BULMACA SÖZLÜĞÜ 'G'

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

BULMACA SÖZLÜĞÜ 'G'

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:29 am

Gabonda yaşayan zenci bir halk.:ENENGALAR

Gabonda yetişen zakkumgillerden bir ağaç.:İBOGA

Gabonun başkenti.: LİBREVİLLE

Gaetano Donizettinin bir operası. : RİTA

Gaf, : POT

Gagaları dişli,zararlı böcek ve kurtlarla beslenen,güzel sesli bir kuş.: İSKETE

Gagasındaki deliklerden rüzgar estikçe türlü sesler çıktığına inanılan bir masal kuşu.: MUSİKAR

Gagasındaki 360 delikten güzel sesler çıkardığına inanılan efsane kuş.: KAKNUS

Galaksi de denilen ve milyonlarca yıldızdan oluşan dinamik küme. : GÖKADA, UZAYADASI

Galeta ununa bulanarak yağda kızartılmış pirzola.: KOTLETPANE

Galeta ununa ve yumurtaya bulanarak kızartılmış köfte.: KROKET

Gambiya'nın para birimi. : DALASİ

Gametlerde bulunan kromozomların hepsine verilen ad.: GENOM

Gamzedeyim Deva Bulmam,Bu Akşam Gün Batarken Gel gibi şarkılarıyla tanınmış Ermeni asıllı Türk besteci.: TATYOS EFENDİ

Ganada yaşayan bir halk.: AŞANTİLER

Gananın para birimi.: SEDİ

Gargantua ve Pantagruel adlı yergili yapıtlarıyla ünlü Fransız yazarı. : RABELAİS

Garnitür yada kapama parçası olarak kullanılan deri yada kumaş bant.:PAT

Gayretle çalışma,sürekli uğraşma.:İKDAM

Gayretli,çok çalışkan.:GAYUR

Gayrı müslim mezarlığı. : MAŞATLIK

Gayrı, başka anlamında eski sözcük. : SİVA

Gaz söktürücü bir bitki./ Hoş kokulu ve baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve içkilerde tat verici olarak kullanılan otsu bitki. : REZENE

Gazel okuyan kimse.: GAZELHAN

Gazel ve kasidenin ilk beytine verilen ad. : MATLA

Gazel ve kasidenin son beytine verilen ad.: MAKTA

Gazelin beyitlerinde iki dize arasına aynı vezinde birbiriyle uyaklı dizeler ekleyerek bentlerden oluşan yeni bir şiir (musammat) meydana getirme. : TAŞTİR

Gazete ve dergini baskı sayısı. : TİRAJ

Gazete,dergi gibi yayınlarda sayfa düzeni.: MİZANPAJ

Gazete.:CERİDE

Gazetecilik dilinde bir tür uydurma habere verilen ad. : ASPARAGAS

Gazetelerin birinci sayfa başlığı. : MANŞET

Gaziantep ilindeki Zeugma antik kentine verilen bir başka ad.:BELKIS

Gaziantep kentinin ilk yerleşim merkezinin ilkçağdaki adı.(Bugünkü Dülük).:DOLİHE

Gaziantep ve çevresinde oynanan ağır halay türü bir halk oyunu.:ŞİRİNNAR

Gaziantep ve Kayseri yöresine özgü yoğurt tatlısına benzer bir hamur tatlısı. : NEVZİNE

Gaziantep ve Kilis yörelerine özgü,kuşbaşı et yoğurt ve çeşitli sebzelerle yapılan bir yemek.:MUTAYANA

Gaziantep ve Şanlıurfa yöresinde yetişen beyaz bir üzüm cinsi.:KABARCIK


En son Admin tarafından C.tesi Ağus. 15, 2009 3:02 am tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BULMACA SÖZLÜĞÜ 'G'

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:33 am

Gaziantep yöresinde yetişen beyaz bir üzüm cinsi.:RUMİ

Gaziantep yöresine özgü bir halkoyunu. : AŞEY

Gaziantep yöresine özgü bir tür kebap. : CARTLAK

Gaziantep yöresine özgü bir üzüm cinsi.:HÜSEYNİ

Gaziantep yöresine özgü halka yada küçük pide şeklinde bir cins çörek. : KAHKE

Gaziantep yöresine özgü küçük köftelerle yapılan bir yemek. : YUVARLAMA

Gaziantep yöresine özgü nişasta, pekmez ve cevizle yapılan bir tür helvanın adı. : NİŞE

Gaziantep yöresine özgü,pirinç ve pekmezle yapılan bir tür çorba.: MUNU

Gaziantep,Kilis ve Hatay yöresine özgü,taze acur,patlıcan yada kabak ve kıymayla yapılan bir yemek.:ŞEYHÜLMUHŞİ

Gaziantepin İslahiye ilçesinde,Hitit dönemine ait ünlü açık hava atölyesi.:YESEMEK

Gaziantep’te,Nizip’in doğusunda,Fırat ırmağının batı kıyısında,Kavunlu (Belkıs) köyü yakınındaki Helenistik,Roma,Bizans dönemlerine ait kent kalıntısı.:ZEUGMA

Gaziantepteki ünlü dere.:ALLEBEN

Gaziantep-Kilis yöresine özgü bir tür su muhallebisi.:HAYTALYA

Gazinolardaki ilgi çekici, eğlendirici gösteri. : ATRAKSİYON

Gazların hareketini inceleyen fizik bilimi dalı.:AERODİNAMİK

Gebe deveye verilen ad.:KAYGIN

Gebe inek. : AVGAN

Gebre otu. : KAPARİ:KEBERE

Gece açan küçük kokulu çiçekleri olan bir bitki.:AKŞAMSEFASI:GECESEFASI

Gece ateş etrafında oynanan,oyunun baş kişisi su kabağından yapılmış bir maske taktığı için kabak adı da verilen,Anadolunun seyirlik oyunlarından biri.:GÖDE

Gece bekçisi. : PASDAR


En son Admin tarafından C.tesi Ağus. 15, 2009 3:03 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:34 am

Gece denizde balıkların yada küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı.:YAKAMOZ

Gece ve gündüzün eşitliği. : EKİNOKS

Gece ve karanlık korkusu.:NİKTOFOBİ.:NYCTOFOBİ

Gece ziyafetlerinde,galalarda ve gece eğlencelerinde erkeklerin giydikleri,önü açık,ceketi daha çok atlas yakalı takım elbise.: SMOKİN

Gece. : TÜN:ŞEB .:LEYL

Geceler anlamında eski sözcük. : LEYAL

Geceleri sık işeme. : NİKTÜRİ

Geceleyin ateş çevresinde , genç erkeklerin davul zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu. :SİNSİN

Geceleyin , açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konser. :SERENAT

Geceleyin açık havada sevgi duyulan biri için verilen küçük konser. : RESİTAL

Geceleyin söylenen ağır ve feryatlı türkülerde uygulanan bir halk ezgisi. : TATYAN

Gecelik,gömlek,peçete yapımında kullanılan bir tür ince,yıkanabilir pamuklu kumaş.:ŞİLEBEZİ

Geceyle ilgili beste.:NOKTÜRN

Geciktirmek,bekletmek anlamında yerel sözcük.:YUBATMAK

insan boyu yüksekliğinde dolap, yüklük. Asma kat. Mutfakta yüksekte ve geniş raf. : MUSANDIRA

Geleneksel Türk evlerinin arka bahçeye uzanan ve yazın oturulan bölümüne verilen ad.:SERGİHAN

Gelibolu yarımadasında Çanakkale şehitleri anıtının yer aldığı burnun adı.:HİSARLIKTEPE

Gelibolu yarımadasında eskiçağ kenti.: İDAİON

Gelibolu yarımadasında suvla ‘da denilen bir koy.:ANAFARTA

Gelibolu yarımadasında,Anafarta da denilen bir koy.:SUVLA

Gelibolu yöresinde kadınların boydan boya örtündükleri bir tür çarşaf.:ALAVURA

Gelin başlığı.: KEPEZ
Gelin karşılama.:ÇENGE

Gelin olacak kıza erkeğin verdiği para yada armağan,ağırlık.:KALIN

Gelin tacı.:KALAK

Gelin ya da sünnet alayının önünde taşınan, üzeri çeşitli süslerle bezeli balmumundan yapılmış ağaç. : NAHİL:NAHL

Gelin,yeni evlenmiş kadın.:ARUS

Gelinciğe benzer kürkü makbul bir hayvan. : KAKIM : AS

Gelincik çiçeği. : KIZALAK

Gelincik.:ARS

Gelincikgillerden,kapsüllerinden afyon,tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi.:HAŞHAŞ

Gelinin çeyizi.: DÜRÜ

Gelinlerin oturması için hazırlanmış süslü sedir.:ERİKE

Gelip çatma,girme. : HULUL

Gelip geçici. :ARIZİ

Gelir getiren,kar sağlayan.:RANTABL

Geliri merkeze ait arpalık.:MUKATAA

Gelirler. : VARİDAT

Gelişigüzel toplanmış eşya. : DERİNTİ

Gelişigüzel ve dayanıksız yapılmış anlamında. : ÇER

Gelişigüzel. : ALELITLAK

Gelişme. : NEŞVÜNÜMA : TEKAMÜL

Gelişmek, büyümek. : ÜNEMEK

Geliştirdiği halk egemenliği kavramıyla Fransız devriminin başlarında burjuvazinin monarşi ve aristokrasiye karşı mücadelesine yön vermiş ünlü Fransız din adamı. : SİEYES

Gemi armasında bulunan oynak halat.:SELVİÇE

Gemi bordalarına ve küpeştelerine açılan dörtgen biçiminde delik.:LOMBAR

Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. :SAPARTA:ZAPARTA

Gemi çapasında kolların birleştiği şişkin yer.:MEME

Gemi çatmasındaki eğri parça. : PARAÇOL

Gemi çifte demir attığında zincirlerin dolaşmasını önlemek için kullanılan donanım.:KARAMUSAL

Gemi demiri.:ÇAPA.:LENGER

Gemi demirinin ucundaki yassı parça.: TIRNAK

Gemi demirinin zinciri.:GOMİNA

Gemi enkazı, batık. : LAŞE

Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.:KEMERE

Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması.:LAÇKA

Gemi için aydınlatmaya yarayan,zeytinyağıyla yanan siperli fener.:MAPA

Gemi için, pervaneyi ters yönde çevirme.: TORNİSTAN

Gemi kalafatında,buharlı makinelerde,temizlik işlerinde,otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir. :ÜSTÜPÜ

Gemi kiralama. : ISKAPARMA

Gemi omurgasının baş ve kıç tarafından yukarıya uzanan ağaç yada demir direklerden her biri.:BODOSLAMA

Gemi pervanesi.:USKUR

Gemi safrası. : SABURA

Gemi teknesinin su içinde kalan bölümü.Gemi omurgası. KARİNA

Gemi ya da tren yatağı. : KUŞET

Gemi yada iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir,ağaç yada beton dikme.:BABA

Gemi yapılan yer.:TERSANE

Gemi yapım yeri.Gemilerin yükleme ve boşaltma yapması için rıhtımlarla çevrili havuza verilen ad.:DOK

Gemi zincirinin su içindeki bölümü. : KALOMA

Gemi,tren,kışla gibi yerlerde üst üste yapılan yatak yeri.:RANZA

Gemici çırağı. : MİÇO

Gemici düdüğü.:SİPSİ

Gemici kaması. :KAVELA

Gemici,denizci.:MELLAH

Gemici,işçi gibi kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili ve danslı yer.:BALOZ

Gemicilerin yada işçilerin birlikte bir şey çekerken haydi çek anlamında bir ağızdan yüksek sesle ve makamla söyledikleri söz,gayret sözü.:HEYAMOLA

Gemicilikte denizin içinde iki zincirin birbirine dolaşmasına verilen ad.:KORZA

Gemicilikte halat germe. : TİZE

Gemicilikte kullanılan üç yada dört kollu halat.:YOMA

Gemicilikte yelkenleri açtırma komutu.:FORA

Gemide ambar ve kamaraların üstü.:GÜVERTE

Gemide çıpanın ucunun suya değecek kadar indirilmesi.:AKOVA

Gemide demir zincirin geçtiği delik.:LOÇA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.:ARMADURA

Gemide hareket halinde bulunan bir halatın veya zincirin,bir an durdurulması için verilen komut.: ABOSA

Gemide hareket halindeki halatın yada zincirin bir an durdurulması için verilen komut.:ABOSA

Gemide hava bacaları. : MANİKA

Gemide tahta kaplama yuvası.:AŞOZ

Gemide tayfa başı. : LOSTROMO

Gemide teslim satış. : FOB

Gemide türlü işlerde çalıştırılan işçi.:TAYFA

Gemide yelkenlerin açılması.:AMORA

Gemilerde ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca.:MANİKA

Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.:FAYRAP

Gemilerde bayrakları direğe çekmekte kullanılan ince ip.:SAVLA

Gemilerde bulundurulan sandal.:FİLİKA

Gemilerde can kurtaran filikalarını oturtmak için güvertelere konulan sehpa.:KALASTRA

Gemilerde civarda donanımını desteklemek için yerleştirilen ek yapı öğesi.:TALİMAR

Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum. : KARAVELA

Gemilerde güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper,borda kaplamalarının en üstü,güverteden yukarıda kalan bölüm,korkuluk,parapet.:KÜPEŞTE

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.:ARMOZ

Gemilerde havalandırma bacası.:MANİKA

Gemilerde içlerine içme suyu konulan,ortası basık küçük fıçı.:KARTEL

Gemilerde içme suyu konulan büyük ve yassı fıçı.:MANCANA

Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün.:AYNA

Gemilerde kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere.:LOMBOZ

Gemilerde korkuluk olarak kullanılan kalın halat.:VARDAMANA

Gemilerde kullanılan demir halka. : ANELE

Gemilerde kullanılan küçük makara. : MANDAR

Gemilerde kullanılan küçük su fıçısı. : KARTEL

Gemilerde küçük yaşta tayfa yamağı. : MİÇO:MUÇO

Gemilerde mizana direğinin gerisindeki yelken. : RANDA

Gemilerde pruva direkleri üzerinde yer alan gözetleme yeri.:VİGLA

Gemilerde torpidolara karşı ve daha başka işler için kullanılan halattan örülmüş ağ.:ŞIPKA

Gemilerde üzerine üçgen yelken asılan eğik seren.:ARTENE

Gemilerde yada rıhtımlarda ağır yükleri kaldırmakta kullanılan araç.:MAÇUNA

Gemilerde yemek pişirilen yer,mutfak.:KUZİNE

Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli.:KAMAROT


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:48 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:35 am

Geç doğmuş kuzu.:EMLİK

Geç dönem Rönesans sanatçılarının en önemlilerinden biri sayılan Venedikli Maniyerist ressam.:TİTTERETTO

Geçen yıl,bir önceki yıl.:BILDIR

Geçenek,dehliz. : KORİDOR

Geçerli ve değerli olma,sürüm.:REVAÇ

Geçerli, akan. : CARİ

Geçerliliği son bulmuş bir hukuk işlemi için kullanılan sözcük.:KADÜK

Geçerliliğini yitirmiş,hükümsüz.:KADÜK

Geçersiz kılma.:ISKAT

Geçgeç.:ZAPPİNG

Geçici istek. : HEVES

Geçici kazanç.:MÜTA

Geçici olarak onarma.:MEREMET

Geçici yada kesin olarak ışığı hiç algılayamama.:AMOROZ

Geçici, yeterli etkinliği olmayan. : PALYATİF

Geçim,geçinme.:MAİŞET

Geçimi yaşlı ve zengin bir kadın tarafından sağlanan genç erkek sevgili.:JİGOLO

Geçimini orman ürünlerinden sağlayan köylü. : ÇITAK

Geçimsiz,huysuz,kavga çıkarmaktan hoşlanan,edepsiz.:ŞİRRET

Geçirgen bir zardan süzerek,zehirli artıkları ayıklamak ve kanı temizlemek için kullanılan tedavi yöntemi. : HEMODİYALİZ

Geçirmezliği sağlamak için,sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilmiş,genellikle kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça.:CONTA

Geçişme.:OZMOS :OSMOS

Geçit töreni.:RESMİGEÇİT

Geçme.:HULUL

Geçmiş ve harcanmış emek.:HAK

Geçmiş yaşantılara özgü öğelerle şimdiki yaşantı arasında bağ kurma gücü,muhayyile.:İMGELEM

Geçmişe duyulan özlem. :NOSTALJİ

Geçmişte işlenmiş,mahkemece ispatlanıp cezalandırılmış olan suç.:APAR

Gedik,yarık. : RAHNE

Gelecek bilim.:FÜTÜROLOJİ

Gelecek zaman,yarın.:FERDA

Gelecekçilik.:FÜTÜRİZM

Gelen evrak. : VARİDE

Gelen ışıkları yansıtan araç.:REFLEKTÖR

Gelenek olarak gelen ve beğenilen.:MESURE

Gelenek. : ANANE

Geleneksel Türk evlerinde odalar arasında bulunan ve bir yönü avluya açılan mekan.:EYVAN : AYVAN

Geleneksel Anadolu yaşamını yansıtan yapıtlarıyla tanınmış kadın ressamımız. : ERENEYÜBOĞLU

Geleneksel Anadolu evlerinde,odada en saygın kişilere ayrılan baş köse. :TOR

Geleneksel Anadolu konut mimarlığında,ahşap yapılardaki çıkmaların altına çaprazlamasına konan dikdörtgen kesitli destek.:ELİBÖĞRÜNDE

Geleneksel Hawai dansı.:HULA

Geleneksel Hint mutfağında kullanılan çeşitli baharatların karışımına verilen ad.:MASALA

Geleneksel İspanyol şarkı ve dansı.:JOTA

Geleneksel İtalyan halk çalgısı.:OKARİNA

Geleneksel Japon evlerini dört bir yanından çevreleyen balkon.:ENGAVA

Geleneksel Japon okçuluğuna verilen ad. : KYUDO

Geleneksel Japon türkü ve şarkılarına verilen ad. : UTA

Geleneksel Türk evlerinde bulunan raf. : TEREK

Geleneksel Türk evlerinde, odalarda kapı yanında bulunan ya da kapının yer aldığı duvar boyunca uzanan, en az bir


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:47 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:36 am

Gemilerdeki usta gemicilere verilen ad.:MARNEL

Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan,güvertesiz büyük bir tekne türü.:MAVNA

Gemileri bağlamakta kullanılan üç yada dört kollu halat. : YOMA

Gemileri farklı iki su düzeyinin birinden ötekine geçirmek için yapılan ara havuz. : LOK

Gemileri iskele,rıhtım yada şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat.:PALAMAR

Gemilerin alabileceği yükü belirtmekte kullanılan bir tona eşit birim.:TONİLATO

Gemilerin baş bodoslamalarının her iki yanında,çapayı içine alabilen ve güverteye açılan demir zincirin geçtiği delik.:LOÇA

Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı.:ISKARMOZ

Gemilerin üst güvertelerinde ve palavralarında bulunan mutfak.:GALİ

Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. : KALAFAT

Geminin saatteki hızını ölçen alet. : PARAKETE

Geminin arkası,kıç.:PUPA

Geminin bağlı olduğu limanın adı yazılan düz veya yuvarlak kıç bölümü : AYNACIK.

Geminin baş ve kıç tarafında asıl güverteden yüksek olan kısa güverte. : KASARA

Geminin başka bir gemiden veya kıyıdan uzaklaşması.: AVARA

Geminin baştan ikinci direği.:GRANDİ

Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken.:FLOK

Geminin çektiği suyu belirtmek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konan işaretler.:KANA

Geminin devrilecek kadar yan yatması.:ALABORA

Geminin en geniş yeri. : MASTURİ

Geminin hangi devlete ait olduğunu gösteren bayrak. : BANDIRA

Geminin hızını artırmayı sağlayan ve baş bodoslamasının alt bölümünde yer alan şişkinlik.:BALB

Geminin içindeki en alt bölüm.: SİNTİNE

Geminin kaplama tahtalarının arasının doldurulup ziftlenerek,su geçirmez hale getirilmesi.:KALAFAT

Geminin kemerleri üzerine döşenmiş,baştan kıça kadar uzanan kısmı.:GÜVERTE

Geminin ön tarafı. : PRUVA

Geminin rüzgar alan yönü. : ORSA

Geminin rüzgar almayan yanı.:BOCA

Geminin rüzgar üstüne veya altına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme, bazısını germe işlemi. : TİRAMOLA

Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç.:PARAKETE

Geminin sol yanı.:İSKELE

Geminin su altında kalan kaplamalarının dış kısmı.:KARİNA

Geminin veya sandalın ön tarafı,baş bölümü.: PRUVA

Geminin yan kısmı.:BORDA

Geminin yükünün boşaltıldığı yada onarıldığı üstü örtülü havuz.:DOK

Geminin yürümesine hizmet eden direk,seren,ip,halat ve yelken takımı. : ARMA

Geminin zincirini toplayıp demirini kaldırmaya hazır bulunması.:APİKO

Gemisini deniz ticaretinde kullanan gemi sahibi.:DONATAN

Gemiyi baştan ve kıçtan halatla karaya bağlama. : ABAŞO

Gemiyi istenilen bir yerde tutmak için bir zincirle denize atılan gemi demiri.:ÇİPO:ÇAPA

Gemlik ilçesinin antik dönemdeki adı. : KİOS

Genç yanardağların çevresinde,karbondioksit ve metan gazı ile çeşitli hidrokarbon gazları sızdıran yarık veya delik.:MOFET

Genç, toy. : TORLAK

Gençken saçı sakalı ağarma.:İŞABE

Genel binalarda erkeklere ayrılmış tuvaletlere yerleştirilen ve işemeye yarayan gereç.: PİSUAR

Genel biyolojinin hücre bölümü,hücrebilim.:SİTOLOJİ

Genel kural.: DÜSTUR

Genel mağazalara mal bırakırken karşılığında alınan ticari belge.:RESEPİSE

Genel mağazaya bırakılan bir malı teslim eden bir malı teslim eden ve onun üzerinde rehin hakkı kuran emre yazılı senet. : VARANT

Genelevlerde ayak işleri yapan ve sırası geldiğinde mamaya vekalet eden kadın:ÇAÇA

Genelge. : TAMİM

Genelleştiği için yanlışlığına önem verilmeden kullanılagelen söz,deyim,terim,yaygın yanlış.:GALATIMEŞHUR

Genellikle 12 Martta görülen,Batı Karadeniz’e özgü şiddetli bir fırtına.:HUSUM

Genellikle 16 veya 17 Mayısta meydana gelen fırtına.:FİLİZKIRAN

Genellikle 20 Mayısta meydana gelen bir fırtına.:KOKULYA

Genellikle 29 Temmuzda meydana gelen bir fırtına.:KIZILERİK

Genellikle 31 Ağustos’ta meydana gelen bir fırtına.:MİRCAN

Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan II. Jeolojik çağın son dönemi.:GREGASE

Genellikle altına gömlek veya bluz giyilen örgü kazak.:SÜVETER

Genellikle arkasından yağmur getiren sert ve geçici yel.:BORA

Genellikle askerlerin giydiği konçlu ve kaba potin.: POSTAL

Genellikle bakterilerin neden olduğu sidik torbası iltihabı.:SİSTİT

Genellikle bayramlarda konuklara ikram edilen kokulu bir çörek.:NOKUL

Genellikle beyaz renkli ve damalısı da olan cilalanabilen billurlaşmış kireç taşı. : MERMER

Genellikle bir çiftçinin yanında çalışan işçi.:YANAŞMA

Genellikle bir çok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı.:SABO

Genellikle bir traktörün arkasına monte edilen ve zemini derince kazmaya yarayan alet.: RİPER

Genellikle birbirine ekli metal levhalardan oluşan soyut heykel.:STABİL

Genellikle boynuz yada hayvan başı biçiminde yapılmış içki dolabı.:RİTON

Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan,peynir,sucuk,salam gibi şeylerle süslenen çok küçük ekmek.:KANEPE

Genellikle dağlarda oluşan bir aşınma toprağı. : RANKER

Genellikle dipten dallanan,odunsu ve dikenli bir bitki.:ÇALI

Genellikle doğayı yansıtan fotoğrafları kadar “İshak Paşa Sarayı”, “Türkiye’nin Kuş İnsanları”, “Çölde Fırtına” gibi belgesel filmleriyle de tanınmış fotoğraf sanatçımız. : ERSİN ALOK

Genellikle dondurmanın yanında yenilen bir tatlı bisküvi. : KEDİDİLİ

Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi.:LİSANS

Genellikle eski bir sanat yapıtının,bir yazıtın çizilerek veya boyanarak yapılmış kopyası.:RÖLÖVE

Genellikle eski kahvelerde ve evlerde bulunan,duvara bitişik,alçak tahta sedir.:PEYKE

Genellikle eşeklere,bazen de atlara vurulan,kaşsız,enli,yayvan ve yumuşak bir çeşit eyer.:PALAN

Genellikle ev içinde giyilen hafif ayakkabı. : TERLİK

Genellikle gece kulüplerinde,pavyonlarda genç bir kadının müzik eşliğinde dans edip soyunarak yaptığı gösteri.: STRİPTİZ

Genellikle genç kızlarda görülen kansızlık.:KLOROZ

Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı,ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği.:TABİR:DEYİM

Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin.:GÜDERİ

Genellikle giysinin yaka,kol,etek çevresine kendi kumaşından veya başka kumaştan geçirilen ince şerit.: BİYE

Genellikle gömlek yapmakta kullanılan,çizgili ve ince bir pamuklu kumaş.:ZEFİR

Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez,naylon v.s.’den yapılmış örtü.:TENTE

Genellikle hamsi veya sardalye balığından yapılan zeytinyağlı ve tuzlu balık ezmesine verilen ad.:ANÇÜEZ

Genellikle hamurunda yumurta bulunan, özel biçim verilmiş İtalyan kökenli çubuk. : GRİSSİNİ

Genellikle haşlandıktan sonra salata olarak yenilen,deniz kenarlarında ve tuzlu topraklarda yetişen otsu bir bitki.:DENİZ BÖRÜLCESİ

Genellikle hayvan postundan yapılan başlık.:BÖRK

Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan,hayvanların kemik,kıkırdak,vb dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam,renksiz,kokusuz bir madde.:JELATİN

Genellikle Hindistan’da dokunan,özel motifleri olan değerli bir yün kumaş.:ŞAL

Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli maddeler.:ELYAF

Genellikle kadınların denize girerken saçları ıslanmasın diye kullandıkları başlık.: BONE

Genellikle kahveyle birlikte yenilen bir tür çikolata. : TRÜF

Genellikle kıldan dokunan büyük çuval.:HARAR

Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma.:ÇUL

Genellikle kısa kollu,pamuklu spor gömlek.:TİŞÖRT

Genellikle kışın akan,yazın kuruyan küçük çay : DERE

Genellikle kibrit çöpleriyle oynanan bir oyun.:NİM

Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı bir ya da birkaç yanı açık sofa. : HAYAT

Genellikle kuşak arasında taşınılan ve kalemliği ile hokkası bir arada olan yazı takımı. DİVİT

Genellikle kürkten yapılmış omuz atkısı : ETOL

Genellikle mantardan yapılan tıpaları çekmeye yarayan burgu. :TİRBUŞON

Genellikle mısır unundan yapılan bir tür pide.:KİRDE

Genellikle midenin bozulmasından ötürü dilin üzerinde oluşan beyaz tabaka. : PAS

Genellikle Museviler için,İslam dinine dönmüş olan.:AVDETİ

Genellikle operalarda bazen da senfonik şiirlerde sık sık yinelenen küçük melodi parçası.:LAYTMOTİF

Genellikle ölçü aygıtlarında gösterge çizelgesi.:SKALA

Genellikle polyester yada fiberglastan yapılan gazete satış kabini.:MOBO

Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altında bulunan güverteye verilen ad.:PALAVRA

Genellikle resmi yerlerde,resmi işlerde uyulması gereken kural,yol ve yöntemlerin tümü.:SEREMONİ

Genellikle sevecen ve hüzünlü bir konu işleyen küçük lirik şiir.:ELEJİ

Genellikle sığırların kanını emen,onları sokarak ve vızıltılarıyla çok rahatsız eden iri bir sinek.:BÜVELEK

Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen,yük taşımaya yarayan,kaba ve dayanıklı sepet.:KÜFE

Genellikle şeker hastalarının kullandığı tatlandırıcı : SAKARİN

Genellikle tahıl ölçmekte kullanılan bir ölçek.:KİLE

Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer,depo.:ARDİYE

Genellikle tiyatro ve sinemada konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse.:FİGÜRAN

Genellikle topla yapılan yaylım ateş. : SALVO

Genellikle tütsü için yakılan,hekimlikte kullanılan bir ağaç sakızı.:GÜNLÜK

Genellikle uluslar arası bir serginin yapımcılığını üstlenen kişi. : KÜRATER

Genellikle Uzakdoğu ülkelerinde B vitamini eksikliğinden doğan bir hastalık. : BERİBERİ

Genellikle üstü mermer,tek ayaklı yuvarlak masa.:GERİDON

Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılan koyu pekmez. : BULAMA

Genellikle Venedik’te kullanılan yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık.:GONDOL
Gelin çiçeği.:KALA

Gelin duvağı da denilen ve güzel renkli çiçekler açan dikenli ve tırmanıcı bir bitki.: BEGONVİL


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:46 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:37 am

Genellikle yakmak için kullanılan iri saman.:KES

Genellikle yelken bezinden veya meşinden yapılmış büyük heybe. : HURÇ

Genellikle yeşilken yenen sert sulu bir tür erik.:CANERİĞİ

Genellikle yumuşak,ince kumaştan yapılan ev içi kadın giysisi.:NEGLİJE

Genellikle yüzük yapımında kullanılan değerli bir taş.:AKİK

General veya amiral aşamasındaki askerler.:ERKAN

Genetik olarak birbirinin aynı olan canlılar.:KLON

Geniş açılı manzara. : PANORAMA

Geniş ağızlı büyük testi.:ENEZ

Geniş bir görüş sağlamak için yüksek bir yere yapılan küçük kule.:GAZEBO

Geniş bir sahnenin 55 mm lik film üzerindeki görüntüye sığdırılmasından sonra göstericiye takılan,ikinci bir merceğe sıkıştırılmış görüntüyü,asıl büyüklüğüne çevirmesi temeline dayanan geniş perde ve 3 boyutlu sinema tekniği.:SİNEMASKOP

Geniş bir yüzeyin sulandırılmış mürekkep,kurum boyası yada suluboyayla hiç fırça izi kalmayacak biçimde boyanarak örtülmesi. : LAVİ

Geniş cadde. : BULVAR

Geniş gagalı böcekçil çobanaldatanlara verilen genel ad. : KECİSAĞAN

Geniş kenarlı silindir şapka. : BOLİVAR

Geniş kollu sabahlık.:KİMONO

Geniş kulplu kap. : LENGER

Geniş ölçüde kahve,kakao,kauçuk gibi ürünler yetiştirilen işletme.:PLANTASYON

Geniş sofa.: DİVANHANE

Geniş şal. Uzun omuz atkısı. : ETOL

Geniş ve derin ağızlı mağara.:KUYLUÇ

Geniş ve derin bilgisi olan. : MÜTEBAHHİR

Geniş yapraklı bir süs bitkisi.:DEVE TABANI

Geniş yapraklı,çiçekleri kokulu bir ağaç ve bu ağacın kestaneye benzeyen yemişi.:ATKESTANESİ

Geniş,engin : VASİ

Geniş,enli.:ARİZ

Geniş,etli ve tüylü yaprakları olan,kırda yada su kıyılarında yetişen bir bitki.:KABALAK

Genişlik. : VÜSAT

Genizden konuşan,hımhım.:GENZEK

Genizsi,genzel.:NAZAL

Genleşme ölçer.: DİLATOMETRE

Geometri.:HENDESE

Geometrik biçimlerde kesilmiş küçük ahşap parçaların büyük bir yüzey oluşturmak üzere birbirleriyle geçmeli olarak birleştirilmesi tekniği.:KÜNDEKARİ

Geometrik cisimlerin nitelikleriyle ilgili özelliklerini ve bağıl konumlarını,biçim ve büyüklüklerinden ayrı olarak alıp inceleyen geometri dalı.:TOPOLOJİ

George William Russell (takma adı). : AE

Geothe’nin Faust’undaki entelektüel iblis.:MEFİSTO

Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş.:İRFAN

Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan sanat akımı.:NATÜRALİZM

Gerçek anlamının dışında kullanılan kalıplaşmış söz grubu. : DEYİM

Gerçek hak sahibinin haklarını kullanamaması gibi sebeplerin varlığı halinde onun yerine (kanuni temsilci olarak) bir malı yönetmek veya bir işi görmek üzere atanan kimse.: KAYYUM:KAYYIM

Gerçek olan,gerçeğe yada aslına dayanan.:OTANTİK:ORİJİNAL

Gerçek olmayan,hayali.:FANTASTİK

Gerçek öznesi olmayan eylemlere verilen ad. : EDİLGEN

Gerçekleşme.: TAHAKKUK

Gerçekleşmiş olan eylem yada iş.:OLUT

Gerçekleştirilmesi olanaksız tasar yada düşünce.:ÜTOPYA

Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi,eytişim.: DİYALEKTİK

Gerçekte herhangi bir ülkede ilk olarak yaşayan insanlara, günümüzde ise Avustralya yerlilerine verilen ad. : ABORİJİN

Gerçekte var olmayıp var sanılan,var diye düşünülen,kuruntuya dayanan.:MEVHUM

Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan. : SANAL

Gerçekten öyle olmadığı halde öyle sanılan. : İTİBARİ

Gerçekten,doğrusu,hakikaten.:FİLHAKİKA

Gerçekten.:ELHAK

Gerçeküstücü.:SÜRREALİST

Gerçeküstücülük.:SÜRREALİZM

Gereç.:MATERYAL

Gerede ve Kızılcahamam arasında E-5 karayolunun Köroğlu Dağlarını aştığı yüksek geçit.:AKYARMA

Gereğinde kullanmak için saklanan tahıl.:ZAHİRE

Gerek çözgüde,gerek atkıda,almaşık olarak bir açık bir koyu renk iplik kullanılarak dokunan,yünlü yada pamuklu dokuma.:FİLAFİL

Gerek Müslümanlar gerek Hindular tarafından büyük saygı gösterilen ve adına Şadi denilen düğün günü şenlikleri düzenlenen Hintli Veli.:GAZİMİYAN

Gerekçe. : ESBABI MUCİBE

Gereken, yiyecek, içecek şeyler. : NEVALE

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter,ajanda.:ANDAÇ

Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan kimse.:ALAYLI

Gerekli.:MUKTEZA: MUKTAZİ.: BECİT

Gerekme. : İKTİZA

Gerekmezcilik.:PERİPATEİZM

Gereksiz, anlamsız, boş söz. : LAKLAKA

Gereksiz,fazla.:ZAİT

Gerektiği zaman kullanılmak için saklanan tahıl. : ZAHİRE

Gerektiğinde tüfeğin namlusuna da takılabilen bir süngü türü.:KASATURA

Geri alma.:İSTİRDAT

Geri çevirme. : İRCA

Geri dönen.:RACİ

Geri kalan,kalan.:MÜTEBAKİ

Geri ödeme. : RAMBURSMAN

Geri zekalıların egemen olduğu toplum düzeni.:İDİOKRASİ

Gerileme,geri çekilme.:RİCAT

Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık. : KULAÇ

Gerileyiş,çöküş içinde olan.:DEKADAN

Gerilim yokluğu. : ATONİ

Gerilmiş halatla taşıma. : VARAGELE

Geriye doğru uçabilen küçük bir kuş. : KOLİBRİ

Germanyum ve silisyum elementlerinin iletkenliklerinden yararlanmayı sağlayarak elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan alet.:TRANSİSTOR

Germanyum’un simgesi.:GE

Getirim.:RANT

Geven cinsinden sarı çiçekli ve dikenli çok yıllık bodur çalı. Bu bitkinin saplarından elde edilen zamk.:ANZAROT

Gevenden çıkarılan bir tür zamk.:KİTRE.:KESTERE

Geveze,sözünü bilmez anlamında yerel bir sözcük.:VAZALAK

Geveze. : RAAT : LAFAZAN.:ÇALÇENE

Geviş getiren hayvanlarda,dört bölümlü midenin dördüncü bölümü.: ŞİRDEN

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak,kemik çıkıntısı.:BAKANAK

Geviş getiren hayvanların dört gözlü olan midelerinin üçüncü gözü.:KIRKBAYIR

Gevrek ve lezzetli bir elma cinsi.:FERİK

Gevşek bükümlü olarak hafif katranlı kendirden yapılmış ince halat.:MÜRNEL

Gevşek,iş bilmez,tembel.:SALPA

Gevşemek,ek yerlerinden ayrılmak,oynamak.:KAĞŞAMAK

Geyik derisinden yapılmış yumuşat ve mat meşin.:GÜDERİ

Geyik dikeni.:ALIÇ

Gezegen.:PLANET

Gezen ada,saz ada,Sazak gibi adlar da verilen ve sazlardan oluşarak bir göl içinde yüzen ada.:HOPAL

Gezgin derviş.:ABDAL

Gezgin samuray. : RONİN

Gezici köy satıcısı.:ÇERÇİ

Gezinti,seyahat.:TURİNG

Gezme, gezinti. Göz gezdirme, seyretme. : SEYRAN

Gırtlağın ön ve alt bölümlerinde bulunan,salgısını kana veren,çok damarlı önemli bir bez.:TİROİT

Gırtlak çıkıntısı.:ADEM ELMASI

Gırtlak.:HANÇERE

Gırtlaktaki aşırı ve süreğen iltihap.:LARENJİT

Gidiş. : AZİMET

Gine’nin para birimi.:SİLY

Girecek yer,kapı,girinti.:MEDHAL

Giresun yakınlarında bir burun. : YOROZ

Giresun-Şebinkarahisar karayolunda bir dağ geçidi. : ŞEHİTLER

Girida da denilen,eti lezzetli bir balık.:LAHOS

Giriş bölümünde kış mevsimini konu edinen kaside. : ŞİTAİYE

Giriş müziği. : PRELÜD

Giriş ücreti.:DUHULİYE

Giriş,önsöz.: DİBACE

Girişik bezeme.:ARABESK

Girit ablukasında ve 1877 Rus savaşında yararlılıklar göstermiş,Osmanlı devletinin son kaptanı deryası.:VESİMPAŞA

Girit’in efsanevi kralı. : MİNOS

Git,defol anlamında argo sözcük.:OKSO

Gitar eşliğinde seslendirilen Portekiz halk şarkısı. : FADO

Gitar ve kastanyet eşliğinde çiftler tarafından oynanan ünlü bir İspanyol dansı.:FANDANGO

Giyeceklerin karşılıklı iki yanını birleştirmekte kullanılan,bir halka ve çengelden oluşan araç,agraf.:KOPÇA

Giyim eşyası alanında uzmanlaşmış moda desinatörü.:STİLİST

Giyim gösterisi.:DEFİLE

Giyim süslemede,çanta,şapka,sepet örmede kullanılan parlak,renkli ve dayanıklı bir şerit.:RAFYA

Giyiminde,tavır ve davranışlarında,beğenilerinde aşırı bir özenti içinde olan erkek.:DANDİ

Giysi altına giyilen etek.:JÜPON

Giysi dolabı.:GARDROP

Giysi kesimi, kesimle verilen biçim. : KUP

Giysi vs işlemek için kullanılan küçük,pırıltılı pul.:PAYET

Giysi yada başka bir şeyin kenarını kıvırıp yapılan dikiş.:SIÇANDİŞİ

Giysi,perde gibi şeylerin kenarlarına dikilen kırmalı yada büzgülü süs,farba,fırfır.:FARBALA

Giysi. : LİBAS: ESVAP: FİSTAN.:RUBA

Giyside bir kol kesimi türü.:JAPONE

Giysilerde bazı yerlerden,içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm.:PENS

Giysilerde dikişli kıvrım.:PASTA

Giysilerde omuzları kaplayan ve yakaya doğru uzanan kol. : REGLAN

Giysilerde omuzların dik durması için konulan parça.:VATKA

Giysilerde sırtı örten büyük ve devrik yaka.:EĞİNDİRİK

Giysileri güveden korumak için kullanılan antiseptik bir madde.:NAFTALİN

Giysilerin etek,kol,yaka parçalarına,perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten bezi.:EKSTRAFOR

Giysilerin kol,yaka,etek kenarlarına dikilen şerit yada kaytan.:ZIH

Giysilerin üstüne giyilen,önü açık bir tür üstlük.:DOLAMA

Giysinin kenarına paralel olarak yapılan kendi kumaşından süs. : BİYE

Giysinin omuzla göğüs arasında kalan bölümüne eklenen parça.:ROBA

Gizemcilik.:MİSTİSİZM

Gizemli eski yazı.:RUNİK

Gizemli zatürree de denilen akut solunum yetersizliği sendromunun kısa yazılışı.:SARS

Gizleme,örtme.: SETR

Gizli bilimler ve kimya üzerine yazdığı yapıtlarıyla tanınmış XIV. Yüzyıl Türk bilim adamı.: CİLDEKİ

Gizli bir anlamı olan, bir şeyi ima eden. : MANALI

Gizli düzen. : TOZAK

Gizli görevli. : AJAN

Gizli oyun.:DALAVERE

Gizli öğreticilik. : EZOTERİK

Gizli veya ince alay,saraka.:İSTİHZA

Gizli yazılar,şifreli belgeler bilimi yada incelemesi.:KRİPTOLOJİ

Gizli yer,köşe bucak.:TUN

Gizli,saklı,gizlenmiş.: PİNHAN:MAHFİ.:MEKNİ.:HAFİ

Gizlice söyleyip haber vermek. : AKOZLAMAK

Gizlilik taşıyan belge.:KRİPTO

Gizlilik.:MAHREMİYET

Gizliyi arayan.:MÜTECESSİS

Gobene’de denilen bir balık. : TORBİL

Gol pası. : ASİte topu çukura sokmak amacıyla yapılan uzun vuruş.:DRİVE

Gomalak da denilen ve cilacılıkta kullanılan hayvansal kökenli reçine.:ŞELLAK


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:47 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:48 am

Gonçarov’un, uyuşuk ve iradesiz bir toprak sahibinin portresini çizdiği ünlü romanı. : OBLOMOV

Gondola benzer kayık. : PEREME

Gondolcu şarkısı.:BARKAROL

Gotik mimarlıkta görülen ve bir çatının üstünde yer alan küçük kule. : PİNAKOLO

Göbek,kuşak.:BATIN

Göç,göçme.:MUHACERET

Göçebe bir kuş. : TURNA

Göçebe çadırı,oba anlamında eski sözcük.:HİBA

Göçebe çadırı.:ÇERGE

Göçebe ve ilkel olarak yaşayan yağmacı topluluk.:HORDA

Göçebe ve yarı göçebe Türkmenler arasında, genellikle ölülerin ardından söylenen ağıt ve bozlağa benzer türkü. : YAKIM

Göçebe ve yolcuların yolculuk yada göç sırasında konakladıkları yer.:KONALGA

Göçebe, eti için avlanan bir kuş. : ÇULLUK

Göçebelik:. BETAET

Göçerlerin el tezgahlarında dokudukları,çoğunlukla giysilerde kullanılan şeritlere verilen ad.:ÇARPANA

Göçmen. :MUHACİR

Göçücü balıkların Akdeniz’den Karadeniz’e çıkması. : ANAVASYA

Göçücü balıkların Karadeniz’den Akdeniz’e geçmesi. : KATAVASYA

Göçüşme,yer değiştirme.:METATEZ

Göğe bakmaktan korkma.:URANOFOBİ

Göğe çıkma.:MİRAÇ

Göğse veya akciğer hastalıklarına ait,göğüs hastalıklarına ilişkin.:PEKTORAL

Göğün en yüksek katı.: ARŞ

Göğün en yüksek yeri.:AYYUR

Göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar,göğüs zarı.:PLEVRA

Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi.: TİMÜS

Göğüs, bağır.: DÖŞ : TORAKS

Gök bilim.:ASTRONOMİ:FELEKİYAT

Gök biliminin,matematik ve fiziğin yalnız temel kavramlarından yararlanarak en belli başlı olayları ele alan dalı.:KOZMOGRAFYA

Gök boşluğu.:CEVV

Gök cisimlerinin doğması.:MATLA

Gök cisimlerinin yükseltisini ölçmekte kullanılan araç.:USTURLAP

Gök gürültüsü ve yıldırım çarpması korkusu.:KERANOFOBİ

Gök gürültüsü ve yıldırımdan aşırı derecede korkma. : ASTRAFOBİ

Gök küreyi gösteren alet.:NAVİSFER

Gök mavisi.:FİRUZE

Gök yakut da denilen süs taşı. : SAFİR

Gökada.:GALAKSİ

Gökbilimde güney açısına verilen ad.:AZİMUT

Gökbiliminin,matematik ve fiziğin temel kavramlarından yararlanarak en belli başlı olaylarını ele alan dalı. : KOZMOGRAFYA

Gökçe adanın eski adı.:İMROZ

Gökçeada’da yurdumuzun batıdaki en uç noktası olan burun. : AVLAKA

Gökkuşağı ,eleğimsağma. : ALAİMİSEMA:ALKIM .:TİRAJE

Gökküresinde üzerinde on iki burcun eşit olarak dağıldığı kuşak. : ZODYAK

Gökküreyi gösteren alet. : NAVİSFER

Gökler.:EFLAK

Göklerin en yüksek katı. : ARŞ

Gökova körfezi kıyısında turistik bir belde. : AKYAKA

Gökova Körfezi’nin en güzel koylarından biri. : OKLUK

Gökova körfezinin güney kıyısında doğal güzelliğiyle ünlü bir koy.:BÖRDÜBET

Göksu’nun eski adı.:ARETAS

Göktaşı. Taş meteorit. : AEROLİT

Gökteki ay. : MAH

Göktürk devletinin batı bölümünün başkanına verilen unvan.:ŞAD

Gökyüzü. : ASUMAN

Göl bilim.:LİMNOLOJİ

Göl kenarlarından çıkarılan ve çiçekçilikte kullanılan değerli bir toprak.:TORF

Gölge oyununda (karagöz) göstermeliğin kaldırılması sırasında çalınan tiz sesli kamış düdük.:NAREKE

Gölge. : SAYE

Gölgede kalan taraf.: KUZ

Gölgede kuruması için tütün yapraklarının asıldığı üstü kapalı yer.:ARAN

Gölgeler. : ZILAL

Gölgelik. : SAYEBAN : TENTE

Gölleri inceleyen bilim dalı. : LİMNOLOJİ

Gömlek. : KAMİS

Gömülmüş olan,gömülü.:MEFTUN

Gönderilmiş.:MÜRSEL

Gönderme , yollama. : İRSAL

Gönderme kağıdı. : İRSALİYE

Gönlü rahat. Sessiz,sakin. : ASUDE

Gönül alıcı davranış, kompliman.:CEMİLE

Gönül alma.: TALTİF

Gönül ayartıcı,cilveli.:FETTAN

Gönül okşayıcı söz,ilgi gösterici söz.:KOMPLİMAN

Gönül temizliği,içtenlik.:HULUS

Gönüllü ve karşılıksız yapılan.:HASBİ

Gördek balığına verilen bir başka ad.:İLİK

Gördek.:ACIBALIK

Göreceli. : İZAFİ:BAĞIL

Gören,görücü.:RAİ

Görevden alma, işten uzaklaştırma. : AZİL

Görevden almak.:AZLETMEK

Görevi sadece şarap dağıtmak olan garson.:SOMELİYE

Görgülü,terbiyeli,olgun kimse.:ÇELEBİ

Görgüsüz, kaba saba kimse” anlamında argo sözcük. : ZONTA

Görgüsüz,kaba,anlayışı kıt kimse.:HÖDÜK

Görgüsüz,sonradan görme.:GÖKGÖRMEDİK

Görgüsüz.:CUDAM

Görkem, ihtişam, şatafat, tantana. :DEBDEBE. :ŞAŞAA :HAŞMET :MUTANTAN

Görme.:RÜYET

Görmede hiçbir bozukluk olmadığı halde okuma yetisinin yok olması. : ALEKSİ

Görsel bir sunumu içeren özel dosya.:PORTFOLYO

Görsel olarak hazırlanmış bulmacalara verilen ad.:REBUS

Görsel sanatlar ve müzik alanlarında,1960’ların sonlarında NewYork kentinde ortaya çıkan,biçimde aşırı sadeliği ve nesnel yaklaşımı savunan akım.:MİNİMALİZM

Görsel sanatlarda figürlerin çarpıtılmış gibi gösterildiği perspektif tekniği. : ANAMORFOZ

Görsel-işitsel.:ODYOVİZÜEL

Görülen alemin ötesi.: MAVERA

Görülen bir şeyi ya da nesneyi edinme isteği; gıpta. : İMREN

Görülmüş,tanık olunmuş.:MEŞHUT

Görüngü bilimi. : FENOMENOLOJİ

Görünmez alem.:GAİP

Görüntüleme.: KLİP

Görüntüleri çekmeye yarayan aygıt. : KAMERA

Görünürdeki gemilerle haberleşmek için bir kıyı üzerine kurulmuş işaretleşme merkezi.:SEMAFOR

Görünüşe göre,görünüşte.:SURETA

Görünüşte zararsız gibi duran ve küçük bir dokunuşta patlayan bir tür tuzak. : BUBİ

Görünüşü korku ile karışık saygı uyandıran.:HEYBETLİ

Görünüşü ve davranışıyla korku veren iriyarı adam.:IZBANDUT

Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif ses.:PUS

Gösterge bilim.:SEMİYOTİK

Gösterge bilimi. : SEMİYOLOJİ


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:47 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:49 am

Göstergebilim.:SEMİYOTİK

Gösteri sanatlarında oyunculardan oluşan topluluk.:CAST

Gösteri.:NÜMAYİŞ

Gösteri.:TEZAHÜRAT

Gösterildikçe ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve “görünce” anlamına gelen terim. : AVİSTO

Gösterim.:VİZYON

Gösteriş,göz kamaştırma.:ALAYİŞ

Gösteriş,ihtişam.:GÖRKEM

Gösteriş,kabadayılık.:LOLO

Gösteriş,şatafat.:CAFCAF

Gösterişi seven, varlıklı kimse.: KALANTOR

Gösterişi ve özentisi olmayan.:BABAYANİ

Gösterişli,görkemli,şatafatlı.:MUTANTAN

Gösterişli,haşmetli.:HAŞİM

Gösterişli,şatafatlı.:CAFCAFLI

Gösterişli,yakışıklı.:ALENGİRLİ

Gösterişsiz,sade yaşamaktan yana olan.:KALENDER

Gösterme, ortaya çıkarma. : İZHAR

Gösterme,tayin etme.:İRAE

Göstermelik.:MOSTRA

Götürü iş yapan.: TAŞERON

Götürü, toptan. : KABALA:KESENE

Götürü;belli miktarda.:MAKTU

Gövde heykeli.:TORS

Gövdesi , kabuğu soyulduktan sonra yenilen veya turşusu yapılan yumru köklü, beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. : GİMİ

Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış uzun saplı saz.:REBAP

Gövdesi kızıl,ayakları ve yelesi kara olan at.:DORU

Gövdesi kızıl,ayakları ve yelesi siyah renkli olan at.:DORU

Gövdesi üç köşeli ve üç telli Rus halk sazı.:BALALAYKA

Gövdesinin çevresi 30 metreyi aşabilen bir sıcak ülke ağacı. : BAOBAP

Gövdesinin ortası kum saati biçiminde boğumlu,iki yüzlü Japon davullarının genel adı.:TSUZUMİ

Göz alıcı parlak renkleri olan,iri gövdeli bir papağan.:ARA

Göz alıcı ve gösterişli olma,debdebe,ihtişam,tantana,haşmet,şatafat.:GÖRKEM

Göz alıcı, göze çarpıcı,alımlı. : FRAPAN

Göz alıcılık,parlaklık.:REVNAK

Göz bebeği.:HADEKA

Göz bilimci.:OFTALMOLOG

Göz çukuru. :ÇANAK

Göz hastalığı sonucu ışıktan duyulan aşırı korku. : FOTOFOBİ

Göz hekimliği.:OFTALMOLOJİ

Göz kapaklarının altında bir takım kabarcıkların belirmesiyle başlayan,körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı bir hastalık.:TRAHOM

Göz küresi.:GLOP

Göz perdesi, aksu. : KATARAKT

Göz tansiyonu.:GLOKOM

Göz yuvarının pigment ve kan damarları içeren katmanı.:UVEA

Göz.: DİDE

Gözbağcı, büyücü. : RAİB

Gözbebeğinin doğuştan yokluğu.:AKORİ

Gözde ağ tabakada yer alan,sarı renkli küçük çukur.:MAKULA

Gözde iris ile billur cisim arasında bulunan boşluk. : ARTODA

Gözde oluşan ince tabaka.:KONAK

Gözde sarıya çalan kestane rengi. : ELA

Gözdeki ağ tabaka. : RETİNA

Gözdeki arpacık.:İT DİRSEĞİ

Gözdeki billur cismin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen körlük,aksu,göz perdesi.:KATARAKT

Gözdeki iris tabakasının iltihaplanması. : İRİTİS

Göze çarpan,alımlı. : FRAPAN

Göze çekilen sürmeyi yapma ya da sürme çekme sanatı.:KİHALET

Göze takılan mercek. : LENS

Gözenek,küçük delik.:POR

Gözenek.:MESAME

Gözenekli bir peynir türü.:GRAVYER

Gözetmen,gözetici.:SÜRVEYAN

Gözle görülmeyen,mor ışının ötesinde yer alan,yapay olar da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım,mor ötesi.:ULTRAVİYOLE

Gözle görülmeyen,yapay olarak elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım,ultraviyole.:MORÖTESİ

Gözlem evi.:RASATHANE

Gözlem.:MÜŞAHEDE

Gözleme dayalı tıbbi teşhis yönteminin babası olan Yunanlı doktor.:HİPOKRAT

Gözleme.:TARASSUT

Gözlemevi. : OBSERVATUAR

Gözlenebilen,duyularla algılanabilen her şey.:FENOMEN

Gözler, pınarlar, kaynaklar. : UYUN

Gözleri ağrılı ve kirpikleri dökülmüş kimse.:CİPİ

Gözleri görmeyen. : AMA

Gözpınarları. : AMAK

Gözü kapalı inanılan düşünce, doğma. : İNAK : NAS

Gözü yaşarmak,ağlayacak duruma gelmek.:DOLUKMAK

Gözün içini aydınlatıp görmek ve gözü muayene etmek için kullanılan aynaya verilen ad. : OFTALMOSKOP


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:49 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BULMACA SÖZLÜĞÜ 'G'

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:51 am

Gözün ön odasına kan dolması.: HİFEMA

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.:ASTİGMATİZM

Gözüpek. : ACAR

Gözyaşı ile ilgili. : LAKRİMAL

Gözyaşı kanalcığı içinde oluşan taş.:DAKRİYOLİT

Gözyaşı.: EŞK

Gözyaşı.:ABIÇEŞM

Gözyuvarının pigment ve kan damarları içeren katmanı.:UVEA

Gramerde biçim bilgisi,yapı bilgisi.:MORFOLOJİ

Gramerde çıkma durumu.:ABLATİF

Gramerde örnekseme.:ANALOJİ

Gramerde özne.: SÜJE

Gramerde,yükleme durumu.:AKUZATİF

Grandi ve bocurum direkleriyle donatılmış iki direkli yelkenli tekne.:YOVL

Granitle aynı kimyasal yapıda,içinde mikrolitler olan kayaç.:LİPARİT:RİYOLİT

Gravür,desen yada fotoğrafın yerleştirildiği çerçeve.:PASPARTU

Greyfurt.:ALTINTOP

Gri rengin çeşitli tonlarını kullanarak yapılan ve oyulmuş kabartma izlenimi uyandıran resim.:GRİZAY

Gri renkli,sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası,katmanbulut.:STRATUS

Gri renkli,sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası.:STRATUS

Gri veya sarı renkte,etçil bir sinek cinsi.Çulluk sineği.:YEPTİS

Grip,paçavra hastalığı.:ENFÜANZA

Grönland adasının başkenti.:NUUK

Grup, kategori. : ULAM

Guatemala’daki en büyük Maya kenti ve tören merkezi.:TİKAL

Guatemala’nın para birimi. : KETZALİ

Guatr.:GUPA.:GUŞA

Gurbete gitme.:CELA

Gurbette yaşayan,yabancı,garip.:ELGİN

Gurur. : AZAMET

Gübre ve ilaç olarak kullanıldığı gibi, barut yapımında da yararlanılan beyaz kristalize bir madde, potasyum nitrat.:GÜHERÇİLE

Gübre,tezek.:KEMRE

Gübreyi dışarıya atmak için ahırların duvarına açılan delik.: PÖNEK

Gücenme,kırılma.:İĞBİRAR

Gücenmiş,dargın,küskün.:MUĞBER

Gücü de denilen ve bez tezgahında ipliği ayarlayan tarak.:NİRE

Gücü tükenmiş,yorgun,bitkin.: ARGIN

Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar. : İSLİM

Güç durumlarda,davranışlarını ahlak kuralları yada düzenli bir düşünceden çok,çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan tutum.:OPORTÜNİZM

Güç vermek,güçlendirmek.:PEKİTMEK

Güç,kuvvet,takat.:HAVİL

Güç,kuvvet.:ÇELİM

Güçlü korku,yılgı.:FOBİ

Güçlü ve gösterişli,iri yarı kadın.:BABAÇKO

Güçlü, şiddetli etki. : ZARP

Güçlü,kuvvetli,sağlam,dayanıklı,sert.: BEKEN

Güçlü,yürekli,bahadır.:NERİMAN

Güçlüğü yenip bir yeri ele geçiren.:FERHAT

Güçlük,korkulacak tehlikeli durum.:VAHAMET

Güçlük,zorluk,sıkıntı.:MEŞAKKAT

Güçlük. : VUADET

Güçsüz bırakma,zayıf hale getirme.:İHAN

Güçsüz düşmek,yorulmak.:FARIMAK

Güçsüz,zayıf,aciz.:ZEBUN

Güdülenme. :MOTİVASYON

Gül ağızlı.:GÜLFEM

Gül bahçesi.:GÜLZAR:GÜLİSTAN:GÜLŞEN

Gül renkli, pembe.:GÜLGÜN

Gül toplayan.:GÜLÇİN

Gül yağı yapılırken yan ürün olarak elde edilen kokulu ve renksiz bir sıvı,gül suyu.:GÜLAB

Gül yanaklı.:GÜLİZAR

Gülarya da denilen bir balık.:CİRAN

Gülden yapılmış içki.:BADEGÜL

Güldeste. : ANTOLOJİ

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:53 am

Güldürü türünde kısa oyun.:SKEÇ

Güldürücü öyküler, fıkralar anlatıp hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyerek halkı eğlendiren kimse.:NEKRE

Güler yüzlü,güleç.:BESİM.:BEŞUŞ

Gülgillerden bir ağaç ve bu ağacın bahar olarak kullanılan nohut büyüklüğünde yemişi,kokulu kiraz.:MAHLEP

Gülgillerden bir ağaç ve bu ağacın muşmulaya benzeyen yemişi. : ÜVEZ

Gülgillerden bir ağaç,kuş kirazı,ılgıncar.:GELİN FENERİ

Gülgillerden bir ağaç.:ÜVEZ

Gülgillerden bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen kokulu yemişi.:AHUDUDU

Gülgillerden yabani bir ağaç ve bu ağacın mayhoş yemişi.:ALIÇ

Gülgillerden,bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık,erkeç sakalı,keçi sakalı.:ÇAYIRMELİKESİ

Gülgillerden,kaplamacılıkta kullanılan yabani bir ağaç,kuş kirazı.:ILGINCAR

Güllük körfezi kıyısında, Milas ilçesine bağlı turistik bir köy.: KIYIKIŞLACIK

Güllük körfezindeki Güllük koyunda güneye doğru çıkıntı yapan küçük bir yarım adada,Kıyıkışlacık kasabasının yanındaki Kayra kenti.:İASOS

Gülme,gülüş.:HANDE

Gülsuyu.:GÜLAB

Gülşeni tarikatında ilahiye verilen ad.:TAPUĞ

Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. : RÜKÜŞ

Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın.:RÜKÜŞ

Gülünç derecede dar ve kısa giyinmiş olan. : ZİBİDİ

Gülünç,garip,şaşırtıcı davranışları olan kimse.:MANYAK

Gülüt.:GAG

Gümrük idarelerinden mal çekmek isteyen kişilerin ellerinde bulunan konşimento veya yük senetlerini gemini kaptan veya acentesine ibraz ederek kapları için tanzim ettirdikleri teslim belgesi.:ORDİNO

Gümrüklerde mallara değer biçen görevli.:İSTİMATOR

Gümrüklere gelmiş ticari eşyanın konulduğu,korunduğu yer,ardiye.:ANTREPO

Gümüş balığı. : ATERİNA

Gümüş balığına benzer bir küçük balık. : ÇAMUKA

Gümüş beyazlığında bir element. : KADMİYUM

Gümüş parlaklığında,bilinen en hafif element.: LİTYUM

Gümüş parlaklığında,demir sertliğinde,kolay işlenir ve kolayca tel durumuna getirilir bir element.:NİKEL

Gümüş renginde bir element. : CIVA

Gümüş renginde bir element.:KOBALT

Gümüş renkli bir balık.:ÇAÇA

Gümüş sepet de denilen,pembe yada beyaz çiçekli bir saksı bitkisi.:ARABİS


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:49 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:53 am

Gümüş üstüne özel bir biçimde kurşunla işlenen kara nakış.:SAVAT

Gümüş ve altın sırma tellerle karışık dokunmuş ipekli bir kumaş türü.: DİBA

Gümüş veya altın tellerden yapılmış motiflerle süslü.:TELKARİ

Gümüş yada başka madenleri haddeden çekip sırma yapan kimse.:SIRMAKEŞ

Gümüş’ün simgesi.:AG

Gümüşbalığının küçüğü. : AFİS : İLARYA

Gümüşe benzeyen,gümüş gibi olan.:SİMİN

Gümüşhane ilinde, dikit ve sarkıtlarıyla ünlü bir mağara . : KARACA

Gümüşhane ilinde,kayak merkezi olan bir dağ. : ZİGANA

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi ile Erzincan sınırında,içinde yüzen adası da olan bir göl.:AHMEDİYE

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde antik bir kent.:SATALA

Gümüşhane’nin on km uzağında,sarkıt ve dikitleriyle tanınmış bir mağara.:AKÇAKALE

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde bir şelale.:TOMARA

Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bir yayla.:ALAZ

Gümüşhane’nin Torul ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir göl. : LİMNİ

Gümüşhane’nin Torul ilçesinde,tabiatı koruma parkı kapsamına alınan 18 krater gölünün ortak adı.:ARTABEL

Gün çiçeği,günebakan,gündöndü.:AYÇİÇEĞİ

Gün doğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. : SABA

Gün. : RUZ

Gün.:YEVM

Günah.:VEBAL

Günahtan dönme.: TÖVBE

Günahtan sakınma,züht. : TAKVA

Güncel. : AKTÜEL

Güncellik.:AKTÜALİTE

Gündüz sefası. : KAHKAHA ÇİÇEĞİ

Gündüzlü.:NEHARİ

Güneş biçiminde yapılmış olan mücevher.:AFTABE

Güneş bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. : ALAGÜN

Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren madde. : KLOROFİL

Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.:AKTİNOLOJİ

Güneş ışınlarıyla bazı hastalıkların tedavisi.:HELİOTERAPİ

Güneş ışınlarıyla tedavi.:HELYOTERAPİ

Güneş odası.:SOLARYUM

Güneş saati,yükseklik tahtası.:BASİTE:BASİTA

Güneş sistemindeki bilinen küçük gezegenlerin büyüklük sırasına göre ikincisi. : PALLAS

Güneş sisteminin 1993’de keşfedilen onuncu gezegeni. : KARLA

Güneş sisteminin 20 km/sn’lik hızla yöneldiği sanılan ve Herkül takımyıldızında yer alan uzay noktası.:GÜNEREK

Güneş topu.:ACEM LALESİ

Güneş tutulması.:KÜSUF

Güneş.: AFİTAP


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:49 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:54 am

Güneş.: AFİTAP.: ŞEMS.:HURŞİT.:HURŞİT

Güneşe en yakın olan gezegen,Merkür.:UTARİT

Güneşe uzaklık sırasında yedinci olan ve güneş çevresindeki dolaşımını 84 yılda tamamlayan gezegen.:URANÜS

Güneşin battığı yer, batı. : MAĞRİP

Güneşin doğduğu yer,doğu. : MAŞRIK

Güneşin doğduğu yerler,doğu tarafları.:MATALİ

Güneşin doğması. : TULU

Güneşin doğmasından az önceki zaman, tan, sabahın erken vakti. Tan yerinde güneş doğmadan önce beliren kızıllık. : FECİR

Güneşin her iki yanında parlak noktalar halinde beliren atmosfer ışık olayı.:PARHELİ

Güneşin yedi rengini ayrıştıran spektroskop.: TAYFBİN

Güneşin,yıldızların açısal yüksekliğini ölçmeye yarayan bir alet.:SEKSTANT

Güneşte yada hafif alevde kurutulmuş et.:KADİT

Güneşten yada yağmurdan korunmak için bir şeyin üzerine çekilen örtü.:SAYVAN

Güneşten yayılan ısı miktarını ölçmeye yarayan alet.: HELYOGRAF

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin para birimi. :RAND

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin yönetsel başkenti.:PRETORİA

Güney Afrika Cumhuriyetinde doğmuş veya uzun süredir orada yaşayan ve Afrikaans dili konuşan beyaz ırktan kişiler.:AFRİKANER

Güney Afrika Cumhuriyetinin plakası. : ZA

Güney Afrika ve Zimbabve’de yaşayan bir halk. : NDEBELELER

Güney Afrika’da yaşayan bir yaban kedisi.:İMPAKA

Güney Afrika’da yetişen ve bazı türleri bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kömeç halinde sarı, turuncu ya da beyaz çiçekler açan çok yıllık bitki. : GAZANİA : GAZANYA

Güney Afrika’ya ilk yerleşen Hollanda asıllı kimselere verilen ad. : BOERLER

Güney Amerika ırmaklarında yaşayan tatlı su balığı. : DORADO

Güney Amerika kemiricisi: AGUTİ

Güney Amerika kıtasında bir ülke.:SURİNAM

Güney Amerika ormanlarında yaşayan bir kuş.:İBİJO

Güney Amerika ormanlarında yaşayan bir kuş.Borazan kuşu. : AGAMİ

Güney Amerika ve Asya’nın tropikal bölgelerinde yaşayan,kısa hortumlu bir hayvan.:TAPİR

Güney Amerika yerlileri arasında en yaygın dil öbeği. : ARAVAK

Güney Amerika yerlilerinin kullandığı bir tür kaval.:KENA

Güney Amerika yerlilerinin kullandığı bir tür kement.:BOLA

Güney Amerika yerlilerinin manyok bitkisinin zehrini almak için kullandıkları araç.:TİPİTİ

Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri çok güçlü bitkisel zehir. : KÜRAR

Güney Amerika’da bozkırlara verilen ad.:PAMPA

Güney Amerika’da kanun yararına işler için Kızılderililerin tabi tutuldukları zorunlu çalışma.:MİTA

Güney Amerika’da Kızılderili halkın ülkelerinde toplumsal ve siyasal yaşamda belirleyici bir konuma gelmesini savunan hareket.:İNDİGENİSMO

Güney Amerika’da özellikle de pampalarda büyük sığır sürülerini güden çoban.:GOŞO

Güney Amerika’da sığır çobanlarına verilen ad.:GOŞO

Güney Amerika’da topraktan yapılan nefesli bir çalgı.:OKARİNA

Güney Amerika’da üretilen kaliteli bir kahve cinsi. : ARABİKA

Güney Amerika’da yaban hayvanlarını yakalamakta kullanılan kement.:LASO

Güney Amerika’da yapılan bir dans.:LAMBADA

Güney Amerika’da yaşayan bir maymun cinsi.:ATELES

Güney Amerika’da yaşayan devekuşuna benzeyen bir kuş. : REA

Güney Amerika’da yaşayan bir cins papağan.:ARA

Güney Amerika’da yaşayan çok iri ve zehirsiz bir yılan. : ANAKONDA

Güney Amerika’da yaşayan iri kemirici bir hayvan.:PAKARANA

Güney Amerika’da yaşayan mavi ve yeşil metalik yansımalı bir kuş.:AGAMİ

Güney Amerika’da yaşayan uzun kuyruklu bir tukan türü. : ARAKARİ

Güney Amerika’da yaşayan ve keseliler üst takımının bir familyasını oluşturan 66 memeli türünün ortak adı.:OPOSSUM

Güney Amerika’da yaşayan ve Patagonya Tavşanı da denilen kemirgen hayvan.:MARA

Güney Amerika’da yaşayan ve tepeli tavuk da denilen bir kuş.: HOAZİN


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:50 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:56 am

Güney Amerika’da yaşayan ve zehirli yılanları yiyerek beslenen zehirsiz büyük su yılanı.:MUSURANA

Güney Amerika’da yaşayan yırtıcı bir kuş.:KARAKARA

Güney Amerika’da yaşayan,dünyanın en büyük tatlı su balıklarından biri.:ARAPAYMA

Güney Amerika’da yaşayan,tukan ailesinden,rengarenk tüylü bir kuş.:ARASARİ

Güney Amerika’da yetişen bir kaktüsten elde edilen ve ejder meyvesi de denilen bir meyve.: PİTAHAYA

Güney Amerika’da yetişen kusturucu bir bitki.:İPEKA

Güney Amerika’da yetişen ve bu kıtadaki bir ülkeye adını veren ağaç. : BREZİL

Güney Amerika’da yetişen ve odunu doğramacılıkta kullanılan bir ağaç.:KUALİ

Güney Amerika’da yünü için yetiştirilen evcil alpaka türü. : PAKO

Güney Amerika’daki bozkırlara verilen ad.:PAMPA

Güney Amerika’daki dağ sırası. : AND

Güney Amerika’daki Titicaca gölünde yaşayan yerli bir halk.:URULAR

Güney Amerika’nın ikinci büyük gölü. : TİTİCACA : TİTİKAKA

Güney Amerika’nın nemli ormanlarında yaşayan kemirici bir hayvan. : AGUTİ

Güney Amerika’nın sıcak ve bataklık bölgelerinde yaşayan bir kuş. : HOAZİN:TEPELİ TAVUK

Güney Amerika’nın tatlı sularında yaşayan arapayma balığına verilen bir başka ad.:BİRARUCO

Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinde yetişen,armut büyüklüğünde ve lezzetli bir meyve.:ÇERİMOYA

Güney Amerika’ya özgü,tavşanı andıran iki memeli türünün ortak adı.:MARA

Güney Anadolu’da bir dağ. : AMANOS

Güney Anadolu’da yabani olarak yetişen,kırmızı çiçekli otsu bir bitki.:NAKIL

Güney Anadolu’da yaşayan Türkmenler arsında yaygın telli bir çalgı. : IRIZVA:KARADÜZEN

Güney Anadolu’da yaşayan ve halk edebiyatı şiir türlerinden birine adını vermiş olan Türkmen boyu. :VARSAKLAR

Güney Anadolu’da yetişen ve patatese benzer yumruları yiyecek olarak kullanılan bir bitki.:GÖLEVEZ

Güney Anadolu’da yetişen,patatese ve yer elmasına benzer yumruları yiyecek olarak kullanılan otsu bir bitki.:KOLAKAS

Güney Anadolu’daki konar göçer Türkmenler arasında göç kervanını yöneten genç kıza verilen ad. : ALADORLAR:ALADORLAK

Güney Anadolu’ya özgü,cevizli bir hamur tatlısı.:KEREBİÇ

Güney Asya kıyılarıyla Hint Denizinde yaz ve kış mevsimlerinde birbirine ters yönlerden esen geniş alanlı rüzgar.:MUSON

Güney Asya’da Hindu erkeklerinin geleneksel giysisi.:DHOTİ

Güney Ege ve Akdeniz kıyısı bölgelerimizde Çipura balığına verilen ad. :ALYANAK

Güney kutbunda yaşayan bir kuş.:PENGUEN

Güney ve Güneydoğu Anadolu da halk arasında domatese verilen ad. : BANADURA

Güney ve Orta Amerika’da yaşayan,postu benekli ve iri gövdeli bir hayvan.:JAGUAR

Güney yarımkürede bulunan parlak yıldız,Yıldırak.: SÜHEYL

Güney, güney rüzgarı, kaba yel. : LODOS

Güneydoğu Asya’da özellikle Laos’ta kullanılan ağızlı org. : HEN

Güneydoğu Anadolu,Kerkük gibi bölgelerde ezgiyle söylenen cinaslı manilere verilen ad.:HOYRAT

Güneydoğu Anadolu’da antik kent.:ZEUGMA

Güneydoğu Anadolu’da bir akarsu.:SACUR

Güneydoğu Anadolu’da çitlembik ağacına ve bu ağaçtan elde edilerek sabun yapımında kullanılan yağa verilen ad.:BITTIM

Güneydoğu Anadolu’da daha çok kadınların çeşitli yerlerine yaptırdıkları bir tür dövme. : DAK

Güneydoğu Anadolu’da konar göçerlerin kıl çadırlarından oluşan yayla yerleşmesi. : ZOMA


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:51 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 2:58 am

Güneydoğu Anadolu’da tahtadan yapılan ve rahle de denilen alçak oturak.:KÜRSÜ

Güneydoğu Anadolu’da ve Irak Türk bölgesinde ezgiyle söylenen mani. : HOYRAT

Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilen yerli koyun ırkı. : İVESİ

Güneydoğu Anadolu’da zikir ayinlerinde kullanılan büyük tef.:DARABANA

Güneydoğu Anadolu’nun bazı yörelerinde yetiştirilen bir koyun cinsi.:KARAKAS

Güneydoğu Anadolu’ya özgü acı kahve. : MIRRA

Güneydoğu Anadolu’ya özgü bir tür yoğurt çorbası.:LEBENİ

Güneydoğu Anadolu’ya özgü,çekilmiş mercimek,bulgur ve soğanla yapılan bir yemek.:KÖLÜKAŞI

Güneydoğu Anadolu’ya özgü,et ve bulgurla hazırlanan bir tür köfte.:KİTEL

Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin simgesi. : ASEAN

Güneydoğu Asya ülkelerinde tapınılan kutsal ruh.:NAT

Güneydoğu Asya ve Endonezya’da yaşayan zehirli bir yılan türü.:PAMA

Güneydoğu Asya’da bir ırmak. : İRAVADİ

Güneydoğu Asya’da kullanılan bir tür org.:HEN

Güneydoğu Asya’da yaşayan kuyruklu bir maymun.:MAKAK

Güneydoğu Asya’da yaşayan yabani öküz. : BANTENG

Güneydoğu Asya’da yetişen ve mobilya yapımında kullanılan bir cins kamış.:RATAN

Güneydoğu Asya’da yetişen ve zeytine benzer meyveleri olan bir palmiye.:AREKA

Güneydoğu Asya’da yetişen,meşeye benzer bir ağaç.:KAOY

Güneydoğu Asya’da,Assam’dan Vietnam’a kadar,bataklıklarda sürüler halinde yaşayan geyik.:TAMENG

Güneydoğu Asya’nın bataklık ormanlarında yaşayan bir kedi cinsi.:TARAY

Güneydoğudan esen yel,akça yel.:KEŞİŞLEME

Güneydoğudan esen yel.:AKÇAYEL

Gün-gece eşitliği : EKİNOKS

Günlük ihtiyacını karşılamak üzere bir hayvana verilen yem miktarı.:RASYON

Günlük yaşama ait küçük ve geçici belgeleri toplama şeklindeki koleksiyonculuk.:EFEMERA

Günübirlik yaşayan.:BOHEM

Günümüz donanmalarında personel ve yük taşımada kullanılan büyük filika.:İŞKAMPAVİYA

Günümüzde Hatay ve Gaziantep yörelerinde görülen,geleneksel Türk güreşlerinden biri.:ABA

Günümüzde internet bağlantısı için en çok kullanılan bağlantı tekniği.:ADSL

Günümüzde kullanılmakta olan takvim türünün adı.:GREGORYEN

Günümüzde yaklaşık olarak Konya ve Karaman illerinin güneybatı,Antalya’nın ise kuzeydoğu kesimlerini kapsayan bölgenin antik dönemlerdeki adı.:İSAURYA

Gür erkek sesi.:DAVUDİ

Gürcistan müziğine özgü bir tür kaval.:SALAMURİ

Gürcistan’da bir kent. : GORİ

Gürcistan’da bulunan dünyanın en derin mağarası.:KRUBERA

Gürcistan’ın başkenti. : TİFLİS

Gürcistan’ın güneybatı ucunda özerk bir cumhuriyet. : ACARİSTAN

Gürcistan’ın güneybatısında özerk bir cumhuriyet.:ACARİSTAN


En son Admin tarafından Paz Şub. 28, 2010 12:50 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ağus. 15, 2009 3:00 am

Gürcistan’ın para birimi.:LARİ

Gürcistan’ın plaka imi.:GE

Gürcü kökenli bir halk.:İMER

Gürcü müziğine özgü bir tür kaval.:SALAMURİ

Güreş boğası yetiştiren kimse.:GANADERO

Güreş için yetiştirilmiş erkek deve.:TÜLÜ

Güreş meydanı,karşılaşma yapılacak yer.:MASRA

Güreşçinin,hasmını altına alıp bir elini önden ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi.:KÜNDE

Güreşler için boğa yetiştiren kimse.:GANADERO

Güreşte bir oyun. : KLE – KRAVAT – KAFAKOL - KELEBEK – KÜNDE:SALTO

Güreşte bir oyun.: KURTKAPANI.:DALMA:ÇİPE:ELENSE

Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu.:KEPÇE

Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu.:BOYUNDURUK

Güreşte pehlivanları tanıtan kimse. : CAZGIR

Gürgengillerden kerestelik bir ağaç. : HUŞ

Gürgengillerden,kerestelik bir ağaç cinsi.:HUŞ

Gürgengillerin,kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü.:AKAĞAÇ

Gürültü patırtı.:TARRAKA

Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum.: DAĞDAĞA

Gürültü,bağrışma.:VELVELE

Gürültü,kavga.:ARBEDE

Gürültü,patırtı,kavga.:HENGAME

Güven mektubu.:İTİMATNAME

Güven mektubunu sunduğu devlet tarafından memnuniyetle karşılanan diplomasi temsilcisi için kullanılan terim.:PERSONAGRATA

Güvence. : İNANCA

Güvenilir bir yere sığınma. İLTİCA

Güvenliği sağlamakla görevli kişilerin içinde bulunduğu konut. : KARAKOL

Güvenlik içinde olma. : AMAN

Güvercin büyüklüğünde bir kuş.:KEKLİK

Güvercin büyüklüğünde eti için avlanan kırmızı gagalı bir kuş türü.:KEKLİK

Güvercin cinsinden bir av kuşu.:FALAK

Güvercin kanadı. : CENAHI KEBUTER

Güvercin. : KEBUTER

Güvercinle yollanan mektup.:BİTAKA

Güvercinler takımından,güvercinden küçük,boz,gri renkli bir kuş türü.:KUMRU

Güvercinlerden,korularda yaşayan,eti için avlanan bir kuş.:ÜVEYİK

Güverte döşemesinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık.:SOKRA

Güverte korkuluğu.:PARAPET

Güverte locasının altındaki demir kol. : KASTANYOLA

Güvez renkte,dayanıklı bir üzüm cinsi.:ALGEMRE

Güzel avrat otu.:BELLADONNA

Güzel avrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir ilaç.:ATROPİN

Güzel avrat otundan elde edilen ve hekimlikte yararlanılan zehirli bir madde. : ATROPİN

Güzel bir manzara görmesi için yerden yükseltilerek inşa edilen yapı.:BELVEDERE

Güzel çiçekler açan bir süs bitkisi. : ŞAKAYIK

Güzel çiçekli bir süs bitkisi. : KANA

Güzel çiçekli vanilya,orkide,Venüs çarığı gibi bitkileri kapsayan bir familya.:SALEPGİLLER

Güzel el yazısı yazan sanatçı.:HATTAT

Güzel huy.:HASLET

Güzel kadın.:HASNA:ECE

Güzel kadınlardan korkma.:VENÜSTRAFOBİ

Güzel koku. : RAYİHA : ITIR.:ARF.:NÜKHET

Güzel kokular ve baharat gibi şeyler satan kimse.:AKTAR

Güzel kokular.:ITRİYAT

Güzel kokulu bazı maddelere verilen ortak ad.:AMBER

Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaççık.:FUL

Güzel kokulu bir tür küçük kavun.:ŞAMAMA

Güzel kokulu çiçekleri olan tırmanıcı bir bitki.:HANIMELİ

Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.:BARSAMA

Güzel kokulu,değişik renkli çiçekleri olan bir süs bitkisi.: ŞEBBOY

Güzel kokulu,sarı renkte,uzunca bir kavun türü.:TOPATAN

Güzel kokulu,yaprakları yemeklere konulan,nane ve yaban kekiğinin ortak adı. : BARSAMA

Güzel kokulu.:ITRİ

Güzel konuşma yeteneği. : NATIKA

Güzel ötüşlü bir kuş.Flurcun.:YELVE

Güzel renkli bir akvaryum balığı.:TETRA

Güzel sanatlar evi.:DARÜLBEDAYİ

Güzel sanatlarda bir resim,bir desen yada alçak kabartmada,bazı nesne ve figür boyutlarının,perspektif etkisiyle kısalması.:RAKURSİ

Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. : ARKAİK

Güzel sanatlarda,çıplak çocuk yada küçük aşk tanrısı figürü.:PUTTO

Güzel sanatlarda,Hazreti İsa çarmıha gerildiği sırada Meryem’in üzüntüsünü işleyen yapıtlara verilen ad.:MATERDOLOROSA

Güzel ses çıkaran güvercin. : DEMKEŞ

Güzel sesli ötücü bir kuş. : İSKETE

Güzel sevgili.:NİGAR

Güzel söz söyleme,hitabet sanatı.: RETORİK

Güzel söz söyleyen,konuşkan.: DİLBAZ

Güzel ve faydalı şeyler.:BEDAYİ

Güzel ve inandırıcı konuşma.:CERBEZE

Güzel yazma yada söyleme yeteneği.:SELİKA

Güzel yüz.: DİDAR

Güzel,hoş (kadın). : RANA

Güzel,hoş,nefis.: OFLAZ

Güzel,ince,zarif kadın.Ceylan.: AHU

Güzel,iyi kadın anlamında kullanılan bir sözcük : HASNA

Güzel,sevimli insan.:GÖKÇEK

Güzel,şirin.:MELİH:NİK

Güzel.:VESİM

Güzelavratotundan çıkarılan zehirli bir ilaç.:ATROPİN

Güzeli en üstün tutan ve en yüce değer sayan kişi. : ESTET

Güzelin ve güzel sanatların doğasını inceleyen felsefe dalı. Güzelduyu. : ESTETİK

Güzellik ya da sağlık amacıyla kullanılan esnek iç giysisi. : KORSE Gama ışınları yayan radyoaktif bir izotopun organizma içindeki yolunu izlemek temeline dayanan teşhis yöntemi.:SİNTİGRAFİ

Güzellik,cazibe.:AN

Güzellik.: BEHÇET.:HÜSN

Güzellikle ilgili.:HÜSNİ

Güzün ekilen kılçıksız buğday cinsi.:ZERİN

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: BULMACA SÖZLÜĞÜ 'G'

Mesaj  Sponsored content Bugün 3:18 pm


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz