SEÇME FIKRALAR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

SEÇME FIKRALAR

Mesaj  Admin Bir Cuma Ekim 08, 2010 3:35 am

Solomon'un eşi ölmüş.
Gazeteye gitmiş.
En ucuzundan standart bir ilan vermek istemiş.
Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış:
"Raşel'i kaybettim. Üzgünüm"
İlan görevlisi ilanı görünce uyarmış.
"İsterseniz 6 kelimeye kadar uzatabilirsiniz. Üç kelime daha hakkınız var"
Solomon "Aynı paraya mı?" demiş.
Görevli "Evet aynı paraya" deyince Solomon üç kelime daha eklemiş:
"Satılık Toyota var"

*****



Maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece çakırkeyf şarap içiyormuş.. Onu görüp yanına tırmanan minik kertenkele başlamış onunla içmeye.. Bir ara susayan kerkenkele "Su içmeye gidiyorum, şimdi dönerim.." diyerek aşağı inmiş, ama şarabın tesiriyle derenin sularına kapılmış, ta ki kendisini bir timsah kurtarana kadar..
"Hayrola?.." demiş timsah burnunda tüneyen kertenkeleye, "Nereden böyle?.." Kertenkele başından geçenleri anlatmış, timsah da heveslenmiş içki partisine, kertenkeleyi kenarda bırakıp doğru yüzmüş maymunun bulunduğu ağacın altına, "Heyy.." demiş yukarı seslenerek, "Maymun kardeş ben geldim.." "Oha..!" demiş timsahı gören sarhoş maymun, "Be kardeşim, ne kadar su yuttun sen öyle?..

*****



Bir gün taksiye binen bir müşteri şöföre birşey sormak için hafifçe omuzuna
dokunur. Şöför bir çığlık aıip, direksiyonun kontrolunu kaybeder, bir otobüse
çarpmak üzereyken direksiyonu kırar, kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı
durdurur ve arkaya dönüp müşteriye bağırır:
- Hayatta bir daha bunu yapmayın!
Müşteri ise sakinlikle bir ufacık dokunmanın onu bu kadar korkutup sıçratacağını
düşünemedigini söyler. Bu arada kendini toparlamış olan şöför, müsteriye
dönüp:
- Haklısınız, aslinda sizin kabahatiniz yok... Bugün benim ilk taksi söförlüğüm,
25 senedir cenaze arabası şöförüydüm...
*****



Bir gün ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış. Karşılarına bir cin çıkmış. Ayı ile tavşan korktukları için kaçmaya başlamışlar.Cin:
- Durun kaçmayın… demiş. Sizin üç dileğinizi yerine getireceğim.
Önce ayıya birinci dileğini sormuş. Ayı da:
- Bu ormandaki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum…demiş.
- Cin daha sonra tavşanın ilk dileğini sormuş.
Tavşan da:
- Motosiklet istiyorum…demiş. Ayı tavşana;
- Sen salak mısın? Daha güzel bir şey isteyebilirsin…demiş.
Cin ayıya ikinci dileğini sormuş. Ayı:
- Bu ülkedeki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum…demiş.
Sonra tavşan:
- Ben kask istiyorum…demiş. Ayı:
- Daha güzel bir şeyler istesene… demiş ve son dileğini dilemiş.
- Bütün dünyadaki ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum…demiş.
- Tavşan motoruna binmiş, kaskını takmış ve son dileği şu olmuş;
- Ben bu ayının ibne olmasını istiyorum…


********

Iki Alman meyhaneye gider. Otururlar masaya, rakı isterler. Bir yudum alırlar, başlarlar konuşmaya.

'Nolacak bu Almanya'nın hali'.


********

Adamın biri bara girer ve kendisine bir içki söyler. Barmen bir robottur. Adama mükemmel hazırlanmış bir kokteyli çabucak servis yaparken sorar:
"IQ'un kaç?"
Adam "150" diye cevaplar..
Robot adamın IQ seviyesine göre sohbete başlar, uzun uzun quantum fiziği, küresel ısınma, biyoteknoloji, ekonomi, insanlığın seksüel gelişimi üzerine konuşur..
Adam robotun bilgisinden etkilenerek kendi kendine "bu gerçekten inanılmaz" diye düşünür ve robotu denemeye karar verir. Bardan kalkar, tekrar kapıdan girer bara gelir ve yeni bir içki söyler. Robot yine mükemmel hazırladığı içkiyi çabucak servis yapar ve sorar:
"IQ'un kac?"
Adam "100 civarı" diye cevaplar.
Robot bu kez uzun uzun sohbete başlar ama bu kez futbol, borsa, arabalar, rakı ve göğüsler hakkında sohbet açar.
Çok etkilenen adam robotu bir kez daha test etmeye karar verir ve tekrar kalkar. Yeni bir müşteri gibi bara yaklaşır , bir içki daha söyler.
Robot Çabucak servis yaparken sorar:
"IQ'un kac?".
Adam,
"Mmm, sanırım 50 civarı" der.
Bunun üzerine robot, adama son derece yavaş bir biçimde şu cevabı verir:
- Ya...ni... yi..ne.. Ta..yy..ip'e oy ve...re...cek. ..sin... de...se...ne!


******


Uzun çabalar sonucunda Alman vatandaşlığına kabul edilen bir Türk genc, babasına sürpriz yapmak için sevinç içinde eve koşmuş:- "Babaaa, bak Alman vatandaşıyım artık... Birinci kuşak milliyetçilerden olan baba çok sinirlenir:
- "Ulan soysuz, hangi yüzle gider de Alman vatandaşı olursun", diye gürlerken oğunun suratına bir de Osmanlı tokadı atar...
Koşa koşa geri dönen oğlan bir yandan da şöyle soylenir:-
"Şu hale bak yaa, Alman vatandaşı olalı bir saat gecmedi, Türkler'le başım belaya girdi ..."

******

Yaşlıca bir bayan evindeki koltuğunda oturup uzun geçmiş hayatını gözden geçirirken birden bir peri karşısına çıkıverir ve ona 3 dilekte bulunabileceğini söyler.
- ''Peki'' der yaşlı kadın.
- ''Zengin olmak istiyorum''.
Peri bir el hareketiyle kadının koltuğunu som altına çevirir.
- ''İkinci olarakta güzel ve genç bir prenses olmak istiyorum'' der.
Birden başında paha biçilemez bir tacı olan dünya güzeli bir prenses oluverir.
- ''çüncü ve son olarak ne istersin'' diye sorar peri.
O sırada yaşlı köpeği ağır bir şekilde kafasını kaldırır ve zayıf bir "hav" sesi çıkartır.
Prenses çok sevdiği köpeğine bakar ve şöyle der;
- ''Köpeğimi yakışıklı bir prense dönüştürebilir misin?''.
Tam o anda, şimdi güzel bir prenses olan yaşlı kadının önünde dünyada hiç kimsenin görmediği kadar yakışıklı bir prense dönüşür köpek.
Hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar yakışıklıdır bu prens.
Kadın ona büyük bir hayranlıkla bakar ve o anda ona aşık oluverir. Prens ona doğru yaklaştığında kadının heyecandan dizleri titremeye başlar.
Prens ona doğru eğilir ve dudakları neredeyse kadının kulağına değecek şekilde şöyle fısıldar;
- ''Sanırım zamanında beni hadım ettirdiğine şimdi çok pişmansındır''...


******

Çocuğun birisi, bir gün matematik dersi sonrasında kafasında bir takım soru işaretleri ile babasına gelir.
Babası;
- ''Oğlum bugün okul nasıl geçti'' diye sorar.
Çocuk babasına;
- ''Babacığım herşey iyiydi ama matematik dersinde anlatılan reel ve potansiyel kavramlarını anlayamadım''.
Bu durum üzerine babası çocuğuna bu kavramları ilginç bir yöntemle anlatmaya karar verir.
Çocuğuna;
- ''Annene git ve ona 1 milyon dolar karşılığında Robert de Niro'yla yatıp yatmayacağını sor'' der.
Çocuk gider ve sorar.
Annesi;
- ''1 milyon dolara gerek yok, bedava olarak seve seve Robert de Niro'yla yatabilirim'' der.
Çocuk bu cevabı babasına iletir. Bunun üzerine babası çocuğun ablasına giderek ona 1 milyon dolar karşılığında Leonardo di Caprio`yla yatıp yatmayacağını sormasını ister. Çocuk ablasına gider ve sorar. Ablası da annesi gibi, 1 milyon dolar`a gerek olmadığını bedava bile seve seve onunla yatabileceğini belirtir. Çocuk bu cevabı da babasına iletir. Babası ise şöyle der;
- ''İşte oğlum sorularının cevabı: Şu anda elimizde reel olarak 2 milyon dolar para ve 2 tane potansiyel or*sp* var'' der....




Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir Cuma Ekim 08, 2010 3:39 am

Rus fizikçiler, yerin 100 metre altında bakır tel bulduklarını, bunun ise atalarının bundan 1000 yıl öncesinde telefon şebekelerinin oldugunu kanıtladığını duyurdular.

Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinden cevap geldi. Amerikan bilim adamları, yerin 200 metre altında 2000 yıl öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarını, ve bunun, Amerikan toplumunun,
Ruslardan 1000 yıl önce gelişmiş dijital haberleşme sistemlerini kullandığının kanıtı oldugunu söylediler.

Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinden cevap geldi. Türk bilim adamları yerin 500 metre altına kadar kazdıklarını ve hiçbirşey bulamadıklarını, bunun ise atalarının 5000 yıl öncesinde mobil telefon ve kablosuz iletişim sistemlerine sahip olduklarının kanıtı olduğunu söylediler...

*****

İki adam dağın başında oturmuş hayâl kuruyorlardı. Birisi dedi ki:

-Ahhh ahhhh. Şöyle 1000 tâne koyunum olacaktı. Yünlerini kırkar ayrı satardım, sütlerini sağar ayrı satardım. O biçim zengin olurdum vesselâm.

Sonra öbürüne döndü:

-Ya sen ne hayâl edersin?

-Ne mi hayâl ederim? Benim de şöyle 1000 tâne kurdum olaydı. 1000'ini de senin sürünün üstüne salardım. Geçer tepenin kenarına kurtlarımın kuzularını yiyişini seyerederdim.

Bunu duyan birinci adam deliye döndü:

-Neeeee? Benim koyunlarımı öldürmeyi hayâl ediyorsun ha! Ben de seni can dostu kardaş bilirdim.

Deyip, yerinden kalktığı gibi öbürünün üzerine saldırdı. Demin sâkin sâkin oturan iki arkadaş birden birbirlerine girdiler. Alt alta üst üste kavga ederlerken, öteden bir ihtiyâr at üstünde çıkageldi:

-Aman evlâtlar. Durun hele, niye kavga edersiniz?

Kavga eden adamlar durdular. Sonra dönüp ihtiyâra olanı biteni hikâye ettiler. İhtiyâr bunlara güldü. Atından indi, atın iki kenarında sarkan iki büyük küpü de indirdi.

Sonra diğerlerinin şaşkın bakışları altında küplerdeki pekmezleri çayırın üstüne boşalttı. Sonra da dönüp adamlara dedi ki:

-Aha kanım şu pekmez gibi aksın ki, ikinizde de bir zerre akıl yok!

****

Adamın biri sinemaya gider. Tam sinemada film başlarken önüne saçını
kazıtmış biri oturur ve sinemanın isiklari bu saçini kazitmis adamin
kafasina vurur... Arkasindaki adam bir turlu filmi izleyemez. Adam
içinden "sunun ensesine bi tane yapistirayim" der sonra "Oglum adam iri
yari.Ellese bile beni parçalar" diyip vazgeçerken yanina Temel oturur..
Adam Temel'e donup "Su kafasini kazitmis adamin ensesine bi tane vur
sana 5 milyon verecem" der. Temel de dayanamaz adamin ensesine bi tane
yapistirir ve devam eder "Ulan Hasan sen burada miydin" der. Adam donup
"Ne Hasani kardesim" der Temel de "Pardon kardesim karistirdim" der ve adam
onune donunce 5 milyonunu alir.

Adam dayanamaz ve Temel'e donup "Kardes bi tane daha yapistir sana 10
milyon verecem" der. Temel bi tane daha adamin ensesine vurur ve ilave eder
"Hasan sensin be yeme beni" Adam donup "Hasan degilim kardesim be " diyip
on koltuklardan birine oturur.

Temel'in yanındaki adam artık filmi bırakıp bu kafasını kazıtan adamı
aramaya başlar ve bulur hemen Temel'e donup "Bak kardeşim işte oraya
oturmuş Git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayı
vereceğim ' der.
Temel hemen kafaını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine
bi tane yapıştırıp 'Ulan Hasan burda miydun
yarım saattir arkadaki adamı sen sanıp ensesine vuruyorum'

****

Üçüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den
oluşan bir konsorsiyum almış.
Tam açılışın yapılacağı sırada kurdele kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmış.
Japon:
"Gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım" diyerek harakiri yapmış.
Amerikalı:
"Gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı" diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.
Tüm bunları izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek
yanındakilere dönmüş:
"İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum..."

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz