Dürr-i Şehvar Sultan

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Dürr-i Şehvar Sultan

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 15, 2010 2:41 am





Yılmaz Öztuna

Dürr-i Şehvar Sultan, Londra`da 92 yaşında öldü. Bütün Osmanoğulları`na taziyetlerimi sunuyorum. Sultan, Osman Gazi`den bu yana bütün Osmanoğulları içinde en yaşlısı idi (hayatta kalma rekoru 91 yaş ile İkinci Abdülhamid`in kızı Şadiye Sultan`da idi.)


Dürr-i Şehvar Sultan, hayatta kalan son hakan ve halife çocuğu idi. Osman Gazi`nin 21. kuşak torunu idi. Şimdi Osman Gazi`nin 26. kuşak torunları bile doğmaya başlamıştır (Beşinci Murad dalından 2004`te doğan Şehzade Cem Efendi).


Dürr-i Şehvar Sultan, son halife İkinci Abdülmecid`in tek kızı idi. Tek kardeşi Şehzade Ömer Faruk Efendi idi (1898-1969). 10 yaşında babası ile birlikte Türkiye`den çıkarıldı. 1931`de Paris`te, dünyanın en zengin hükümdarı olan Haydarabad Nizamı Osman Han`ın oğlu ile evlendi. 2 oğlu oldu ki büyüğü 1933 doğumlu Bereket Ali Han, bugün Nizam unvanını taşıyor.


Dürr-i Şehvar Sultan`ın bu evlenmesi, Osmanoğulları`nı çok kritik durumdan kurtaran en önemli gelişmedir. Zira Nizam, Halife`ye büyük bir maaş bağlamıştı. Hanedan, gerçi Romanov (Rusya) hanedanı gibi bir felaketle karşılaşmadı. Atatürk, yalnız şehzadelerin sürülmesi fikrinde iken, başbakan İsmet Paşa, tahta geçmeleri kesinlikle mümkün bulunmayan sultan ve hanım-sultan ve hanım efendi denen prensesleri sultan-zade ve damad denen kişileri de sürgün listesine katınca, Avrupa sakıt hanedanlarının maruz kalmadığı bir duruma duçar oldu. Türkiye`den hiçbir şey alamadıkları gibi, eski Osmanlı ülkelerinden almamalarına da özen gösterildi. Herkesin bir şeyleri varken, üzerinde yaşadığımız toprakları bize kazandıran ailenin hiçbir şeyi olmaması mantık dışıdır. Dürr-i Şehvar Sultan, gelmiş geçmiş bütün Osmanlı imparatorluk prenseslerinin (ki sultan denir) en entellektüeli idi. 8 dil konuşması ile ünlü idi. Daha İstanbul`da iken Ömer Rıza Doğrul`dan Arapça öğrenmişti. Hattat, ressam, amatör tiyatro yazarı idi, San`at istidadını babasından ve onun babası Sultan Abdülaziz`den ve onun babası Sultan Mahmud`dan aldığı aşikardır.


Babası Halife Abdülmecid Efendi`nin 12 defter tutan elyazısı ile hatıralarının Dürr-i Şehvar Sultan`da bulunduğu biliniyor. Bu eserin yayınlanması, tarih ilmi bakımından önemli görünüyor.


Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 15, 2010 4:28 pm

Hatice Hayriye Ayşe Dürrüşehvar Sultan (26 Ocak 1914- 7 Şubat 2006) son Osmanlı halifesi II. Abdülmecit'in kızıydı.Berar Prensesi (1931-1954)

Dürrüşehvar Sultan 26 Ocak 1914'te babasının Çamlıca semtindeki köşkünde dünyaya geldi. Babası Şehzade Abdülmecit Efendi, annesi ise Mehisti Kadın Efendi idi. Çocukluğu Dolmabahçe Sarayı'nda geçti. Resmi unvanı Devletlu ismetlu Hatice Hayriye Ayşe Dürrüşehvar Sultan Aliyyetü`ş-şan Hazretleri idi. 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırıldıktan sonra babası Abdülmecit Efendi 15 ay halifelik yaptı. Bu dönemde babası cuma selamlıklarına çıktığında Dürrüşehvar Sultan'ı da arabasına bindirirdi. Bu İstanbul halkı arasında eleştiri konusu olmuştu.

3 Mart 1924 tarihinde TBMM hilafetin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanı'nın sınırdışı edilmesi kanununu kabul etti. Hanedanın çoğu üyelerine Türkiye'yi terketmeleri için 48 saat verilmesine karşılık Abdülmecit Efendi, eşleri iki kadınefendi, oğlu Ömer Faruk Efendi, Dürrüşehvar Sultan ve iki kalfaya Türkiye'yi hemen terk etmeleri bildirildi. Sabah saat beş civarında Dürrüşehvar Sultan'ın ailesi bir otomobile bindirilerek Bulgar sınırına, oradan da Orient-Express ile sınır dışına gönderildiler. Bir süre İsviçre'de yaşayan aile, daha sonra Güney Fransa'nın Nice kentine yerleşti.

Dürrüşehvar Sultan Nice'de Kasım 1931 tarihinde dünyanın en zengin hükümdarlarından biri olan Haydarabad Nizamının oğlu Azam Cah ile evlenerek Berar Prensesi unvanını aldı ve Hindistan'ın Haydarabad kentinde yaşamağa başladı. Bu evlilikten halen sürgündeki Haydarabad Nizamı olan Bereket Cah ile Keramet Cah dünyaya geldi. Babası Abdülmecit Efendi 23 Ağustos 1944'te Paris'te vefat ettiğinde babasının Türkiye topraklarında gömülmesini isteyen Dürrüşehvar Sultan bunun için dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile uzunca bir süre mektuplaştı. Bu dönemde birkaç defa Türkiye'ye geldi. Bir defasında İsmet İnönü ve eşi Mevhibe hanım'ı Çankaya köşkünde ziyaret etti. Abdülmecit Efendi'nin naaşı 10 yıl Paris'te bir camide bekledi ama meclis Türkiye'de gömülmesine izin vermedi. Bunun üzerine Abdülmecit Efendi'nin naaşı 1954 yılında Medine'de gömüldü.

1948 yılında Hindistan Haydarabad'ı işgal ederek topraklarına kattıktan sonra eşinin ailesinin Haydarabad'daki saltanatı bitti. 1954 yılında da eşinden ayrılarak Londra'da yerleşti. Ama yıllar boyunca Türkiye'yi ziyaret etmeğe devam etti. Türkiye'ye geldiğinde genellikle Enver Paşa'nın kızı Mahpeyker Hanım'da bir ay kadar kalıyordu. Yazların bir kısmını ise ağabeyi Ömer Faruk Efendi 'nin Kuşadası'nda yaşayan kızı Hanzade Sultan'da geçirmekteydi. Dürrüşehvar Sultan 7 Şubat 2006 tarihinde 92 yaşında Londra'da vefat etti. Londra'daki Brookwood Mezarlığı'nda 1966'dan beri yatmakta olan annesi Mehisti Hanım’ın yanına defnedildi.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz