BİR ALKIŞ DA... (DİŞİL VERSİYON)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

BİR ALKIŞ DA... (DİŞİL VERSİYON)

Mesaj  NICLENO Bir Ptsi Nis. 20, 2009 6:09 am

Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman yeğenim oda
cezası alıyor... Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi
çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor ''Gardiyaaannn,
sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee... ''





Hastanenin "Tıbbı Atık" bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında
kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör
beklerken: "Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan
yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu
görüp, "Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme." diyerek cevap
veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.





2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"





Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı
vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç;
artık babasından bile bahsetmiyoruz.




4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından
çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni
çalıştırsın diye yuttum." diyor. Nasıl yani ya?





Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve
muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.





Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de
geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan
bomba önerisini aynen aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik
yapsak nasıl olur?"





Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un kapatıldığını
öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor.
Acımı onunla paylaşmak istiyor ve "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da
kapatılmış." diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten
yorumunu ortaya atıyor hemen. "Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten?
Tuvaletin süpürgesini de almışlar!"





Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne
titreyerek yardımcı olduğu için teyzeden inerken, ''Evladım, çok sağol
yardımların için, biz de sizi or...u biliyorduk.. .'' cümlesini duyan
hostes arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen





Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara içerken, yan
pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp "Yakaladım! Hahaha!" diye
bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir.





Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada
kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini
tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı
değil de başka bir kadın olduğunu görünce "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa
karşılık elini tuttuğu kadından "Dur daha s..madık kocam gelsin beraber
s..arız." cevabını alan benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır
beyfendinin "E karanlıktı ama!"





Doktorunun "Kaç yaşındasın?" sorusuna "Sizce kaç gösteriyorum? " diye cevap
veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...





Kocama ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin,
neremi kesip düzeltmek istersin?'' diye sordum. ''Dilini.'' dedi. Üç
gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...





Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz.
Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: ''Allah bir
yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!'' Babam hariç ailecek
utandık.





Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum. Ben de buna kendimce bir çözüm
buldum. Kuaför salonlarında saça su sıkılan sprey şişelerinden aldım ve
gece sıcaktan bunalınca yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur yağıyormuş
gibi oluyor ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da püskürtünce onun
serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili kocam ertesi
gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade ederek beni gülme krizlerine
soktu: "Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi manavdaki
sebzeler gibi hissediyorum. "





Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime
naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke
yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları
bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve
yine bekliyor...





Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et"
deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse
ne diyeyim?"





Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden,
telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu Emre Aydın
şarkısıyla çalmaya başladı. ''Adam olmaz dedin senden...'' Hocanın merakla
beklenen tepkisi gecikmedi. ''Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.''





5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: "Büyüyünce ne olacaksın kızım?"
"Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?" Babası gayet sakin cevap
veriyor: "Katil" İkisine de meslek hayatlarında başarılar.





Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana
sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de
üstüne öpmenin ne gereği vardı?





Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden sonra
tahlil için gün verip "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin."
diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem
sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. "Kahvaltıda ne
ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler. .."





Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni
göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında
Evlendirme Dairesi.






Bir alkış da metroda, elektrik paneline oturmakta ısrar edengençlere ''Bak
karışmam g.t kanseri olabilirsiniz haa...'' diye gayet bilimsel bir ikna
yöntemi sergileyen görevliye gelsin. Zira biz de gülmekten çene kanseri
olduk.





Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler... "Baba
bak bu mouse, yani fare." diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum.
Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor. "Kızım gel bak, bu kurbağa
çalışmıyor!"





Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile
ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!" demiş. "Herkes anne
ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli." Kendimi hiç bu
kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle
bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!





Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine, "Hadi tosunum,
az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen sevgili kocam, ben sana kel
olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum?
Demiyorum!





Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına
"Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım yok çok şükür.
Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum.





Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş
çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm
hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta
az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için
markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene
söylene evden çıktı: "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün
almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar
yumurta anlamadım ki? Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı
iki gündür be!"





Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden
sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız.
Bilgilerine. ..





Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her
köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme
tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi
temizletiyorum.





Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn'de
kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye
annesine, "Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!" diye seslendi.
Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu
getirdi. "Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz."





Bir alkış da "Oğlum yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap
olamadın!" diyen annesine "Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap
olmayacağını anlamadın!" diyen sap kardeşime gelsin.





6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın ortasında
kocamın üzerine yürüyüp "Artistlik yapma len!" dedi. Evet oğlum, koru
anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle.

NICLENO

Mesaj Sayısı : 179
Kayıt tarihi : 07/02/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz