Başımızdakiler Ne Zaman Gidecek

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Başımızdakiler Ne Zaman Gidecek

Mesaj  Admin Bir Ptsi Şub. 16, 2009 3:26 pm

Çerçi eşeğine pılı pırtı, boncuk, toka yüklenmiş.. Köy köy dolaşıp satıyor..

Bir ayna veriyor, bir teneke buğday alıyor.. Bir çiçekli toka verip bir topak tereyağı alıyor.. Ticareti böyle, geçinip gidiyor..

Bir gün yakın bir asker arkadaşının köyüne uğramış.. “Hazır gelmişken şunu da bir göreyim..” demiş..

Sormuş soruşturmuş, asker arkadaşının evini bulmuş..

VALLA BIRAKMAM

Asker arkadaşı bizim çerçiyi görünce bir sevinmiş bir sevinmiş, o kadar olur..

Evine buyur etmiş.. Hazır hava da kararıyor, sofrayı kurdurmuş..

Mütevazı evinde misafire çıkarılabilecek ne varsa hepsini sofraya dökmüş..

Yemişler içmişler, saatlerce sohbet edip laf üzerine laf bindirmişler. . Çerçi gecenin bir vaktinde “Ben kalkıp gideyim.. Yolcu yolunda gerek..” demiş..

Ev sahibi şiddetle itiraz etmiş..

“Hayatta bırakmam.. Hem gelmişken birkaç gün kal.. Sohbete doyamadım.. Bir daha kim bilir ne zaman karşılaşırız..”

Çerçi o gece arkadaşında yatmış..

Ertesi gün, bir sonraki gün de yatmış.. Hatta sonraki gün de.. Sohbet tavsamasına tavsıyor ama sofra iyi.. Evde rahatı iyi..

Ev halkı misafirdir, deyip bir dediğini iki etmiyor..

Böyle böyle çerçi bir haftayı devirmiş.. İkinci hafta bitmiş..

Artık sohbet neyim yok.. Sofra kuruluyor, sofra kalkıyor.. Çerçi yan gelip yatıyor..

Asker arkadaşı başta olmak üzere ev ahalisi “ne zaman gidecek?” diye gözünün içine bakmakta..

Bizimki tınmıyor..


***

Gitmediği gibi her sabah hane halkının sinirleriyle de oynuyor..

Evin önüne çıkıyor, havaya bakıyor..

“Bugün bulut çok.. Şimdi yola çıkarsam sırılsıklam olurum..” deyip içeri dönüyor..

Ertesi gün havaya bakıyor:

“Güneş kavuruyor ortalığı.. Yola çıkarsam toz toprak altında kalırım..” deyip gölgeye oturuyor..

Ev sahibi de bir kibar, bir mahcup cinsten, bu kadar olur.. Misafirlik iki ayı geçmiş, çerçiye “ittir git..” diyecek yüzü yok..

ÜÇ AY SONRA..

Artık misafirliğin şeyini çıkardığını anlayan çerçi “bir vukuat çıkmadan gideyim..” demiş, niyetini de akşam yemeğinde ev halkına söylemiş..

“Yolcu yolunda gerek.. Yarın yola çıkmalı..”

Ev halkında çıt yok..

“Misafirlik dediğin fazla uzamasın ki bir dahaki sefere yüzümüz olsun..”

Ev halkında yine çıt yok..

“Zürni gubben, tezdüd hurben, demişler..”

Uzun ve anlamlı bir sessizlik..

“Peygamber efendimizin lafıdır.. Kendisini bıktıran Ebu Hüreyye’ye böyle söylemiş..”

Daha manidar bir sessizlik..

“Yani seyrek ziyaret et ki sevgi artsın, demiş..”

Ev sahibi önüne bakıyor..

Misafirlik kredisinin son kırıntısını dahi tükettiğine hükmeden çerçi ertesi sabah karnını doyurduktan sonra eşeğini ahırdan çıkarmış..

Ev sahibi sessiz sedasız seyrediyor..

Mallarını ağırdan alarak yüklemiş.. Yan gözle kolladığı ev sahibinde tık yok.. Eşeği getirmiş evin önüne, aheste beste üzerine çıkmış..


***

Göz ucundan baktığı ev sahibi lâl olmuş öylece duruyor.. Umudunu kesen çerçi eşeğin sağrısına “deh” deyip vurmuş..

Eşek üç beş metre ilerlemiş, artık belâdan kurtulduğuna yüzde yüz inanan ev sahibi arkasından yarım ağız “Biraz daha kalsaydın..” diyecek olmuş..

Vay! Sen misin bunu diyen?

Çerçi eşeğin üzerinden zıplayıp iner inmez neş’eyle sormuş:

“Eşeği nereye bağlayayım?”

Ev sahibi pişman, hatasını anlamış perişan ama what fayda?

“Getir eşşoğlueşşek getir..” diye bağırmış.. “Eşeğini dilime bağla..”

İktidar vatandaş ilişkisinde durumumuz budur.. İkide bir “Biz eşeğimizi sağlam kazığa bağladık..” diyorlar ya!

İşte o kazık bizim dilimiz..

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz