ADNAN KAHVECİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ADNAN KAHVECİ

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 22, 2010 5:47 pm

Adnan Kahveci (d. 1949, Sürmene - ö. 5 Şubat, 1993 Gerede), elektrik mühendisi profesör, 46, 47. ve 48. Hükümetlerde görev almış siyasetçi ve devlet adamı.



Gençliği
1949 yılında Trabzon'un Köprübaşı ilçesi Beşköy beldesi Yılmazlar köyünde doğdu. İlkokul yıllarında Milliyet gazetesinin açtığı yarışmada birinci oldu. Eğitimine İstanbul Kabataş Lisesinde devam etti. 1966'da dönem birincisi olarak mezun oldu. Üniversite sınavında birinci oldu ve İstanbul Üniversitesine girdi. Eğitimine ABD'de Indiana'daki Purdue Üniversitesinde devam etti ve buradan elektrik mühendisi olarak mezun oldu. Missouri Üniversitesi'nde doktora yaptı. Bu üniversitede bir süre akademik çalışmalarına devam ettikten sonra Türkiye'ye dönerek Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı.

Siyasi Hayatı
Üniversitedeki görevinden sonra İçişleri Bakanlığı bünyesindeki teknik danışmanlık göreviyle beraber siyasi hayata adım atar.Korkut Özal'a danışmanlıkla başlayan bürokrasiyle tanışıklığı 12 Eylül sonrası Turgut Özal'a danışmanlıkla sürdü.12 Eylül döneminde Başbakanlık Danışmanlığına atandı ve o sıralarda Turgut Özal'la tanıştı.[1]1983 yılında ANAP'ın kurucuları arasında yer alan Kahveci, askeri yönetim tarafından aşırı dinci bulunarak veto edildiği için milletvekili olamadı. Daha sonra 1987 yılında İstanbul'dan milletvekili seçildi, XVIII. ve XIX. Dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı

Devlet Bakanlığı
1987 de DPT ve Hazineden sorumlu Devlet Bakanı oldu.

Maliye Bakanlığı
Dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından 1988 yılında Maliye Bakanlığı görevine getirildi.

Kürt Sorunu Raporu
Ana madde: Kürt Sorunu
Ülkemizde şu ana kadar hazırlanan ve devletin kasasında bulunan 3 rapordan birisi de ona aittir. 1992 Mayıs'ında rapor Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a verildi. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=238462]

Neden Kürt raporu hazırladı?

Adnan Kahveci milletvekili maaşını bile fazla gören ve aşırı ülkesini seven biriydi. Kürt meselesi konusunda onu bir rapor yazmaya sevk eden 1991-1992 Nevruz'unda yaşananlardır. Orada çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. Türkiye'nin alarm ziliydi o olaylar. O dönemde devletin çatısında yangının bacayı sarmakta olduğunun farkına varan bir tek Özal vardı. Özal ve Kahveci'nin bu soruna neşter vurmaya hazırlandığı noktada ölmüş olması talihsizlik olarak değerlendirilmektedir. Kahveci bu konuda bir çalışma yapma arzusunu Turgut Özal'a iletmiş, onun iznini aldıktan sonra daktilonun başına oturmuştu.

Raporun Başlangıcı:

"Kürt sorunu bugün Türkiye'nin gündeminde enflasyon ve işsizlikten çok daha önemli bir boyut kazanmıştır. (Adnan Kahveci bu raporu yazdığında enflasyon %78'di) Sorunun çözümü için somut ve kapsamlı öneri üreten hemen hemen yok gibidir. Ayrıca hiç kimse kusurlu olduğunu kabul etmemektedir. Sorunun bugüne kadar çözülememesinin tek sebebi Türkiye'nin bunu çözecek demokratik olgunluğa erişememiş olmasıdır."

Kahveci kendisine 'neden bu konuya bulaşıyorsun, gündeme getirmekle siyasi hayatın biter..' tarzında uyarıların yapıldığını aktardığı 'Kürt sorunu çözülmezse ne olur' sualini sorarak aşağıdaki alıntıyla devam ediyordu:

"Demirel-İnönü hükümeti Kürt sorununun çözümünü yine zamana bırakmıştır. Sorunun çözümünü zamana bırakmak yapılabilecek en büyük yanlıştır. ANAP'ın başlattığı çözüme dönük uygulamalar şimdi tamamen durdurulmuştur. ' Milletimiz buna hazır değil' bahaneleriyle somut demokratik adımlardan kaçınılmaktadır. Benim inancım odur ki, Kürt meselesi Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline gelmiştir. Şırnak'ta Cizre'de Nevruz kutlaması bahanesiyle 80-90 kişi ölüyorsa ve Türkiye basınıyla, aydınıyla 'İşbaşında DYP- SHP koalisyonu var' diye susuyorsa, bu, çok büyük sorunlara gebeyiz demektir. Eğer Kürt sorununa ciddi teşhis konmaz, ciddi çözümler uygulanmazsa Türkiye iç harbe sürüklenir. Herkes korkup sessiz kalırsa Türkiye felakete doğru gidecektir. Şehit olan her asker ve polisten sonra Kürtlere karşı ayrımcılığın arttığının belirtileri vardır. Hızla artan bu gidişi durduramazsak iç savaşa sürüklenmemiz kaçınılmazdır."

Kahvecinin Kürt Sorununa Yönelik Temel Kabulleri
'Demokratikleşme ne kadar olursa olsun bölücü terörün tamamen durmayacağı'
'Bu hakkı da verdik ama terör durmadı' sözünü demokratikleşmeye itirazın dayanağı yapmanın geleceği daha karanlık hale getirmekten başka sonuç doğurmayacaktır.
'Askeri çözümle hiçbir ülke netice alamamıştır. Askeri çözümler her zaman iç harbi getirmiştir'

Kahveci'nin Kürt Sorunu için Önerisi:

"Kürt sorunu bugün Türkiye'nin en temel sorunudur. Hatta sorun olmanın ötesine de geçmiş, siyasal yaşamı kilitleyen kriz haline dönüşmüştür. Bu tablonun altında kültürel, ekonomik, sosyal, siyasal etmenler yatabilir. Ama sorun kriz halini aldıktan sonra tek bir etmen dominant (belirleyen) hale gelmiş demektir ki, o etmen çözülerek sorun önce kriz durumundan çıkarılabilir. Bu nedenle Kürt kimliği ve dili hızla kabul edilerek siyasal alanda temsil olanağı sağlanmalıdır. Lozan Anlaşması'nda Ermeni, Rum ve Yahudilerden başka azınlık tanımadığımızın ifade edilmiş olmasından söz edilmesi kanımca yersizdir. Zira Lozan'ın imzalandığı yıllarda azınlık kavramının ifade ettiği manayla bugün azınlık kelimesinin ifade ettiği mana farklıdır. O yıllarda Fransa, Breton, İspanya da Bask diye bir azınlık tanımıyordu. Türkiye bu fikir evrimini geçirmek zorunda kalacaktır."

Alınması Gereken Ekonomik Tedbirler:

Kahveci sorunu daha ağırlıklı olarak ekonomik açıdan güçlenmede görüyordu. Türkiye'de işsizliğin azalması, milli gelirin artmasıyla, zenginleşmeden pay alacak Kürtlerin Türkiye'nin ulusal birliğinin çimentosu haline gelebileceği kanısındaydı. Irak sorunu gündeme geldiğinde geleceğin Kuzey Irak'ı hatta Suriye'yi içine alan bir konfederasyonu kaçınılmaz hale getirebileceğinin de düşünülmesi gerektiği kanısındaydı.

Sonuç:

Adnan Kahveci'nin bu raporu yazmasının üzerinden 15 yıl geçti.. Gerek teşhis gerekse öneriler bazında hâlâ 'ileri' diyebileceğimiz görüşler ifade edilmiş olmasına karşın, tablonun olanca vahametiyle hatta ağırlığını artırarak bugüne taşınmıştır.

Trafik Kazasında Şüpheli Ölümü
5 Şubat 1993 tarihinde eşi ve iki çocuğu ile birlikte Bolu-Gerede yakınlarında trafik kazası geçirdi. Adnan Kahveci ve eşi olay anında hayatlarını kaybederken, 17 yaşındaki çocukları Aslıhan Kahveci yaralı olarak kurtuldu ancak, bitkisel hayata girdi ve 10 gün sonra vefat etti. Kamuoyunda dürüstlüğü ile tanınan ve çok sevilen Adnan Kahveci'nin yeni yapılan otobanda ters yola girerek kaza yapması, çeşitli şüphelerin ortaya atılmasına sebep oldu. Ardından çocukları için toplanan paranın ellerine ulaşmadığı oğlu Cihan Kahveci tarafından kamuoyuna bildirildi.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5032
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz