İRTİCAYA KARŞI EYLEM PLANI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İRTİCAYA KARŞI EYLEM PLANI

Mesaj  Admin Bir Çarş. Haz. 17, 2009 6:56 am

cumhuriyet

Ankara- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında AKP'ye yönelik bir "irtica planı" olduğuna ilişkin iddialara dikkat çekti. Bir gazetede partisine yönelik gizli planların yapıldığının iddia edildiğini anımsatan Erdoğan, "Bu iddialar gerçek dışıysa, devletin kurumlarını karşı karşıya getirmek, devletin kurumlarını yıpratmak ve bir tahrik ortamı oluşturma niyeti taşıyorsa bu vahimdir. Eğer iddialar doğruysa mesele daha vahimdir" dedi.

Genelkurmay Başkanlığı meselenin ortaya çıkmasından itibaren sorumlu ve duyarlı bir tavır sergilediğinin ifade eden Erdoğan, tartışmaya konu olan belgenin sahte, ya da gerçek olduğunun askeri yargı tarafından en kısa zamanda ortaya çıkartılması için soruşturma talimatı verildiğini anımsattı. Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamada konunun takipçisi olduklarını ifade ettiğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Belgenin doğruluğu ispat edilirse, 'sorumluların yasalar çerçevesinde yargı makamları tarafından cezalandırılacağına inancımız tamdır' şeklindeki açıklama kamuoyunca olumlu bir şekilde algılandı. Herkese düşen bu iddiaların soruşturulmasının, incelenmesinin neticesini beklemektir. Anayasal düzene, demokratik siyasete ve milli iradeye karşı her türlü hukuk dışı müdahale provokasyon, halkımızın da, kurumlarımızın da aynı oranda tepkisine mahzar olacaktır. Bu tür iddialar demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan cumhuriyetimizin saygınlığına gölge düşürecektir. Kimse bu tür sapkınlık içinde olamaz olmamalıdır. Bu nedenle yargının titiz bir çalışma yürüterek kamuoyunun rahatlatacak bir sonuca ulaşması herkesin beklentisidir. Hiç kimse bu olayı istismar ederek, kurumları birbirine düşürme ve yıpratma çalışması içine girmemeli; kurumların birbirine güveni tamdır. Tüm kurumlarımız hukuka, anayasal sisteme ve demokratik yapıya bağlıdır ve tam bir inanç içindedir. Kurumlar arasında güven bunalımı oluşturmaya dönük gayretler sadece taraflara değil tüm Türkiye'ye zarar verir"


"Mesele hukuk devletinin meselesi"

Türkiye'nin her türlü iddiayı araştırıp açığa çıkartacak, kabiliyete ve her türlü sorunu çözecek olgunluğa ulaştığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu mesele yalnız AK Parti'nin değil, bütün Türkiye'nin en önemlisi de demokrasinin ve hukuk devletinin meselesidir. İddialar açıklığa kavuşturulmalıdır ve gereken bir an önce yapılmalıdır. Biz parti olarak partimize yönelik bu iddialarla ilgili suç duyurusun yapıyoruz ve bu suç duyurusunun ardından da tabi ki bunun takipçisi olacağız. Bunu ortada bırakamayız. Ama inanıyorum gerek askeri, gerek sivil yargı üstüne düşeni yaparak bir an önce burada neticeye varmalıdır. Diğer partiler net bir tutum sergilemese de, tek başına da kalsa; demokrasiyi savunmak AK Parti'nin vazifesidir ve AK Parti, bu vazifesini de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en küçük bir rica sergilemeden ifa edilecektir. Biz gelecek nesillerin karşısına gençlerin çocukların yarın karşısına alnımız ak ve başımız dik bir şekilde çıkmak istiyoruz. Milletimizin karşısına 'sizin emanetiniz hakkıyla taşıdık, sarsılmadan savunduk' diyerek çıkmak istiyoruz. Bu nedenle bu tür iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız. İlgili ve sorumlu tüm tarafların sorumluluklarını hakkıyla yerine getireceğine inanıyorum."



"Vergi indirimlerini 30 Eylül'e kadar uzattık"

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, piyasanın canlanması konusunda bazı sektörlerde KDV ve ÖTV'yi 3 ay boyunca indirdiklerini belirterek, "Alınan yeni kararla bazı ürünlerde farklı oranlarda indirimler yaparak, süreyi 30 Eylül 2009 tarihine kadar bir kez daha uzattık." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında ekonomiye yönelik gelişmelere değindi, Türk milletini çok yakında ilgilendiren birçok tasarı ve tekliflerin TBMM'ye geldiğini belirten Erdoğan, zamanla yarıştıklarını ifade etti.

Her geçen günü çok iyi değerlendirmeleri gerektiğini ve vakit kaybetmeden kanunları çıkartmayı istediklerini kaydeden Erdoğan, muhalefetin de bu konuda "yapıcı bir yaklaşım sergilemesini" umut ettiğini söyledi.

Milletin tarafından görevlendirildiklerini ve millet için gerekli yasaların çıkartılmasını istediklerini söyleyen Erdoğan bu uğurda gerekirse 365 gün 6 saat çalışacaklarını vurguladı.

Bir süredir ekonomik göstergelere ilişkin sevindirici gelişmeler olduğunu ifade eden Erdoğan, "Geçtiğimiz hafta kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 3,6 artış gösterdiğini gördük. Mart ayı işsizlik yüzde 15,8 olarak açıklandı, orada da bir önceki aya göre az da olsa bir düşüş kaydetti. Şubat ayından Mart ayına iş gücü arzı yaklaşık 342 bin kişi artmış. Buna rağmen işsiz sayısı 25 bin kişi azaldı. Yani 367 bin kişi bu dönemde işe yerleşmiş ki; bu son derece sevindirici bir gelişme olarak karşımızda" dedi. Erdoğan söz konusu eğilimin ise alınan tedbirlerle yaz ayında süreceğine inandıklarını kaydetti.


KDV ve ÖTV indirimine uzatma

Kredi kartı mağdurları ile ilgili köklü bir çalışma yaptıklarını da anımsatan Erdoğan çalışma 875 bine yakın kredi kartı mağduru yurttaşa çok önemli fırsat sunduklarını söyledi. Erdoğan, "Ben vatandaşın bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmesini tavsiye ediyorum. Ama şunu söylüyorum; kredi kartı borçlanma yolu değildir. Vatandaşımız borçlanırken kredi kartını değil tüketici kartını kullanmalı. Yoksa bugünkü olumsuz tablo sonra da olacaktır. Piyasanın canlanması konusunda bazı sektörlerde KDV ve ÖTV'yi 3 ay indirmiştik. Alınan yeni kararla bazı ürünlerde farklı oranlarda indirimler yaparak süreyi 30 Eylül 2009 tarihine kadar bir kez daha uzattık Bu düzenlemenin de ülke ve ekonomimize hayırlar getirmesini diliyorum" dedi.

Türkiye'nin farklı kültür, etnik grup, mezhep, inanç ve kültürlerin asırlardır iç içe yaşadığı bir ülke olduğunu söyleyen Erdoğan, farklılıkların zenginlik olduğunu söyledi.

AKP herkese eşit olduklarını belirten Erdoğan, bir süre önce ilgili bakanlık tarafından Alevi çalıştayının yapıldığını, Alevilerin sorunlarını çözmeyi amaçladıklarını ifade etti. Erdoğan, "Alevi meselesini" ise partilerin siyasi istismar aracı olarak kullanmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Erdoğan, "Bunu rant aracı haline getirmek isteyenlere de kusura bakmasınlar fırsat vermek istemiyoruz" dedi.


"Demokrasilerde hükümetleri millet görevden alır"

Başbakan Erdoğan, demokrasilerde hükümetlerin millet tarafından kurulduğunu ve millet görevden alındığını vurgulayarak, demokrasilerde TBMM'den daha güçlü, milletin iradesinden daha güçlü girişimin olamayacağını söyledi. Erdoğan, "Milletin iradesini yok saymaya girişen her türlü girişim bizzat milletimizi ve onun temsilcilerini karşında bulacaktır" dedi.

Geçmişte yaşanan "darbelere" işaret eten Erdoğan, darbelerin Türkiye'nin gelişimine engel olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, "Ekonomide, demokraside, dış ilişkilerde kaybettik. Bu ülkeye tekrar bu bedeli ödetmeye hiç kimsenin hakkı yoktur ve olamaz. Bizim üzerimize yüklenen ağır fatura ve bedelleri yeni nesillere yüklemeye hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi haddi de olamaz" dedi.




Milletvekillerine sert çıktı

Erdoğan Meclis gündeminde bulunan ve piyasayı canlandıracak ekonomik yasa tasarılarının önemine dikkat çekti. Genel Kurul çalışmalarına katılanları da, katılmayanları da çok iyi bildiğini belirten Erdoğan, bu konuda kendisine günlük rapor geldiğini vurguladı. Erdoğan, milletvekillerine şöyle seslendi:
"Çalışmalara katılan arkadaşlarıma sözüm yok ama, Allah Aşkına sizi zorla mı milletvekili yaptık. Sizin işiniz bu değil mi, yasama faaliyetlerine katılmak. Genel Kurul çalışmalarına katılmak yardımcı olmak. Arkadaşlar sizin işiniz bu değil mi? Milletvekillerinin işi bu değil mi? Sizden bir kez daha rica ediyorum. Bu yasaları çıkarma konusunda titizlik gösterin. Geçenlerde söyledim, bir kez daha söylüyorum. Bu yasalar çıkana kadar bize tatil haram."



Suç duyurusu yetişirse bugün

AKP Genel Sekreteri İdris Naim Şahin, Taraf Gazetesi'nde yer alan iddialarla ilgili olarak, Cumhuriyet Başsavcılığı'na yetişmesi halinde bugün, ya da yarın başvuruda bulunacaklarını bildirdi.



Yorumlar


İddialar gerçek dışı değil; bunu sen de biliyorsun, sen irticayı takip edmezsin, zira irtica bizatihi sensin. (Ayhan Golcuk)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 1




Laiklik karşıtlığı kanıtlanmış bir partinin hala başta olması anormal. İrtica planı olmak zorunda. Uygulanmadığı için bugün o koltuklarda kafanıza göre at oynatıyorsunuz. Sizin zihniyetinizdekilerin orada olmaması gerek. Sizler ülke için çok vahim ve tehlikelisiniz. Bizler de irticacıların takipçisiyiz. Soluğumuzu ensenizde hissedeceksiniz daima. Bu ülke bizim. (Birgül ÖZDEMİR)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 1




Kabul edilmelidir ki TSK'nin son 7 yılda kaybettiği prestij, bir ilktir ve 70 yılda yerine konulamayacak kadar derin ve ölümcüldür... (yakup yavuzer)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 11



Basbakan her iki olanagi da vahim buluyor. Sadece birine vahim digerine ise daha vahim diyor. Yani 'asagiya tukursen sakal, yukariya tukursen biyik' hesabina geliyor. Zira, netice ne olursa olsun, her ikisinin de sorumlusu kendisi. Ben bu ortami kendisinin yaratigi kanisindayim diye dusunsem, acaba yanlis mi olur dersiniz? (mehmet sar)

Katılıyorum: %85 Katılmıyorum: %15 Toplam oy veren: 13


--------------------------------------------------------------------------------

Deniz feneri ile bu kadar ilgilenmediniz,ama bos seylerle ilgilenmeniz düsündürücü,bana sorarsaniz imamatip cikislilar bu ülkede basbakan olmamalidir.herkez imam gibi düsünmek zorunda degil... (METİN AY)

Katılıyorum: %87 Katılmıyorum: %13 Toplam oy veren: 23


--------------------------------------------------------------------------------

Ergenekon tertibinde yaşanan hukusuzluklara başından karşı çıkmayan tüm kurumlar , günümüzde yaşanan kaos ortamından ve bu gibi tertiblerden sorumludurlar.Ne yazık ki , tüm olgular , Türkiye'mizin kurmlarının altından kalkamayacak hale geldiğini gösteriyor ama yine de hükümet ve Türk ordusu , yaşanan tüm tertiblerin sonuçlarından ders almışlar ise ve de bu tertiblerinin sonu nereye kadar giderse gitsin izini sürmeye (yurtiçi-yurtdışı)(falanca ülke-filanca cemaat) kararlılar ise bu işin sonunu getirirler. (O.ÇETİN BAYRAMOĞLU)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 11


--------------------------------------------------------------------------------

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir Çarş. Haz. 17, 2009 6:56 am

NASILDI NASILDI...???
CHP Milletvekilimiz sayın Anadol ne demişti, "Seni Türkçe dersinden geçiren öğretmene ne demeli ? ".
Bu da benden olsun, Sizi iktidar yapan millete ne demeli ???
Çalışıyorlarmış, acaba halen ne için çalışmak çok merak ettim doğrusu... (Pınar Karsayan)


İddialar TSK'yi zan altında bırakır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Taraf Gazetesi'nde "AKP'yi ve Gülen'i bitirme planı" başlığıyla yayınlanan belge ve iddiaları değerlendirdi. Bahçeli, iddiaların TSK'yi zan ve töhmet altında bırakacak kadar ağır ve ciddi olduğunu belirtti.


ANKA

Ankara- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grup toplantısında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda yaşanan ağır sorunların yanı sıra bir süredir iktidar ile ana muhalefetin birbirini yolsuzlukla suçlayan tartışmalarına sahne olduğunu ifade eden Bahçeli, "hortumları kestik" diyen AKP'nin bugün yolsuzlukların odağı haline geldiğini söyledi. Deniz Feneri davasını hatırlatan Bahçeli, Alman Mahkemesi'nin Deniz Feneri davasını sonuçlandırdığını ve verdiği kararla da hem Türk milletini hem de adalet sistemini açıkça töhmet altında bıraktığını kaydetti. Bahçeli, iktidarın iddialara konu olan suçun Türkiye'deki ayağının ortaya çıkması için adaleti acilen harekete geçirmek ve süreci sonuna kadar takip etmek zorunda olduğunu dile getirdi.


"AKP zihniyetinin gerçek yüzü ortaya çıktı"

RTÜK Başkanı Zahid Akman'la ilgili yaşanan tartışmaların, 'dürüstlüğü ağzından düşürmeyen' AKP'nin gerçek yüzünün ortaya çıkması açısından anlamlı olduğunu belirten Bahçeli şunları söyledi:
"Türk milletinin yardımlaşma geleneğini ve temiz din duygularını hırsızlık aracı haline getiren Deniz Feneri soygunculuğu karşısında Başbakan Erdoğan'ın 'temiz bir arkadaş' olduğunu söyleyerek kefil olduğu RTÜK Başkanını korumak için çırpınması bu açıdan yadırganmamalıdır. Başbakan'ın bu tavrı bizi şaşırtmamıştır. Bu konuda Başbakan Yardımcısı olan hükümet üyesinin durumu vicdanına sindiremeyip, açıkça ve yüksek sesle haklı eleştiri ve istifa çağrısı 'kendi görüşü' olduğu gerekçesiyle Başbakan Erdoğan'dan dönmüş ve bu noktada Başbakan aslında kendisine yakışanı yapmıştır. AKP bünyesinde bulunan sağduyu sahibi insanların Başbakan'a itidal ve adalet yolunu gösterememeleri, gösterenlerin de yalnız kalmaları, Başbakanın giderek kirlenen ve kirlendikçe öfkesi artan siyaseti açısından en büyük talihsizliktir."


"AKP'nin sahte ampulü Deniz Feneri'nin sararmış ışığı"

Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki konumuna ayarlama yaparak kamu adına savcılık değil avukat rolüne soyunduğunu savunan Bahçeli, "AKP'nin sahte ampulü ile deniz fenerinin sararmış ışığı aynı kirli yolu aydınlatmaktadır" dedi. MHP olarak bütün yasa dışı oluşumların, çetelerin, organize suç örgütlerinin, hırsızın üzerine kararlılıkla gidilmesini alkışladıklarını ifade eden Bahçeli, "Ancak arka bahçesindeki yandaşlarının etrafa saçılmış pisliklerini çöpe atacağı ve adalete havale edeceği yerde, halının altına sürdürmeye çalışanların varlığını gördükçe, namus ve ahlak iddialarının göz boyamadan öteye gidemeyeceğini de biliriz. Bu olayın bütün yönleriyle ortaya çıkartılması, ticari, siyasi ve ahlaki boyutlarının incelenerek aklanılması halinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin lekeli siyaset sicilinin tıkanmış damarlarından biri belki temizlenmiş olacaktır" dedi.


"RTÜK başkanı görevden ayrılmalı"

Bahçeli, yaşanan süreçte Başbakan Erdoğan'ın yapması gerekenin, "RTÜK Başkanının hukuki süreçte aklanana kadar görevden ayrılmasını" sağlamak olduğunu kaydeden Bahçeli "Başbakan ve AKP'nin bu şaibeden kurtulması ve vicdanlarda aklanmasının yegane yolu budur. Şeref ve haysiyet sahibi olmanın ilanı, inançları paravan yaparak meydan okumakla değil, yargı nezdinde hesap vererek ve vermeyi kolaylaştırarak aklanmakla mümkündür. Aksi halde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kısaltması olan AKP yerine Ak Parti denilerek ne siyaset ağaracaktır ne çalınmış kara lekeler, laf ebeliği ile ak-pak hale gelecektir. AKP de desek, Ak Parti de desek yüzünüz hep kara kalacak ve ilelebet de böyle anılacaktır" diye konuştu.


"İsrail'le yapılmış gizli anlaşma yok"

AKP hükümetinin temsil ettiği siyaset, hukuk ve demokrasi anlayışının temelden 'sakat ve çarpık' olduğunun son dönemde yaşanan gelişmelerle bir kez daha anlaşıldığını vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:
"Siyasi hayatımızda 'serseri mayın' gibi sürüklenen ve bu hüviyetiyle temel bir güvenlik riski ve gerginlik odağı haline gelen AKP için çatışmacı siyaset anlayışı, siyasi varlığını sürdürmenin yegane vasıtası olarak görülmektedir. Bu bakımdan Başbakan Erdoğan'ın siyasi gerilimi sürekli tırmandırmasının gerçek nedenleri 'dertli' olmasında değil, çatışma ve kavgayı siyasi varoluş sigortası olarak gören tehlikeli anlayışında aranmalıdır. Geçtiğimiz günlerde başlatılan 'edep-adap' ve 'mertlik-namertlik' tartışmaları ve Suriye sınır bölgesindeki mayınların temizlenmesi yasası konusunda Başbakan'ın sergilediği ilkesiz tutum, kendisine hakim olan ruh halinin ve yalan ve iftiraya dayalı karalama alışkanlığının yeni tezahürleri olarak görülmelidir."

Başbakan Erdoğan'ın mayın yasası tartışmaları sırasında '57'nci hükümet döneminde İsrail'le gizli anlaşma yapıldığı' yönündeki sözlerine tepki gösteren Bahçeli, İsrail'le yapılmış gizli bir anlaşmanın olmadığını belirterek Başbakan Erdoğan'ı böyle bir anlaşma varsa açıklamaya ya da özür dilemeye çağırdı. Bahçeli, "Bunu yapamadığı takdirde, yalandan medet uman müfteri başbakan sıfatını kabul ettiği anlaşılacak ve partisinin isminin başındaki 'AK' yakıştırması ile 'adımız da alnımız da aktır' söyleminin içi boş bir aldatmaca olduğu gerçeği milli vicdanda tescil edilecektir. Karar ve tercih Başbakanındır" dedi.


"Lozan Başbakan'ın eliyle deliniyor"

Konuşmasında Avrupa Parlamentosu seçimlerini de değerlendiren Bahçeli, seçimler nedeniyle Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin geleceğinin yeniden siyasi gündemin merkezine oturduğunu söyledi. Türk limanlarının Rum gemi ve uçaklarına açılması mümkün olamazsa, AB'yi tatmin etmek amacıyla Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması ve Fener Rum Patriği'nin 'ekümenik' statüsünün tanınması gibi konuların tartışmaya açıldığını vurgulayan Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın Ruhban Okulu'nun açılmasının tartışılabileceği yönündeki sözlerine de tepki gösterdi. Bahçeli, "Lozan Antlaşmasına aykırı olarak Türk vatandaşı olmayan metropolitlerin atanmasına ses çıkarmadıklarını bizzat kendisi söyleyen Başbakan, bu konuda Patriğe hile yolunu da gösterdiklerini ve bunların Türk vatandaşlığına geçme başvurusu yapmalarını önerdiklerini açıklayarak, Lozan Antlaşmasının Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının eliyle delindiğini ikrar etmekten çekinmemiştir" diye konuştu.

"Dolmabahçe görüşmesi üzerindeki sır perdesi kaldırılmalı"

Bahçeli grup toplantısında, Başbakan Erdoğan ile eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın Dolmabahçe'de yaptığı görüşmeye ilişkin tartışmaları da değerlendirdi. Bahçeli, "Dolmabahçe görüşmesinde demokratik rejimi ilgilendiren bazı hassas konuların veya çok özel şahsi meselelerin ele alındığı tahmininde bulunmak yanlış sayılamayacaktır. Konunun çok ciddi bir demokrasi sorununa dönüşmesini önlemek ve görüşmenin iki tarafını ve temsil ettikleri kurumları şaibe altında kalmaktan kurtarmak bakımından sır perdesinin kaldırılması gerekli ve kaçınılmaz olacaktır. Devlet ciddiyeti ve sorumluluğunun gerektirdiği hareket tarzı budur" dedi.


"Siyasetin alternatifi yine siyasettir"

Milletin kendilerine verdiği yetkiyi yine millete karşı kullanan temsilcilerin varlığının Türkiye'nin siyasal tarihinin talihsiz gerçeği olduğunu dile getiren Bahçeli, "demokratik siyasal sistemin tercihlerine demokrasi dışı arayışlarla müdahale etme niyeti ve daveti eksik olmamış, 'millete dayatmayı, milleti iknaya' tercih eden zihniyet bugünlere kadar yaşayagelmiştir. Unutmayalım ki siyasetin alternatifi yine siyasettir ve yine siyaset olarak kalmalıdır. Demokratik rejimin ve işleyişin eninde sonunda mutlaka sorunları çözeceğine inanmak ve bunu ısrarla savunmak lazımdır" dedi.


"İddialar TSK'yi zan ve töhmet altında bırakacak kadar ciddi"

Yaşanan dönemin demokrasi dışı müdahale arayışlarının, heveslilerinin ve çağrılarının bitmediğini gösterdiğini kaydeden Bahçeli, Taraf Gazetesi'nde yayınlanan "AKP'yi ve Gülen'i bitirme planı" başlıklı haberi de değerlendirdi. Siyasete, adalete, üniversiteye, emniyete ve orduya olan güvenin azaltılmak istendiği, karmaşık senaryoların son yıllarda bütün yönleriyle sahnelenmek istendiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bu itibarla, her söylentiye, her iddiaya hatta belge adındaki yayınlara ihtiyatla bakmak, çabuk karar vermeden yanlış bir şeyler söylemeden konuları hukuk çerçevesinde çözmek ve sonuçlandırmak en makul yol ve yöntem olmalıdır. Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı bir birim tarafından 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' başlığı ile hazırlandığı iddia edilen bu bölgede hükümete yönelik demokrasi dışı müdahale açıkça görülmektedir. İddialar Türk Silahlı Kuvvetleri'ni zan ve töhmet altında bırakacak kadar ağır ve ciddidir. Olayın aydınlatılması için Genelkurmay Askeri Savcılığının vakit kaybetmeden soruşturma başlatması bu açıdan son derece önemlidir. Konu askeri yargının kısa sürede çözemeyeceği boyutlara ve kapsama ulaşmış ise sivil yargının konuya derhal el atması demokratik hayatımızın ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin itibarı açısından zorunludur."


"TSK'ye karşı tam bir psikolojik savaş hali ilanı"

Taraf Gazetesi'nde yer alan haberin doğru olması kadar yanlış çıkmasının da vahim sonuçlar doğuracak gelişmelere davetiye çıkarttığını söyleyen Bahçeli, bu durumda da bazı mihrakların TSK'ye karşı tam bir psikolojik savaş hali ilan etmiş olduklarının ortaya çıkacağını söyledi. Bahçeli şunları kaydetti:
"Böylesi bir gelişme halinde, bunların kim oldukları, nereden güç aldıkları, kim tarafından yönetildikleri, neyi amaçladıkları, hangi kurumların içine sinmiş ve sızmış oldukları gibi konuların ayrıntılı soruşturulması ve sonuçlandırılması hükümetin, istihbarat ve emniyet birimlerinin ve adalet teşkilatının sorumluluğundadır. Bu konuda en mahkem devlet belgelerini ve mahkeme evrakını, sorgulama kayıtlarını yayınlayanlar hakkında hükümetin geçmişte hareketsiz kalmış olduğu düşünülürse bu kanaldan sonuç alınması zor görünmektedir. Bu durumda zan ve töhmet altında kalacak ve bunun hesabını verecek olan da hükümet olacaktır.Her iki ihtimalde de soruşturmanın sonuçlarını beklemek ve sorumluların adalet önünde hesap vereceği sürecin açılmasını takip etmekten başka bu aşamada başka yapacak ve söyleyeceğimiz yoktur."


YORUMLAR (2)

cok ama cok ilginc gelismeler!sozkonusu iritcayla mucadele oldugunda tum ahali "demokrat"kesiliyor sozum ona.ama irtica eylemlerinde bu demokrasi ahalisi nedense hep sessiz! (ozan mesin)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 1


--------------------------------------------------------------------------------

TSK; Dolmabahçe'den sonra, dün ikici kez zan altında kaldı zaten, ne haber?.. (Ayhan Golcuk)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

'BELGE SAHTE ÇIKARSA ERGENEKON ÇÖKER'

Mesaj  Admin Bir Çarş. Haz. 17, 2009 7:00 am

KAYNAK: ODATV



DEVLET HUKUK DEVLETİ OLDUĞUNU NİHAYET HATIRLADI

"İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesi kolay kolay manşetlerden inecek gibi görünmüyor; zaten bu provokasyonun kimler tarafından tertiplendiği açığa çıkarılıncaya kadar da inmemesi gerekiyor. Başbakan, hükümet ve AKP yönetimi belge ortaya çıktığından beri sorumsuzca demeçlerle, “orduyu dava etme” tehditleriyle tam bir aşiret devleti görünümü verdiler. Oysa hükümetin böyle bir hakkı da yoktu, böyle bir hukuki mekanizma da yoktu. Sonunda dün Başbakan ile Genelkurmay Başkanı olağanüstü bir görüşme yaptılar, sonra da her şey nihayet normal yörüngesine oturdu. Hükümet de TC’nin bir hukuk devleti olduğunu gösteren davranışlar içine girebildi. AK Parti yöneticileri de nihayet devlet adamı ciddiyeti içine girdiler. Zirveden sonra “Asarız, keseriz” demeyi, olağan mekanizmalar dışı tehditler savurmayı bırakıp hukuk devletinde olması gerekeni yaptılar; "İrticayla Mücadele Eylem Planı" ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular. Soruşturma artık Genelkurmay-Emniyet Genel Müdürlüğü işbirliği içinde yürütülecek gibi görünüyor.



Baykal: “Sahte çıkarsa Ergenekon çöker”

Gerek iktidarın gerekse ana muhalefetin dünkü grup konuşmalarında da "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesi vardı ve her iki grupta yapılan konuşmalarda bugünkü gazete manşetlerindeydi. AKP grubundaki konuşmasında Erdoğan, Başbuğla yaptığı zirveden sonra bu iddianın “gerçek olamayabileceğini” ve “kurumları birbirine düşürme amacı taşıdığını” nihayet anlayabildiğini gösterdi. Konuşmasının “provokasyon”, “sapkınlık”, “gizli plan” ve “fitne çıkarma” gibi sözlerle dolu olması dikkat çekiciydi. Ana muhalefet lider Baykal ise,

Belgenin gerçek veya sahte olması olasılıklarını değerlendirdikten sonra “sahte çıkması durumunda Ergenekon çöker" dedi.



Star’dan lojistik destek

Kamuoyunda belge gerçek mi, sahte mi sorularının yoğunlaşması üzerine yandaş medya panik havasına girdi. “Belge bulmakta çok hünerli” gazetelerden bir başkası olan Star, Taraf’a lojistik destek verme ihtiyacı duydu ve avukat yazıhanesinden alınan belgelerin avukatlar tarafından imzalanmış belgesini manşetten yayınladı. Bu yayın aslında “belge servis etme merkezinin” telaşa kapıldığını, elinde ne varsa piyasaya süreceğini göstermesi bakımından ilginçti.

Habertürk ise belgenin aslının Ergenekon savcılığında da olmadığını, savcılıkta belgenin fotokopisinin bulunduğunu yazdı.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: İRTİCAYA KARŞI EYLEM PLANI

Mesaj  Sponsored content Bugün 1:10 am


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz