ORTAYA KARIŞIK SEÇME FIKRALAR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ORTAYA KARIŞIK SEÇME FIKRALAR

Mesaj  Admin Bir Paz Ekim 10, 2010 8:50 am


Uzman askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış...
- "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve
-"1.75 efendim", demiş.Komutan:
-"Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker :
-"Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım



Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister.

Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.

Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben deli miyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen



Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş.

Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş

asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.

Komutan diğerlerine dönerek
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- "Emret komutanım "diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.

Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra

komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış.

Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- "İşte cesaret " demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.

Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-"Emret komutanım" demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- "Hadi lan" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- "İşte asıl cesaret bu " demiş



Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormuş.
Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız?
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise söyle olmuş:
İsveçli: Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus: Evi terk ederim.
Fransız: Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
İtalyan: Kadını vururum.
İspanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı: Her ikisini de vururum.
Türk: Benim kocam yapmaz!


Bir devrin tüm as ve klâs futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış:
-"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?"
-"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan.
-"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..."Şeytan şeytanca gülümsemiş:-"Ama bütün hakemler de bizde..."



Adam geç saatte zil zurna sarhoş eve geldi. Karısı uyuyordu. Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra karısının yanına geldi ve kadını uyandırdı.
— Karıcığım,
- Ne var?
— Sen ne mükemmel bir kadınsın be, bir tanesin.
— Ne oldu gene?
- Ne olacak tuvaletimize o otomatik lambayı ne zaman taktırdın? Harika olmuş.
— Ne diyorsun sen ne lambası?
— Valla ne bileyim hayatım, tuvaletin kapısını açınca ışık yanıyor kapatınca sönüyor.
Bu duyan kadın öfkeyle yerinden fırladı :
- Allah belanı versin pis sarhoş yine mi buzdolabına işedin!



Adamın birini kırmızı ışıkta geçtiği için polis durdurmuş, adamdan
ehliyet ruhsat istemiş. Adam da "Yanımda yok, arkadaşın evinde
içiyorduk, sanırım fazla kaçırdım, biraz sarhoşum orada unutmuş olmam
lazım" demiş.. Polis dumur olmuş tabii..Kırmızı ışık, alkol, ehliyet ruhsat yok...
Gitmiş komiserine durumu anlatmış...
Komiser gelmiş adama ehliyet ruhsat sormuş, adam çıkartıp uzatmış hemen.
Komiser şaşırmış tabiii...
Alkol metreyi çıkarıp üfletmiş, adamda zerre alkol yok...
Şaşırmış tabi..
"Yaw memur bana sizin alkollü olduğunuzu ve ehliyetinizin yanınızda
olmadığını söyledi" demiş.
Bizim uyanık dönmüş komisere..
"Siz ona aldırmayın, pek iyi değil galiba.. Birazdan size kırmızı ışıkta
geçtiğimi filan da söyleyebilir"



Temel, İngiliz ve Fransız bir adaya düşmüşler. Uzun bir süre bu adada kaldıktan sonra adada bulunan bir cin bunlara acıyarak yanlarına gelmiş ve kendilerinden birer dilek istemelerini istemiş, İngiliz "ben ülkeme gitmek istiyorum demiş. " cin isteğini yerine getirmiş ve İngiliz'i ülkesine göndermiş. Fransız da aynı dileği istemiş ve o da ülkesine gitmiş. Son olarak temelden isteğini soran cinden temel şu dileği dilemiş
Ben burada yalnız kaldım. Canım sıkıldı onları geri getir.




Sabahın erken saatleri olduğundan yollar bomboştur.
Adam, bir süre sonra bölgenin yerlisi olduğunu plakasından anladığı bir aracın arkasına takılıp,
içinden de "Madem ki bu memleketin insanları, radar olup olmadığını da biliyorlardır" deyip araçla aynı hızda seyahat etmeye başlar.
Aracın sürücüsü gaza bastıkça basar, adam da basar.
Hız olur 150-160 civarı.
Öndeki arabadan arada bir arkaya bakarlar, adam onlara gülümser, onlar adama...
Fakat biraz sonra trafik ekipleri ortaya çıkar.
Sağa çekin işareti ile her iki arabayı da durdururlar.
Polis memuru öndeki araçla bir şeyler konuşur ve gülerek adama doğru gelir.
"Beyefendi hız limitini aştınız lütfen ehliyet ve ruhsat"
Adam öndeki araca ceza kesmeyen polis memuruna anlam verememiş, kafasında bin türlü rüşvet senaryoları kurarken bir hışımla;
"Öndeki araca neden ceza kesmiyorsunuz da sadece bana kesiyorsunuz?" diye sorar.
Aldığı cevap inanılmazdır:
"Beyefendi öndeki araç bizim gezici radarımızdır, sabit radar bozuldu da....".





-Hayrola nereden?
-Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardı radyoda?
-Spi spi spi spiker sı sı sı sınavı vardı da...
-Eeee ne oldu?
-Bı bı bı bırak yahu? Kı kı kıravat tak tak takmadık diye almadılar.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5027
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir Paz Ekim 10, 2010 8:54 am

Banka soyguncusu soygun sırasında aldığı rehineleri sıraya sokup birinci rehineye sormuş:

"Beni bankayı soyarken gördün mü?"

"E-Evet..." demiş rehine titreyerek.

"Dannn!!!" diye bir el ateş ve rehine ölmüş.

"Sen!" demiş ikinci rehineye, "Sen beni banka soyarken gördün mü?"

"Hayır..." demiş rehine yanındaki kısa boylu kadını işaret ederek,

"Ama karım gördü!"




Biri 95 yaşında diğeri 92 yaşında karı koca, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış.

Hakim üzülmüş, "Yapmayın allah aşkına" demiş "Yetmiş küsur yıllık evlisiniz, yazık değil mi niye boşanacaksınız?"

"Yok Hakim Bey" demiş adam "Aslında biz çoktan boşanmaya karar verdik de çocuklar etkilenmesin diye, Ölmelerini bekledik."






Yıllarca, biri erkek biri dişi iki kahraman heykeli birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmış, ta ki bir gün bir melek cennetten gelene kadar;

"Sizler iyi ve örnek birer heykel oldunuz, bu yüzden ben de size özel bir hediye vereceğim." Yarım saat için sizi canlandıracağım, siz de bu süre içinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demiş.

Ve melek ellerini çırpar çırpmaz heykeller canlanmış, birbirlerine biraz utanarak yaklaşmışlar, ama sonra hızla parktaki çalılıkların arkasına koşmuşlar. Kısa bir süre sonra çalılıkların arkasından kikirdeşmeler, kahkahalar duyulmuş, çalılar sallanmış. Onbeş dakika sonra, çalılıklardan çıkmışlar, ikisinin de yüzünde geniş bir tebessüm varmış.

"Onbeş dakikaniz daha var!" demiş melek, gözlerini anlamlı anlamlı kırparak...

Dişi heykelin yüzündeki tebessüm biraz daha yayılmış ve erkek heykele dönmüş:

"Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben pisliyim kafasına!"





Çok alımlı bir sarışın kucağında bir bebek ile eczaneye girmiş ve:

"Bebeği tartmak istiyorum." deyince eczacı:

"Efendim bebek tartımız bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyoruz." demiş.

Kadının canı sıkılmış bu cevaba ve:

"Hay aksi şeytan!" deyip kapıya doğru yönelince eczacı:

"Ne oldu efendim?" diye sormuş.

Sarışın:

"Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim. Gidip bebeğin annesini getireyim bari..."






Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar.

Görüşmeci matematikçiye sorar:

"İki kere iki kaç eder?"

Matematikçi cevap verir:

"Dört!"

Görüşmeci sorar:

"Kesin dört mü?"

Matematikçi kendinden emin cevaplar:

"Evet, kesin dört!"

Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci ayni soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanitlar:

"Ortalama dört eder, yüzde 10 asağıya veya yukari oynayabilir, ama ortalama dört eder!"

Ekonomist de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur. Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmecinin kulağına eğilerek sorar:

"Kaç etsin istersiniz?"





"Uzun ve Mutlu Evliliğin Sırrı" konulu seminerde 49 yıldır evli olan bir adam konuşmacıymış. Adam konuşması sırasında;

"...Eşime hep iyi davrandım, memnun ettim, en önemlisi 25. yıldönümümüzde onu Amerika’ya götürdüm."

Bunun üzerine izleyicilerden bir soru gelmiş:

"Peki 50. yıldönümünüzde eşiniz için ne yapacaksınız?"

"Gidip geri getireceğim..."





Kayserili Ali'ye babası hayat dersi veriyormuş:

"Oğlum senden ne kadar isterlerse istesinler hiçbir zaman bir şeyin fiyatının yarısından fazlasını verme."

Bu nasihatı hiç unutmayan Ali birgün terziye takım elbise diktirmiş. Sormuş borcum nedir diye.

Terzi cevap vermiş:

"6 milyon."

"Mümkün değil 3 milyondan bir kuruş fazla vermem."

Terzi:

"Kurtarmaz abicim 4 milyona ancak olur."

"Mümkün değil 2 milyondan fazla vermem."

Terzi artık "Lanet olsun tamam 2 milyon" demiş.

Bu sefer Kayserili "1 milyondan fazla vermem." demiş.

Terzi artık sinirden köpürmüş ve:

"Para falan istemiyorum, al elbiseyi ve defol!" demiş.

Kayserili:

"Bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem






Bilim adamları 3 fare üstünde 3 ülkenin içkilerinin etkisini test ediyorlarmış. Fransız şarabı, İngiliz viskisi ve Türk rakısı.

Fransız şarabını içen 1nci fare küt diye düşüp bayılmış.

İngiliz viskisini içen 2nci fare de küt diye düşüp bayılmış.

Sonuncu fareye Türk rakısı içirmişler, fare biraz sallandıktan sonra dile gelip haykırmış:

"Heeeyt, getirin ulan o kediyi!"

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5027
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz