RIFAT SERDAROĞLU-ÇILGINLIK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

RIFAT SERDAROĞLU-ÇILGINLIK

Mesaj  Admin Bir Ptsi Şub. 15, 2010 4:37 am



Bugün, Kanada’dan Bayram Bana hergün bayram isimli bir arkadaşım aradı.
Hayretler içindeydi.
Anlattıklarını dinleyince, inanın benim de tüylerim ürperdi.

Doğru mu diye sordum, “ben duyduklarımı sana anlatıyorum, sonrası senin bileceğin şey” dedi.
Ben de sizlerle paylaşmaya karar verdim. Bundan sonrasını, kaldıysa özgür basın takip etsin.

Arzu ederlerse, Sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da izleyebilir, çünkü benzer durumlarda yargının ne yaptığını hepimiz biliyoruz. Arkadaşım işi gereği Kanada’dan Amerika’ya gidiyor. Türkiye’den gelen bir iş adamı arkadaşı ile buluşuyorlar. Türkiye’den gelen arkadaşı; “ ... Ben Hoca efendiyi ziyaret edeceğim, istersen beraber gidelim ” diyor ve ısrarcı oluyor. Beraberce Hoca efendi’nin çiftliğine gidiyorlar. Orada Hoca efendinin, mükemmel İngilizce bilen adamlarından birinden duyduklarını da bana anlatıyor. Bana anlatanları kendi üslubumla size takdim ediyorum;
Yer: Başbakanlık
Tarih: 24.Aralık.2009
Toplantıya Katılanlar; Sn. Başbakan, Sn. M. Ali Yalçındağ, Sn. Arzuhan Yalçındağ, Sn. Vuslat Doğan Sabancı ve bir danışman( Hoca efendiye durumu anlatan olabilir)
Toplantı süresi; 2 Saat 15 Dakika
Alınan Kararlar;

Milliyet Gazetesi+ Vatan Gazetesi+ Star Televizyonu, belirlenen tutar ile, Ethem Sancak ve Akın İpek’e satılacak.
Ertuğrul Özkök derhal görevi bırakacak, şimdilik havadan sudan yazacak, 6 ay sonra tamamen ayrılacak.
Aydın Doğan, Holding yönetiminden ayrılacak.
6 ay sonra, yönetim profesyonellere devredilecek, (isimler beraberce belirlenecek), aile’den hiç kimse yönetimde kalmayacak.
Doğan Holding’in yapacağı “ HALKA AÇILMAYA” Şubat ayında izin verilecek. Elde edilen paradan, Doğan Grubunun Ferit Şahenk’e olan 600 Milyon Dolar borcu ödenecek.
Petrol Ofisindeki hisseleri, Avusturyalılara satılacak. Vergi Cezası, Petrol Ofisi’nin satış tutarına indirilecek ve satıştan alınan para doğrudan Maliye’ye verilecek.



Bana anlatılanlar böyle. Doğruluk derecesini bilmiyorum.
Fakat bildiğim doğrular var;
24 Aralık 2009’da Başbakanlıkta bu toplantı yapıldı ve basına yansıdı. Başbakanlık tarafından tekzip edilmedi. Sadece Sn. Vuslat Doğan Sabancı’nın katılımı belirtilmemişti.
Milliyet Gazetesi, Vatan Gazetesi, Star Televizyonu’nun satılacağı kesin, ön anlaşmalar imzalandı bile. Sn. Ertuğrul Özkök istifa etti. Sn. Aydın Doğan, patronu olduğu şirketinden ayrıldı. Bunlar şu ana kadar gerçekleşenler. (Anayasa Madde 28- Basın hürdür. Devlet basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.)

Şimdi gelelim bu toplantının Devlet Gelenekleri yönüne ve Hukuksal boyutuna;
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın, Başbakanlıkta ve Başbakanlık Konutundaki tüm ziyaretleri kayıt altındadır. Sayın Başbakan, Maliye Bakanlığının milyarlarca lira ceza kestiği bir mükellefle neden beraber olmuştur ve ne konuşmuştur ? Eğer 2 saat, 15 dakika kahve falı bakılmadı ise ne konuşuldu ? Bunu kimse geçiştiremez. Başbakanlıkta konuşulan ve milletin parasını ilgilendiren her konu ( Devlet Sırrı değilse ) Millete anlatılmalıdır.

T.C Başbakanı, Devletle parasal işi olan kişi ve gruplarla konuşuyor ve açıklama yapılmıyorsa bu YÜCE DİVANLIK bir suçtur. Hatırlayalım; Sn. Mesut Yılmaz, Başbakanlığı sırasında, İşadamları ile görüşüp, Türkbank İhalesine fesat karıştırdığı iddiasıyla, Sn Başbakan’ın emri ve AKP’ nin oylarıyla YÜCE DİVANA sevk edilmişti. Üstelik bankanın ihale işleminin iptal emri de bizzat Sn. Yılmaz tarafından verilmişti. Yani gerçekleşmeyen bir ihale yüzünden, sadece bazı iş adamlarıyla konuştuğu için, Sn. Yılmaz, Sn Erdoğan tarafından suçlu sayılmıştı. Şu dakika itibarıyla Sn. Başbakan için Yüce Divanlık suç oluşmuştur.

Bu toplantıda konuşulanlardan diğerleri önümüzdeki günlerde gerçekleşirse, suçun katmerlisi oluşacaktır. Düşünebiliyor musunuz, ? Sn Başbakan hem Sn. Ferit Şahenk’in tahsilâtçısı konumuna düşecek, hem de “ Bana Türk demeyin, ben Arap’ım, Türk denirse utanırım” diyen kişi ile dünün matbaacısı, F.Gülen’in evladı gibi sevdiği, İpek çocuğunu bir kez daha gazete ve televizyon sahibi yapacak.

Anadolu’nun Bayburt gibi bir yöresinden yetişmiş Sn. Aydın Doğan’a bir sorum olacak; Ömer Seyfettin’in “DİYET” adlı hikâyesini hiç duydunuz mu? Sizin yerinize başka bir Anadolu çocuğu olsa, oraya yani R.T.Erdoğan beyin ayağına, kızları ve damadını üç kuruşluk mal için göndermezdi. Eğer haklıysa, gider o merdivenlerde gereğini yapardı. Bundan sonra malınız olsa ne olur, gazeteniz olsa ne olur? Size ancak M.Ali Birand ve Cengiz Çandar alkış tutar. Değdi mi Aydın Bey ?

Namuslarına ve meslek ahlâklarına tüm Türkiye’nin güvendiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yüksek Yargı mensupları, ben hukukçu değilim,
Ama beni bu olay çok rahatsız etti. Sizler ne düşünüyorsunuz ?
Gece kafanızı yastığa koyduğunuzda rahatça uyuyabiliyor musunuz ?

Sağlık ve başarı dileklerimle,
05. Ocak. 2010

Rifat Serdaroğlu
Eski Sağlık ve Devlet Bakanı
rifatserdaroglu@superonline.com


****
ÇILGINLIK İSMİNİ VERDİĞİM İLK YAZI OLAĞANÜSTÜ İLGİ GÖRDÜ.
DÜNYANIN VE TÜRKİYE’ NİN HER YERİNDEN BİNLERCE E-POSTA, MESAJ VE TELEFON ALDIM.
İNSANLARIN BU KONUYA BÖYLESİNE İLGİ GÖSTERMESİNİN GERÇEK SEBEBİNİ ANLAMAK İÇİN, GELEN E-POSTALARI, BİR TOPLUMBİLİMCİSİ ARKADAŞIMLA TARTIŞTIM. ONUN VARDIĞI KANAAT ŞUDUR;
“TOPLUMU BİR KORKU SARMIŞ, İNSANLAR AYDIN DOĞAN’A BU YAPILIRSA, BANA NELER YAPILMAZ?” DİYE DÜŞÜNÜYORLAR, ”BU SİVİL DARBENİN VE SİVİL FAŞİZMİN AYAK SESLERİDİR !”
BİLİM BÖYLE SÖYLÜYOR.
NE AKP HÜKÜMETİ CEPHESİNDEN, NE DE AYDIN DOĞAN GRUBUNDAN BİR YALANLAMA, BİR TEKZİP GELMEDİ.. AKSİNE, İSİM VERİLMEMEK RİCASIYLA ÇOK SAYIDA DOĞRULAMA GELDİ. TOPLUMA OLAN SAYGIMIZDAN DOLAYI 5 OCAK. 2010 DA YZADIĞIMIZ YAZIDAN SONRA NELER OLDU ONU PAYLAŞALIM;
O YAZIDA NELERİ SÖYLEMİŞTİK:
*ERTUĞRUL ÖZKÖK, DERHAL GÖREVİNİ BIRAKACAK!... BIRAKTI.
*ERTUĞRUL ÖZKÖK, SUYA SABUNA DOKUNMAYAN ŞEYLER YAZACAK!..YAZIYOR.
*AYDIN DOĞAN, YÖNETİMDEN AYRILACAK!... AYRILDI.
*6 AY SONRA YÖNETİMİ PROFESYONELLERE BIRAKACAK!... AİLE AÇIKLADI.
*MİLLİYET- VATAN GAZETELERİ-STAR TV, AKIN İPEK’ E SATILACAK!... ANLAŞMA TAMAM

BUNLAR, ŞİMDİYE KADAR GER.EKLEŞTİRİLENLER.
14 OCAK 2010 TARİHİNDE AYDIN DOĞAN VE AKIN İPEK,
KOL KOLA BU GAZETELERİN MATBAALARINI GEZDİLER.
ŞİMDİ BU PEOFESYONELLER SAYIM VE TESPİT YAPIYORLAR.
YAZDIĞIMIZ DİĞER İKİ KONUDA İSE;
*DOĞAN HOLDİNG’ İN YAPACAĞI “HALKA AÇILMAYA” KAMUOYUNUN TEPKİSİNİ AZALTMAK İÇİN BİR AY SONRA İZİN VERİLECEK!... FERİT BEY’ DE 600 MİLYON DOLARINI MART AYINDA ALABİLECEK.
*PETROL OFİSİNDEKİ DOĞAN GRUBU HİSSELERİNİN,
AVUSTURYALILARA SATILMASI VE DOĞAN GRUBUNUN KESİLEN VERGİ CEZASININ BU SATIŞ TUTARINA İNDİRİLMESİ, ÇALIŞMALARI AYNEN DEVAM EDİYOR. AVUSTURYALI GRUP ÜZÜLEREK DE OLSA SATIN ALMA HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI..

GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ DEDİĞİMİZ HER ŞEY GERÇEKLEŞİYOR. BAŞBAKANLIK ELİYLE “TAHSİLATÇILIK” VE DEVLET GÜCÜNÜ YASAL OLMAYAN BİR ŞEKİLDE KULLANMA, İNSANLARIN MALLARINI GASP ETME EYLEMİ ADIM ADIM DEVAM EDİYOR.
İPEK GRUBUNUN MALİ DURUMU, BÖYLESİNE BÜYÜK MEBLAĞLI BİR SATIŞI KALDIRMAYA NİYETLİ DEĞİL. BU YÜZDEN BİR ÇALIŞMA YAPILDI. ÖNCELİKLE İPEK GRUBUNUN HALKA AÇILMA İŞİ KARARLAŞTIRILDI. ASYA FİNANS BU HALKA AÇILMADA ELBETTE Kİ ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPACAK. SONUÇTA HER İKİSİ DE HOCAEFENDİ’ NİN SÖZÜNDEN ÇIKAMAZLAR.
HALK TABİRİYLE, PARA BİR CEPTEN DİĞER CEBE.
AMAÇ; MAL CEMAATTEN BAŞKASINA GİTMESİN.
BEN BÖYLESİNE GÜÇLÜ BİR MEDYA GRUBUNUN,
İSLAM CUMHURİYETİ VE HİLAFET ÇZLEMİ İÇİNDEKİ BİR CEMAATİN ELİNE GEÇMEMESİ İÇİN, BİR T.C VATANDAŞI OLARAK MÜCADELE EDİYORUM.
ÇILGINLIK İSİMLİ İLK YAZIMI YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA DA GÖNDERDİM.
İNANIYORUM Kİ BAĞIMSIZ TÜRK YARGISI BU “YÜCE DİVANLIK” OLAYI YAKINDAN TAKİP EDİYORDUR. ETMİYORLARSA DA HEM GÖREVİ İHMAL SUÇU İŞLİYORLAR, HEM DE ÜLKEYE İYİLİK ETNMİYORLAR. YARGININ DİKKATLERİNİ BU KONUDA TATMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
GELELİM SAYIN AYDIN DOĞAN’ A.
74 YAŞINDASINIZ. TÜM BU SERVETİNİZİ ATATÜRK’ ÜN KURDUĞU BU REJİMDE KAZANDINIZ.
YANİ SİZ, ATATÜRK TÜRKİYESİNİN VE LAİK CUMHURİYETİN NİMETLERİ VE BU REJİME İNANAN İNSANLARIN SİZE PARA KAZANDIRMASI, GAZETELERİNİZİ OKUMASI, İLAN VERMESİ İLE AYDIN DOĞAN OLDUNUZ. SİZ EĞER BU SERVETİ HELAL YOLDAN KAZANDIYSANIZ Kİ ÖYLE OLDUĞUNU UMUYORUM, “BU REJİME ZULÜM DÖNEMİ” DİYEN VE ATATÜRK CUMHURİYETİNİ YIKMAK İÇİN YILLARDIR UĞRAŞ VEREN BU SADAKA HIRSIZLARINA, SECCADE TÜCCARLARINA, İSLAM CUMHURİYETİ VE HİLAFET ÖZENTİLERİNE BU MEDYA SİLAHINI VERMEMENİZ GEREKLİDİR.
KAPATINIZ, BATIRINIZ DAHA İYİ.
KALAN MALLARINIZ NASILSA ÇOCUKLARINIZA YETER VE ARTAR BİLE. HEM ONLAR PIRIL PIRIL YETİŞİRLER, SİZİN YAPTIĞINIZ GİBİ BAŞKALARINI YOK ETMEK İÇİN UĞRAŞMAZLAR.
GİDİN KELKİT’ E YERLEŞİN, LÜTFEN YANLIŞ YAPMAYIN. BANA, “BUNLARI SÖYLEMEK SENİN NE HADDİNE?” DİYEBİLİRSİNİZ.
AMA BENİM SİZDE ÇOK HAKKIM VAR. YILLARDIR SİZİN GAZETELERİNİZE PARA VERİYORUM VE ÜLKEMİ ÇOK SEVİYORUM.
AMA SİZİN BENDE HİÇ HAKKINIZ YOK, ÇAYINIZI BİLE İÇMEDİM. ŞUNU DA İYİ BİLİN Kİ EĞER BU SATIŞI YAPARSANIZ BİZLER, ATATÜRKÇÜLER, LAİK CUMHURİYETE İNANANLAR, GERÇEK MÜSLÜMANLAR, GENÇLER, KADINLAR, ÇAĞDAŞ VE İLERİCİLER BU GAZETELERİ ALMAYACAĞIMIZ GİBİ ALDIRMAYACAĞIZ DA!
DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR AYDIN BEY. BAKIN, ANITTEPE’ DEN MAVİ GÖZLÜ, SARIŞIN ADAM BİZLERİ İZLİYOR.
LÜTFEN.
NİÇİN ŞAŞIRDINIZ?
“ÇILGINLIK” BAŞLIKII “EGEDESONSÖZ” ADLI İNTERNET GAZETESİNDE YAYIMLANAN YAZIM, UMULANDAN ÇOK FAZLA SES GETİRDİ. BENİ ARAYANLARIN TAMAMINA YAKINI, BU KADARI DA OLMAZ, BÖYLE BİR ŞEY NASIL OLABİLİR? DİYE SORDULAR. ÖZÜR DİLERİM AMA BENDE BU TÜR BİR TEPKİYLE KARŞILAŞINCA ŞAŞIRDIM.
BİZ, SAYIN BAŞBAKANIN BİR ZAMANLAR YARDIMCISI OLAN SN. ABDÜLLATİF ŞENER’ İN, BAŞBAKAN’ IN UYGULAMALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİNİ KENDİ KULAKLARIMIZLA DUYMADIK MI? SN. ŞENER, SN. BAŞBAKAN’ I ÖZELLEŞTİRME İHALELERİNİ YÖNLENDİRMEKLE SUÇLAMADI MI? BİR SİYASETÇİYE, BUNDAN DAHA AĞIR BİR SUÇLAMA YAPILABİLİR Mİ?
PEKİ, BAŞBAKAN SUSARAK KABULLENMİŞ OLMADI MI? BAŞBAKAN KENDİ SERVETİNİN AÇIKLAMASINI, ÇOCUKLARININ DÜĞÜNÜNDE HEDİYE EDİLEN TAKILARA” BAĞLAMADI MI?
ÇOCUKLARININ OLAĞANÜSTÜ SERVET ARTIŞINI KAMUOYUNA AÇIKLAYABİLDİ Mİ?
FORBES DERGİSİ, SN. BAŞBAKAN’ IN SERVETİNİ 2 MİLYAR DOLAR OLARAK AÇIKLAMADI MI?
BAŞBAKAN “KİŞİYE ÖZEL” YASA ÇIKARTIP, KENDİSİNİN VE BAKANLARININ YARGILANMASINI ÖNLEMEDİ Mİ?
SN. BAŞBAKAN DAHA ÖNCE, ETHEM SANCAK VE AKIN İPEK’ İ MEDYA DÜNYASINA SOKMADI MI?
SAMASININ BAŞINDA BULUNDUĞU ŞİRKETE DEVLET BANKALARINDAN 750 MİLYON DOLAR, TEMİNATI ALINMAMIŞ KREDİ VERDİRMEDİ Mİ?
TÜM BUNLARA ŞAŞIRMAYIP NORMAL KABUL EDEN TOPLUM, SIRA AYDIN DOĞAN BEY’ E GELİNCE Mİ ŞAŞIRDI. İŞTE BEN DE BUNA ŞAŞIRIYORUM.
BENİM BU KONUYA İLGİ DUYUP, GÜNDEME GETİRMEMDEKİ EASA SEBEP, MEDYANIN TAMAMININ BELLİ BİR TAİKATIN ELİNE GEÇMESİNİ ENGELLEMEKTİR. TARİHE NOT DÜŞÜYORUM, YAPILAN HUKUKSUZLUKLARI ORTAYA KOYUYORUM. DEVLETİN İLGİLİ KURUMLARINA DUYURUYORUM VE BUNU DA AÇIK AÇIK, İSMİMİ YAZARAK YAPIYORUM. BUNU ENGELLEYEMEZSEM, YARIN BU KANUNSUZLUKLARI YAPANLARDAN DA, BUNA ÇANAK TUTANLARDAN DA, GÖZ YUMANLARDAN DA NASILSA HESAP SORULACAK HAYSİYETLİ VE CESUR KANUN ADAMLARI ÇIKACAKTIR. AYDIN DOĞAN BEY’ İN MEDYASININ SON ZAMANLARDAKİ YAYIN POLİTİKALARINI, ZATEN ONAYLAMIYORUM. ÇOK SEVDİĞİM BAZI ARKADAŞLARIMIN BU GRUPTA YAZI YAZMASINA RAĞMEN, GERİLLA ARTIĞI CENGİZ ÇANDAR, ÇALIŞTIRDIĞI KURUMU DOLANDIRMAKTAN MAHKUM OLAN M. ALİ BİRAND VE KERAMETİ KENDİNDEN MENKUL HASAN CEMAL, MİLLETİN DEĞERLERİNİ HİÇE SAYAN, ŞEREFLİ ORDUMUZA HAKARETE VARAN, BARZANİ’ Yİ VE UYUŞTURUCU BARONU TERÖRİST BAŞINI METHEDEN YAZILARI İLE BİZİ VE MİLLETİ, YAZARLIK YAPTIKLARI GAZETELERDEN SOĞUTTULAR. AMA BU SOĞUKLUĞUMUZ, SÖZ KONUSU YAYIN ORGANLARININ TARİKATLARIN EMRİNE GİRMESİNE GÖZ YUMACAĞIMIZ ANLAMINA GELMEZ.
GEÇEN YAZIMDA BAHSETTİĞİM, 24 ARALIK TARİHİNDE YAPILAN VE TEKZİP EDİLMEYEN GÖRÜŞME KONUSUNDAKİ HUKUKSUZLUKLARI BİR KEZ DAHA BELİRTMEK İSTİYORUM;
*GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK SUÇU OLUŞMUŞTUR.
*DEVLET GÜCÜNÜN KANUNA AYKIRI OLARAK KULLANILMASI SUÇU OLUŞMUŞTUR.
*BAŞBAKANLIK MAKAMI “TAHSİLATÇI” KONUMUNA DÜŞÜRÜLEREK, SAYGINLIĞI CİDDİ ZARARA UĞRATILMIŞTIR.
*BAŞBAKANLIK MAKAMI KULLANILARAK ETHEM SANCAK VE AKIN İPEK’ İN, GAZETE VE TELEVİZYON SAHİBİ YAPILMASI İSTENMİŞTİR.
SAYIN BAŞBAKAN YANLIŞ YOLDADIR.
BUGÜNLERDEKİ AŞIRI SİNİRLİ HALİ İSE YANLIŞ YOLDA OLDUĞUNUN GÖSTERGESİDİR. HERKES İLE KAVGALI DURUMDADIR, BAKANLARINA BAĞIRMAKTA, MİLLETVEKİLLERİNİ AZARLAMAKTA VE DEVLETİN KURUMLARI İLE KAVGA HALİNDEDİR.
“DURMAK YOK, YOLA DEVAM”
SLOGANINI KULLANAN SAYIN BAŞBAKAN’ A TECRÜBELİ BİR BÜYÜĞÜ OLARAK İKAZIMIZ ŞUDUR;
GİTTİĞİN BİR YOLDA HER ŞEY ÜZERİNE GELİYOR İSE, BU YANLIŞ YOLDASIN DEMEKTİR. YOLUNU DEĞİŞTİR. ATATÜRK’ ÜN ÇAĞDAŞ VE AYDINLIK YOLUNA KATIL.
DEMOKRASİNİN EN GÜZEL TARAFI, KİMSENİN HESAP VERMEKTEN MUAF TUTULAMAYACAK OLMASIDIR. UNUTULMASIN Kİ, SAP DÖNER KESER DÖNER, BİR GÜN GELİR HESAP DÖNER.
O GÜN DE ÇOK YAKINDIR.

RIFAT SERDAROĞLU
ESKİ SAĞLIK BAKANI

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Kayıp Aranıyor

Mesaj  Admin Bir Ptsi Mart 01, 2010 6:25 am

Eski Sağlık Bakanı Rifat Serdaroğlu'ndan Hukuk Fakültelerine Mektup Var: Kayıp Aranıyor

25 Şubat 2010, Perşembe, 13:27

Türkiye’de 23 adet Hukuk Fakültesi, bu fakültelerde öğretim görevlisi olarak çalışan yüzlerce bilim insanı, eğitim gören on binlerce gencimiz var. Hukuk Fakültelerinde eğitim veren Profesör, Doçent, Doktor ve diğer eğitim görevlileri çok önemli sorumluluklar taşıyorlar. Bu değerli bilim insanlarımız yarınlarımızın Hukuk sistemine yön verecek, Hâkim, Savcı ve Avukatları yetiştiriyorlar.
İçinden geçtiğimiz süreçte, bugünümüzü ve yarınlarımızı derinden etkileyecek çok önemli iki hukuki olayı birlikte yaşıyoruz. Adına “Ergenekon” denen ve “Silivri Cezaevinde” görülmekte olan dava ve Erzincan - Erzurum hattında yaşanan HSYK’nın müdahale ettiği, dosyaların kaçırıldığı, tarikat ve cemaatlerin Hukuk sistemimizin bir bölümünü ele geçirme çabalarının gün yüzüne çıktığı, Başsavcı İlhan Cihaner’in davası.

Demokratik ülkelerde, böyle iki olay karşısında ülkesinin tebaası değil, vatandaşı olduğu bilincine ulaşmış, kendisini yetiştiren ülkesini her türlü fikri saldırıya karşı korumayı görev bilmiş, bilim insanları ve onlardan oluşan kurumlar anında tepki verir. Peki, bizde ne oluyor? Bu milletin olanakları ile kurulmuş 23 tane Hukuk Fakültesinden ses var mı? Allah rızası için tek ses var mı? Tık yok. Ama tarikat gazetelerinde yazan, tarikat televizyonlarında boy gösteren Atatürk ve Lâik Cumhuriyet düşmanı kişiler zehir saçmaya devam ediyorlar.

Size bir örnek vereyim; AKP’nin desteği ve bilgisi ile Boğaziçi Üniversitesinde, Bilgi Üniversitesinde “Ermeni Tezlerini” savunan paneller düzenlendi. Milletin gözünün içine baka baka geçmişimize kara çalınmaya kalkıldı. Kimlerdi bunlar? Murat Belge, Halil Berktay, Elif Şafak, Taner Akçam, Baskın Oran, Etyen Mahcupyan, Şahin Alpay, Oral Çalışlar, Sarkis Seropyan. Türkiye’ye zarar verecek bir konu ortaya atıldığında bunlar ve yamakları hemen konunun üzerine atlar ve başlarlar sağından, solundan çekiştirmeye. Bu ülkenin yetiştirdiği binlerce bilim insanı ise kenardan seyreder, sanki bu vatan onların değil, sanki bu fakir millet kıt imkânlarını onlar için seferber etmemiş, sanki dedelerimiz onlar rahatça para kazansınlar ve memleket hayrına iş yapmayıp kenarda otursunlar diye şehit olmuşlar ve bu toprakları vatan yapmışlar.

Çıkın ortaya, fert olarak veya kurum olarak, doğruları milletle paylaşın. Devletimizin bir yanlışı varsa onu da söyleyin, söyleyin ama diğerleri gibi yıkmadan, bölmeden, ayrıştırmadan. En azından bu kadarını lütfen yapın. Korkmayın size bu tarikat artıkları hiçbir şey yapamaz. Çok sıkılırsanız derdinizi Türk Milletine anlatın. Bakın nasıl baş tacı ediliyorsunuz.

Bu ülkenin bir vatandaşı olarak merak ediyorum ve Hukuk Fakültelerinden cevap bekliyorum. Ne düşünüyorsunuz? Ergenekon isimli dava hakkında; Ordu teslim ettiğimiz Orgeneraller, Meslektaşlarınız Profesörler, Gazeteciler, Aydınlar ne ile suçlandıklarını bilmeden cezaevinde tutulmaları hakkında ne düşünüyorsunuz. Türk Hukuk geçmişinde ilk kez, bir Savcının, bir Başsavcının evini ve çalışma yerini basması, dosyaların kaçırılması, tarikat ve cemaatlerin etkinliği hakkında ne düşünüyorsunuz. Ne düşünüyorsanız çıkın söyleyin. Buna mecbursunuz, neden mi? Bu gün tarikat ve cemaatlere, milletin kendilerine verdiği makamları peşkeş çekenleri de sizler yetiştirmediniz mi? Uzaydan mı geldi bunlar?

Neyi nasıl yapacağınızı unuttuysanız, öğrencilerinize sorunuz. DEMOKRATİK REJİM İÇİNDE nasıl eylem konur, gençler size hatırlatır. Haydi, kıpırdayın biraz, lütfen.

(Not: İletebildiğim Hukuk Fakültelerine göndereceğim. Fakülte Dekanlarına iletmede yardım rica ediyorum.)

Sağlık ve başarılar dilerim.

21. Şubat. 2010

Rifat Serdaroğlu

Eski Sağlık ve Devlet Bakanı

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

KALEMİNİZE SAĞLIK BAKANIM

Mesaj  Admin Bir C.tesi Mart 13, 2010 10:06 am

İL DURUM PLANLARI(contıngency plannig)OLASI,ŞARTLI PLANLAR adlı yazı Sayın Ali Nail Kubalı’nındır. Sizlerle paylaşmama izin verdiği için kendisine çok teşekkür ederim. Yazının sonunda görüşmek üzere;

“Bu deyimle ABD’de danışmanlık yaptığım yıllarda tanıştım. Kansas eyaletinin küçük Wichita kentinde bir kuruluşun yönetim kuruluna sunum yapıyorum. Afrika kökenli bir Amerikalı çok akılcı soruyor.
Toplantıdan sonra; “İngilizcenizde biraz aksan var, nerelisiniz?” diye soruyor.
Türk olduğumu duyunca çok güzel bir TÜRKÇE ile konuşmaya başlıyor.
Bu sefer şaşırma sırası bende.
Küçük bir Amerikan kasabasında Türkçe konuşan bir zenci! Türkçeyi nerede öğrendiğini soruyorum.
Kendisinin silahlı kuvvetlerden emekli bir yarbay olduğunu, ABD Kara Kuvvetlerinin Monterrey, California’da bir ordu dil okulu bulunduğunu, orada dünyanın hemen bütün dillerinin öğretildiğini anlatıyor.
Soruyorum:
Neden Türkçe?
Gülüyor, “Benim ödev kentim, İstanbul
!”
Nasıl yani?
“Ben, Amerikan Silahlı Kuvvetleri İstanbul’a girdiğinde, Türk sivil savunma ekiplerinin yolumuzu şaşıralım diye değiştirip karıştıracakları sokak isimlerini yerli yerlerine takmakla görevliyim.
Emekli olmama rağmen her yıl tatilimi İstanbul’da geçiririm. Bunun için ordudan ücret alırım!
İstanbul’u en küçük ara sokaklarına kadar bilirim.”

Adam bütün bunları gülümseyerek anlatıyor, benim ise kanım donuyor!
Yirmili yaşlardayım. Ağzımdan, “Ama biz sizin müttefikiniziz! NATO üyesiyiz”, sözleri dökülüyor.
Amerikalının cevabı “Contingency Planning ! “
Amerikalı Yarbay’ın ağzından öğreniyorum ki ABD silahlı kuvvetlerinin her türlü ihtimale göre böyle yüzlerce planları vardır.
Bunlar hazırlanır, yarın uygulanacakmış gibi çalışılır ve Öylece bekletilirmiş.
Bunların aslında ‘ÇOK GİZLİ’ planlar olduğunu, Detaylarını kendisinin de bilemeyeceğini anlatıyor.
Ama bunlar uygulanacak demek değildir. Sadece uygulamak gereken bir durum olursa hazırlıklı olmak içindir.
Ayrıca sırf ‘vak’a metodu’ ile eğitim egzersizleri yapmak için, içine hatalar yerleştirilmiş planlar da vardır’ diye vurguluyor.
Şimdi size soruyorum;
Bir gün Amerikalı savcılar Pentagon denilen ABD Genel Kurmay Binasının Kozmik odalarını arayacak olsalar ABD’nin en yakın müttefiklerini işgal planlarını bulsalar,
Ya da bir ABD Başkanının kafasını üşütüp ülkeyi NÜKLEER savaşa sokmak gibi bir delilik yapmasını engellemek için hazırlanmış bir askeri plan bulsalardı ( General A.Haig’in Nixon’un son döneminde Beyaz Saray’da görevlendirilmesini anımsayalım) acaba Amerikan Medyası da, “Vay Generaller müttefik bir ülkeyi işgal etmek için, ya da Hükümeti devirmek için planlar yapmışlar !” diye ülkeyi Ayağa kaldırırlar mıydı?

Her olasılık için hazırlanan böyle yüzlerce plan, Yazıda kaldığı, Amerikan birlikleri fiilen kışlalarından çıkıp uygulamaya kalkmadıkları sürece “teşebbüs” sayılmazlar, Suç da teşkil etmezler.
Bundan dolayı değil midir ki bunları hazırlayan ABD’li generaller ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar? Acaba ‘Contingency Planning’ denilen bu konuyu iyi bir öğrensek, ihtilal korkumuzu biraz kontrol altına alabilir miyiz?
Ben sadece merak ediyorum..”

Bu olay Sn. Kubalı’nın başından yaklaşık 40 yılönce geçti. Emperyalist devletlerin bu geçen kırk yıl süresince bu tür eylemleri çok geliştirdiği mi doğrudur, yoksa bu tür planlardan vazgeçtiği mi doğrudur.?
Örnek vermek gerekirse, ABD on binlerce kilometre öteden,
Sadece Başkan istedi diye veya Irak’taki yaşayanların demokrasi eksikliklerini tamamlamak için mi yüz
binlerce askeri ile geldi ve Irak’ı işgal etti?

Neden, Irak’taki Saddam’ın Cumhuriyet alayları ve komutanları hiç direnmeden teslim oldular?
Bunda, yapılan plan ve stratejik hazırlıkların hiç mi katkısı yok?
Elbette var.
Irak’ın birdenbire çökmesinin en etkin sebebi, kendini savunacak planları olmayışı idi.
Saddam, kendisine darbe yapılacak korkusuyla, kendi subaylarını devamlı aşağılar, hapse attırırdı.
Moral olarak zayıflayan Irak Ordusu, davul zurna ile gelen, üstelik B planını uygulayan ABD Askeri karşısında ışığa tutulan tavşan gibi oldu.
Dünyadaki tüm semavi dinlerin indiği bu topraklar, Enerji deposu bu bölge insanlarını besleyecekkadar mümbit topraklar, dünya su savaşlarına giderken, bölgeye yetecek kadar su, yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile donanmış bu topraklar.
Bu topraklar için Emperyalist devletlerin plan yapmaları ve bunları geliştirmeleri sizce normal değil mi?
Bir milyona yakın kaçak İranlının yaşadığı, AKP Hükümetinin vize takıntısı yüzünden, Ortadoğu’nun uzman
teröristlerinin akın ettiği güzel ülkemizde, olası bir savaşta veya kalkışmada vatanı savunmak için kim veya hangi kurum planlar yapacak?
*Cemaat tarafından Emniyet Örgütüne sokulmuş, Ordu düşmanı tarikat polisleri mi?

*Yaşları 40 civarında olan ve bu dava sebebiyle ilk kez Büyükşehir gören, eğitimleri gereği, uluslar arası strateji, ülkemiz üstünde oynanan oyunları rüyalarında bile göremeyecek olan, hayatında hiç plan yapmamış, yakın tarihi hiç bilmeyen genç Adalet adamları mı?

*Vatan sevgisi sıfır, US Dolar’ı karşısında takla atan, dış istihbarat örgütlerinin oyuncağı olmuş,ülkesine yaptığı zararın bile farkında olmayan, kendisine kitaplar yazdırılan, “bana Türk demeyin, utanırım” diyen adamı gazetesinde köşe yazarı olan zavallılar mı?

*Hikmet Yar’ın önünde dik durmayı beceremeyip diz çökenler mi,

*Dedesinin Menemen’deki intikamını alabilmek için, Lâik Cumhuriyeti yok etmek üzere yemin etmiş olanlar mı,

* alnının tam ortasına “Ali Dibo” damgası yapışmış olanlar mı,

*CemaatinPaşası olup, astlarını satanlar mı?
*Yoksa kendisine; “211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 35.maddesiyle,“Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini korumak ve kollamak” görevi verilen şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mi?

Kim yapacak bu planları, kim?

Aklını kaybetmemiş ve vicdanını köreltmemiş Türk insanlarına sesleniyorum,

Kim yapacak bu savunma planlarını, kim?

Türkiye’de oynanan oyun en yalın haliyle budur.

Bazı kiralık ve küçük beyinli kafalar, kullanıldıklarının farkında olmadan bu oyunlara alet olmaktadırlar.

Herkesin aklını başına alması zamanı gelmiştir.
Bu oyun, Anayasa Mahkemesi tarafından “Lâiklik karşıtı eylemlerin odağı” olarak mahkûm edilmiş, dokunulmazlık zırhına bürünenlerin düzenleyeceği kadar basit bir oyun değildir.

Son sözüm de, sessiz kalanlara, susanlara, pusanlara;

Atatürk’ün huzurunda ağlamakla bu işler olmaz,

Herkes görevini yapacak.

Sizler hem ülkemizi savunacak planları yapacaksınız, hem de bildiklerinizi TürkMilleti ile paylaşacaksınız.

Gerisi Türk Milletinin işi.

Demokrasiden ayrılmadan, demokratik seçimlerle bu millet bunların hakkından gelecektir.

Milyonlarca gerçek demokrat, gerçek Atatürkçüler, vatanseverler görevlerini ilk seçimde yerine getireceklerdir.

Sağlık ve başarı dileklerimle,
09. Mart. 2010

Rifat Serdaroğlu
> rifatserdaroglu@gmail.com<
> rifatserdaroglu@superonline.com<

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: RIFAT SERDAROĞLU-ÇILGINLIK

Mesaj  Sponsored content Bugün 5:48 pm


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz