ASİMETRİK SAVAŞ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ASİMETRİK SAVAŞ

Mesaj  NICLENO Bir Cuma Haz. 26, 2009 4:45 am

Güçsüz olan askeri birliklerin daha güçlü olan askeri birliklere karşı yürüttüğü Gayri Nizami Harp unsurlarını da barındıran savaş yöntemidir. Asimetrik savaş özellikle 11 Eylül sonrasında ortaya çıkan bir kavramdır. Genelde

Taraflardan biri diğerinden daha zayıfsa
Taraflardan birinin yeri belli değilse
Taraflardan birine zaiyat verdirilebilecek zayıf noktaları var ise ortaya çıkması mümkündür.

Beşinci Kol



Tanım [değiştir]Beşinci kol: Fiili müdahale ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevi etkiye maruz bırakmak suretiyle kendi müdahalenize uygun hale getirmek ya da fiili savaş esnasında savaşı daha kolay kazanmak için yapılan her türlü manevi yıkıcı çalışmadır.


Tarihçe

Bu terim propaganda çalışmalarından farklı olarak yapılan tüm casusluk, sabotaj ve istihbarat hareketleridir.

Bu kelime ilk kez General Franco tarafından 1936-1939 İspanya İç Savaşı sırasında söylenmiştir. Generalin orduları Madrid'e dört koldan saldırdıkları sırada beşinci kol görevindeki Madrid içerisinde bulunan Generalin istihbarat yetkilileri şehirde bir ayaklanma çıkarmış ve Madrid'in düşmesine yardımcı olmuşlardır.

Bu terimin çıkışı günümüze yakınsa da ilkçağdan bu yana neredeyse bütün uygarlıklar bu çalışmada bulunmuştur. Spartalıların truva atı beşinci kol çalışmasına örnektir. Yine Roma İmparatorluğu da bu çalışmadan en çok yararlanan uygarlık olmuştur. Romalılar Kavimler Göçü sırasında Roma topraklarına giren kavimler arasında huzursuzluk çıkartmak ve onları topraklarından uzaklaştırmak için casusluk ve propaganda çalışmalarında bulunmuştur. Kartacalı General Hannibal Roma topraklarında zayıf düşen ordusuna insan bulmak için Roma topraklarındaki Romayla çatışan kavimleri kendi safına çekmek adına beşinci kol çalışmasında bulunmuştur.

Tabi tüm bu çalışmaları en geniş biçimi olarak tanımlayabileceğimiz beşinci kol çalışmalarının teşkilat kökeni I. Dünya Savaşı ve yakın geçmişine dayanır. Her ülkede farklı adlarla anılan legal istihbarat örgütleri bulunur. Bunlardan bazıları GESTAPO, CIA, KGB, MI6, MİT, MOSSAD gibi adlarla anılmalarına karşın aslen istihbaratın dışında beşinci kolun legal görüntülerini teşkil ederler.

Beşinci kol çalışmalarını en mükemmel şekilde kullanan ilk devlet Nazi Almanyasıdır. Bu devlet Gestapo aracılığıyla bir çok devletin içine sızmış ve halkı kendi görüşlerine göre yönlendirmiştir. Bu sebepten dolayı Nazi Almanyası II. Dünya Savaşı sırasında Polonya, Norveç, Hollanda, Danimarka, Avusturya gibi devletleri istila ederken bu çalışmayı temel koşul olarak görmüştür.

Beşinci kol çalışmasından bir örnek: Nazi Almanyası kısa sürede Norveç'e teknisyen ve turist adıyla bolca Alman soktukları gibi içerideki hükümet karşıtlarını organize edip kısa sürede ülkede nüfuz sahibi olmuşlardır.

Norveç'in işgalinden bir gün önce(8 Nisan 1940), Norveç'te bütün devlet mesnsupları ve diplomatlara Polonya'nın işgaline ait dehşet saçıcı bir film göstermişler; film Alman askeri gücünü gösteriyor ve Alman ordusuna karşı konulduğunda devletlerin başına gelecek ürkütücü olaylar açıkça gösteriliyordu.

Ertesi gün devlet başkanı uyandırılıyor ve Alman işgalinin başladığı(9 Nisan 1940) haberi verilince, başkan kararsız, şaşkın ve bir önceki gün izlediği filmin etkisiyle savaşın anlamsız olduğuna hükmediyor. Bu sebepten ötürü Almanların isteklerini kabul eden başkan beşinci kolun yardımıyla ülkesini Almanların eline teslim ediyor.


Beşinci Kolda Çalışanlar

Bu sorunun yanıtı basittir: Çöpçüden tutun da bir ülkenin devlet başkanına kadar herkes beşinci kolun üyesi olabilir.

Beşinci kolun çalışanları:

1- Özel olarak yetiştirilmişler: Bunlar beşinci kol teşkilatının en değerli çalışanlarıdır. Ekibin beynini oluştururlar.

2- Bilim zümresi, sanatçılar, film yıldızları: Bu kişiler daimi görevli olmayan daha çok tek ya da bir kaç görev için ülkeye sokulan şahıslardır.

3- Yerli unsurlar: Bunlar çoğunlukla ayrı bir ideolojiyi benimsemiş devlet otoritesine aykırı hareket edenler ya da devletin yaptıklarından hoşlanmayanlardır.

4- Çıkarcı kesim: Bu kişiler çıkarları için parayla satın alınır ve her türlü işte kullanılabilirler.

5- Hiç bilmeyerek alet olanlar.

6- Hiçbir çalışmaya gerek duymaksızın kendiliğinden beşinci kola alet olanlar: Ahlaksızlar, sahtekarlar,suistimalciler...

Beşinci kol mensuplarının hepsi dışarıdan gelmez. Aksine çoğunlukla içeriden insanlardır.


Beşinci Kol Ne Şekilde Çalışır

Beşinci kol insan psikolojisini ve sosyolojiyi çok iyi bilir. Beşinci kol mukavemeti yüksek bir toplumda çalışamayacağını bildiği için öncelikle bu kesime saldırır.

Medya, beşinci kol için çok iyi bir araçtır. Bunu bilen beşinci kol medyayı kullanarak ülkeye genel ahlakı bozucu ve kültür seviyesini düşüren filmler sokar. Ulusal medyayı kullanarak yine aynı amaca yönelik programları televizyonlarda yayınlatır. Hatta izlenirliği artırmak için halk içinde itibar görmüş sanatçıları bu işe alet eder.

Beşinci kolun en önemli silahlarından biri de modadır. Moda beraberinde israf ve lüksü getirir. Bu da bol para harcamak demektir. Para yoksa suistimal imdada yetişir.

Beşinci kol ekonomik durumu kullanarak insanları kolay para kazanmaya teşvik eder. Şans oyunlarını peşi sıra ülkeye sokarak daha büyük bir batak olan kumara doğru geçişi kolaylaştırır.

Beşinci kol boş bir gençlik yaratmak için bir an bile durmaz. Gençliğin yapısından yararlanarak onu ahlaksızlaştırmak için her şeyden faydalanır. Uyuşturucu, fuhuş ve eğlence düşkünlüğü bunların başında gelir.



Kumar, fuhuş ve içki düşkünlüğü beşinci kolun sahip olduğu en büyük üç silahtır. Toplumun etik yapısına tümüyle saldırır. Dürüst kavramların yerini zamanla dolandırıcılık, zevk ve eğlence alır.

Beşinci kol devlet düzenine de saldırır. Mevcut rejimi yıkmak için farklı ideolojiler benimseyen bir toplum oluşturur. Halkı birbirine düşürmek için terörü kendi çıkarlarına alet eder.

Son zamanlarda genç beyinleri uyuşturup köleleştirmek için radikal unsurlar da kullanılmaktadır. Bu faaliyet en tehlikeli olanıdır.


Beşinci kol faaliyetlerinden en tehlikeli olanı, radikal güçleri organize ederek bunların ülkelerin laik ve demokratik düzenlerini yıkıcı yönde çalışmalarını sağlamak, ortaçağ dogmalarıyla genç insanların beyinlerini yıkayarak onları özgür düşünme yeteneğinden uzaklaştırıp kirli amaçları doğrultusunda ve terörist faaliyetlerde köle gibi kullanarak emperyalist işbirlikçilerine hizmet etmektir.

Sonuçta beşinci kol: Ahlaksız ve bilgisiz bir gençlik, sadakatsiz bireyler, fizyolojik ve psikolojik açıdan rahatsız bir toplum yaratmayı amaçlar.


Kaynaklar

1-II. Dünya Savaşında Yer Altında Savaş,Selahattin ERTÜRK

2-Ana Britannica Dizin Açıklaması,Beşinci Kol

3-Haber Alma, Propaganda ve Mukabil Mücadele Esasları,Kurmay Albay Eren

4-Fransa'da Mağlubiyetin sebepleri,General Giraud

5-Espionage,Genel Kurmay IX. Şube

6-Hainler ve Casuslar,Kurt Zinger

7-Naziliğin İç Yüzü, Ahmet Emin Yalman


Dördüncü nesil savaş
Dördüncü nesil savaş, harp ile siyasetin, asker ile sivilin, barış ile çatışmanın, savaş alanı ile emniyetli bölgenin aralarındaki bulanık hatların olması olarak nitelendirilen savaş türü.

Bu askeri doktrin, ilk defa 1989 yılında aralarında William S. Lind'in de bulunduğu bir Amerikalı analist takımı tarafından savaş halinin tek merkezden idare edilmeyen bir biçime dönüşmesini tanımlamak için kullanıldı. En basit tanımı esas hasım tarafların bir devlet olmayıp onun yerine şiddetli bir ideolojik ağ olduğu herhangi bir savaşı içerir. Bu terimin terörizme ve asimetrik savaşa benzerlik göstermesine rağmen çok daha kapsamlıdır. Kölelere özgürlük için isyana kalkışan Spartaküs veya Roma Senatosunda Julius Ceasar'ın suikaste uğraması gibi kalsik örnekler, modern savaş kavramındaki rakibi devreden çıkarmanın yolunu arayan savaş mücadelesi tipleriydi. Dördüncü nesil savaşlarda, hasmın bir üstünlüğü olan kazanma inancı körelten önceki nesil savaşlarda kabul edilemez addedilen klasik taktikleri sıklıkla kullanılır.





Unsurları

Dördüncü Nesil Savaş, aşağıda listelenen unsurları içine alan çatışmalar olarak tanımlanır:

Karmaşık ve uzun dönemli
Terörizmi kullanan
Milli olmayan veya milli sınırları aşan hüviyette
Düşman'ın kültürüne doğrudan tecavüz eden
Bir hayli teferruatlı psikolojik savaş, bilhassa medyayı manipule eden
Politik, ekonomik, içtimai ve askeri bütün mevcut şebekeler kullanılır
Bütün şebekelerin aktörlerini içine alan düşük yoğunluklu çatışmalarda cereyan eder
Mücadele dışı unsurlar taktik ikilemlerde kullanılır

Tarihçesi

Kavram ilk olarak William S. Lind, Albay Keith Nightengale (USA), Yüzbaşı John F. Schmitt (USMC), Albay Joseph W. Sutton (USA), Yarbay Gary I. Wilson (USMCR) tarafından 1989 yılında Deniz Piyadeleri Gazetesinde yazdıkları "Savaşın değişen yüzü: Dördüncü Nesile doğru" (İngilizce:The Changing Face of War: Into the Fourth Generation) başlıklı makalelerinde tanımlanmıştır:

Savaş ve barış arasındaki ayrımın bulanıklaşıp ortadan kalkacağı savaş. Bu savaş, muhtemelen belirlenmiş muharebe alanlarının veya cephelerinin olmadığı doğrusal olmayan bir hususiyeti olacaktır. Siviller ve askerler arasındaki fark ortadan kalkacaktır.

Bu yazarlar tarafından tanımlanan savaş nesilleri şu şekildedir:


1nci nesil savaşlar

Hat ve kol düzenleri taktikleri ve ağızdan barut doldurmalı silahlar çağı. Yoğun ateş gücü yerine insan gücü ve süngü harbi bu savaş türündeki muharebelerde esas taktik unsurdur.


2nci nesil savaşlar

Görmeyerek atış ile desteklenen doğrusal ateş ve hareket taktikleri çağı. Havan atışı ile desteklenen ve yoğun ateş gücünün yıkıcı tesirinden faydalanmayı esas alan taktikler içermektedir.


3ncü nesil savaşlar

Düşman muharip kuvvetleriyle göğüs göğüse muharebe etmek ve onları yoketmek yerine hatlarına sızmayı, etrafını sarmayı ve kendini savunması güç küçük parçalara bölmeyi esas taktik olarak kullanan ve düz bir hat üzerindeki cepheler yerine derinlikte savunma taktikleri çağı.

Kurtuluş Savaşındaki Sakarya Meydan Muharebesinde düşmanı bir hat üzerinde karşılamak yerine coğrafi derinliğe çekmek ve cephe derinliğinde satıh üzerinde gerçekleşen çarpışmalarda yıpratarak Sakarya Nehri içinde çember içine almayı ve lojistik destekten mahrum halde yoketmeyi amaçlamıştı. İkinci dünya savaşında Rommel'in çölde gerçekleştirdiği tank muharebeleri de 3ncü nesil savaşa bir örnektir.


Dördüncü nesil savaş

Dördüncü nesil savaşlarda artık ateş veya manevra esas savaş unsuru olmaktan çıkmıştır. Silahlı çatışmalar düşmanı yoketmeyi doğrudan hedeflemeyip onun maneviyatını ve kazanma azmini kırmak suretiyle etkili olmayı amaçlamaktadır. Terörist saldırılarla toplumu yıldırmak ve asimetrik savaş unsruları ile hasım tarafın hareket ve tepki kabiliyetlerini kısıtlamak, teknolojik iletişim araçları, sivil toplum örgütleri, ve benzeri aktörler vasıtasıyla hasmın düşman karşısında çaresiz olduğu psikolojisine düşmesine ve kararlılığını yitirmesini sağlamak temel taktiklerdendir. Düşman genellikle belirli bir ülke olmadığı durumları iyi manipüle etmek ve hasım ülkenin içinde etnik çatışmalar çıkarmak veya din ve mezhep düşmanlıkları vücuda getirerek onları körüklemek belli başlı taktikler arasındadır.


Gerilla savaşı

Gerilla savaşı küçük ve gizli birliklerin düzenli bir orduya karşı yürüttükleri yıpratma savaşı taktiği, zayıf kuvvetlerin güçlüye karşı uyguladığı direniş savaşının unsurudur.

Gerilla terimi Yarımada Savaşında İspanyalıların Napoleon'un Fransız ordusuna karşı mücadelerde kullandıkları taktiği "Küçük savaşı"nın İspanyolcasıdır. İlk defa Arabistanlı Lawrence tarafından yazılı bir savaş konsepti haline getirildi. Sun Tzu'nun öğretilerini bilen Mao Zedung tarafından başarıyla uygulandı. Mao'dan ilham alan Vo Nguyen Giap, Che Guevara ve Carlos Marighelle gerilla harbinin geliştirilmesinde katkıda bulundu.

Gerilla savaşı, Kurtuluş Savaşı sırasında çetelerin yaptığı gibi işgal ordularına karşı olabileceği gibi, Küba devriminde görüldüğü gibi ülkedeki baskıcı yönetime karşı da olabilir. II. Dünya Savaşı’nda Nazi ordularının işgal ettiği Bulgaristan, Yunanistan, Fransa, Yugoslavya, SSCB gibi ülkelerde yürütülen gerilla savaşlarına, Fransızcadan gelen partizan savaşı denir.

Gerilla harbinin başarılı olması için halkın gerillaya desteği şarttır. Gerilla coğrafi şartlardaki olumsuzlukları düşman lehinde kullanabilmelidir. Gerilla savaşta nihayi sonu almayı yani düşmanı yenmeyi hedeflemez, düşmana zarar vermeyi, savaşma azim ve iradesini kırmaya çalışır. Dış desteğin sağlanması da gerillanın başarılı olabilmesi için hayati önem taşır. Gerilla kısa sürede belirlenmiş bir cephede veya alanda muharebe etmez. Çok uzun bir dönemde ve geniş bir coğrafi alanda taarruz zamanı ve istikameti kestirilemeyen ani baskınlar, pusular ve sabotajlar ile amacına ulaşmayı hedefler.

Gerillacılar genelde üniformayı andıran özel giysiler giyerler. Tarihte, geniş halk desteği alan gerilla savaşlarının başarılı olarak yavaşlatma ve düşmanı yıpratma taktiğidir. Bunun diğer bir faydası da ordunun lojistik kaynağını tüketmektir.

NICLENO

Mesaj Sayısı : 179
Kayıt tarihi : 07/02/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz