize ‘bu bittiğinde sonuç ne olacak?’ testi yapın. Siz haklıysanız diğer kişi yanlış mı? Bunu ve hayatın ne kadar kısa olduğunu düşünün. Boş ve anlamsız tartışmalara girişmeyin. Sadece kabul edilmek ya da edilmemek mi istediğinize karar verin. Gülüp geçin ve önünüze bakın. Bu tür durumlarda tartışma yerine daha yapıcı yollara başvurmayı deneyin.

17. İlişkilerde hatalı kimse özür dilemeyi bilmeli. İnsanlar da hata yapabilir. Bağışlayıcı olmalı, hatalardan ders çıkararak hayatınızı sürdürmelisiniz.

18. Negatiflik, canını acıtma ya da küfür iz bırakır. Tıpkı keskin bir bıçak gibi iyileşmeyen izler bırakır. Bu izlerin neden oluştuğunu ve ağzınızı açmadan önce neler söylemeniz gerektiğini iyi tartın.

19. Partnerinizle konuşmamazlık etmeyin, ona anlamayacağı şeyler söylemeyin. Hiç bir anın garantisi yok. Yaşadığınız anları en iyi şekilde yaşamaya çalışın. Sevgi ve memnuniyetle sihirli bir dünya oluşturun. Birlikte olduğunuz ve size yaşattığı güzel anlar için ona her zaman teşekkür edin.

20. Ona olan sevginiz kadar ona ne söylediğiniz, nasıl söylediğiniz, nasıl davrandığınız güvenip güvenmediği, gelecekle ilgili düşünceleriniz, hayatınızı onunla paylaşmak isteyip istememeniz hepsi önemlidir. Tüm bunları ve yukarıdaki 19 maddeyi tekrar gözden geçirerek yaşamınızı şekillendirin.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5132
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: EVLİLİKTE DEPRESYON RİSKİ

Mesaj  Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz