Hypatia / İlk Kadın Matematikçi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hypatia / İlk Kadın Matematikçi

Mesaj  Admin Bir Salı Ekim 12, 2010 3:47 am



Hypatia, güzelliğinin yanı sıra bilgeliğiyle de herkesin hayranlığını kazanmış olan tarihin bilinen ilk kadın matematikçisidir. İskenderiye’de doğmuştur. Bu muhteşem şehir içinde bulundurduğu museion, kütüphane, kiliseler, filozoflar, matematik ve tıp okullarıyla Hypatia’nın tinsel gereksinimlerini tümüyle karşılıyordu.

Hypatia burada babası Theon ile yaşıyordu. Şehrin önde gelen vatandaşlarından biriydi. Genel olarak halkın saygısını bazı çevrelerin ise düşmanlığını uyandırıyordu. Hypatia’nın babası Theon iyi eğitim görmüş bir bilim adamı, bir matematikçi ve gök bilimciydi.Theon’un matematik ve gökbilim üzerine yazmış olduğu eserlerden bazıları günümüze dek gelmiştir:Öklit’in Elementleri'nin öğrenciler için hazırlanmış hali,Veriler ve Optik.Theon, Ptolemius metinlerinin de en başarılı tefsircilerinden biriydi.Onun Kulanışlı Cetveller kitabının iki ayrı tefsirini yapmıştır.Theon’un birlikte çalıştığı insanlar arasında ona en yakın olanı Hypatia'ydı. Babasının kızı ve iş arkadaşı olarak kaynaklarda oldukça saygın bir yeri vardır. Yetenekleri babasınınkini aşan bir matematikçi olarak gösterilir. Hypatia’nın matematik çalışmalarının başlıklarından Hesychius’un oluşturduğu listeye bakıldığında, İskenderiyeli matematikçilerin yapıtlarıyla ilgilendiği anlaşılmaktadır; İ.Ö. üçüncü yüzyılda yaşayan Perge’li Apollonius’u, İ.S. üçüncü yüzyılın ortalarında yaşayan Diophantus’u ve Gökbilim adlı bir kitabı tefsir etmiştir. Hypatia’nın birçok öğrencisine felsefe, matematik , gökbilim dersleri verdiğini biliyoruz. Bu öğrencilerinden en önemlisi, mektuplarından da önemli bilgiler elde edilen, Synsius’tur.

Bu kaynaklardan Hypatia’nın öğrencilerini, İskenderiyeli matematikçiler ve gökbilimcilerin metinlerinin düzeltilmesi ve açıklanması işine karıştırmadığını öğreniyoruz. Bunun yerine onları uygulamaya daha yönelik olan matematik ve gökbilim gizemlerinin incelenmesi işine teşvik etmiştir. Bunlar sayesinde Synsius’un bir usturlob yapabildiği de belirtilmiştir. Geç klasik dönem İskenderiye’si ile ilgilenen G. Fow ve J.C. Haas gibi uzmanlara göre İskenderiye matematikçilerin hemen hepsi gizli bilimlerle ilgilenmişlerdir. Theon'un uygulamalı bilgisi ile yıldız bilimi geleceği görmeye Hermetik metinlere olan ilgisi omuz omuza ilerlemiştir. Bunlar içerisinde yaşadıkları dönemin özellikleriydi.

Dördüncü yüzyıla İskenderiye falcılarıyla ün yapmış bir şehirdi. Yıldız falı okullarda bile öğretilmekteydi. Şehirde hizmet veren pek çok yıldız falcısı vardı. Bilindiği kadarıyla bu kişilerin matematikçi olduklarıda düşünülüyordu. İskenderiyeli Paulus ve Tebli Hepaistio da bunlardan bazılarıydı. Bu bilgilerden Hypatia’nın içinde bulunduğu çevrenin koşulları ve felsefe çalışmaları dışında öğrencilerinin ilgisini çekmiş olabilecek konular hakkında da fikir sahibi olabiliyoruz. Synsius’un yazdıklarında da bu konunun izleri görülür. Synsius eleştirmesi için Hypatia’ya birçok makale yollamıştır. Bunlar arasında rüya tabirleri ve geleceğin tahmin edilmesi ile ilgili olanlarda vardır.

Hypatia’nın kendisini rüya yorumları yıldız bilimi ve fizik deneylerine vermesi, simyanın gizleri üstüne ilk ustalardan biri olarak bilinmesi şaşırtıcı değildir. Bunların hepsi İskenderiye günlerine kadar uzanan köklü bir faaliyetten kaynaklanmaktadır.Hypatia’nın öğrencileri felsefe sorularıyla ilgilenir, matematik alanında çalışır, çeşitli dinlerin kaynaklarını okur ve gökbilim deneyleri yaparken İskenderiye’de tarihsel olaylar yaşanıyordu. 385 yılında göreve gelen Theophilus şehirdeki çok tanrılığa karşı seferberlik ilan etmişti çok tanrılı tapınakların kiliseye devredilmesi ile şehirde birçok ayaklanma çıkmıştı. Bu ayaklanmaları çıkaranlaranın başında Olympius da vardı.

İskenderiye’nin seçkin aydınlarını eski inancın savunucularından yana çıktıkları bilindiğinde 390’ların başında ünlü ve saygın bir filozof olan Hypatia’nın tutumu da merak konusu olmuştur. Hypatia Olympius’a katılmamış, çok tanrılılar ve Hristiyanlar arasındaki çatışmaların hiçbirinde görülmemiştir. Ortak felsefi söylemlerinden de anlaşılabileceği gibi Hypatia’nın Antoninus ve Olympius’a yakınlığı vardır. Buna rağmen yunan çok tanrıcılığı ve yerel mezheplere ilgi duymamıştır. Çok tanrılı inançlar onun için yalnızca büyük değer verdiği ve sürdürdüğü tinselci Helen geleneğinin güzel süsleridir. Platonculuğunu büyüler ayinler,kehanetler ve sihirlerle desteklenme ihtiyacı duymamıştır.

Ne onun ne de toplumun seçkinleri arasında olar öğrencilerin böyle olaylara katılmayacakları kesindir. Bu sebepten dolayı Hypatia ve çevresindekilerin baş rahip Theophilus’tan şikayetçi olmaları için hiçbir sebep yoktu onlar birçok konuda özgür ve entelektüel bağımsızlığa sahiptiler. Theophilus’un yeğeni Cyril’in baş rahipliğe seçilmesi ile bu koşullar değişmeye başladı. Cyril yetkilerini genişletme çabasında amcasından bile ileri giden, acımasız, iktidar tutkunu biri olarak anlatılır. Mısır'da ona karşı güçlü bir muhalefet oluşmuştur. Cyril’in Theophilus’un ardılı olarak seçilmesi İskenderiye’de huzursuzluğa neden olmuş ve iki ruhban topluluğu arasındaki anlaşmazlıkları körüklemiştir.

Kilisenin başı ile imparator iktidarının temsilcileri arasında birçok çekişme olmuştur. Cyril’in çatışma içinde olduğu kişilerin başında da Orestes gelmektedir. Hristiyanlarla Yahudiler arasındaki kanlı çatışmalar, yahudlerin şehirden kovulması, keşişlerin hayatına kastedilişi ve Cyril’in diğer dini gövde gösterileri, ona olan tepkiler arttırmıştır. Orestes’in baş rahibin yaptıklarına karşı takındığı taviz vermez tavrın ardında, nüfuz sahibi kişiler, şehrin ve ilçelerin yönetici sınıf üyeleri de vardı. Onu destekleyen kişilerin başında Hypatia da gelmekteydi. Cyril’in Hypatia’ya karşı dümanlığını başlatan da bu olmuştur. Cyril ve destekçileri Hypatia’nın İskenderiye ve dışında nasıl bir konuma sahip olduğunun farkındaydılar. Hypatia’nın nüfuzu Konstantinapolis’e, Suriye’ye, İznik’e kadar ulaşmıştı. Öğrencileri yalnız soylu ailelerden gelmekle kalmıyor. İmparatorluk ve kilise hizmetinde de yüksek mevkilere gelmiş bulunuyorlardı. Tüm bunların Cyril ve destekçiler arasında huzursuzluk yaratmış olacağı kesindir.

Baş rahibin davasını destekleyen bu uğurda eyleme geçmekten çekinmeyecek kişiler vardı. Bunun sebebi Hypatia’nın İskenderiye halkı tarafından çok sevilip, saygı duyulan bir kişi olmamasıdır. Öğrencileri ile birlikte kendisini demostan ayrı tutmuş, öğretilerini kitleye yaymaya çalışmamıştır. Yani halk üzerinde bir etkisi yoktur. Helen dinini korumak uğruna da, Hypatia’nın geleneksel inançlara kayıtsız kalmasına tanık olmuşladır. Hypatia’nın bu şekilde kendini bazı konulardan soyutlaması ona kötü bir kumpas kurulmasına yardımcı olmuştur. Onun bir büyücü olduğu kara büyü yaptığı yönünde söylentiler yayılmıştır. Kara büyü, yalnız hristiyan imparatorlukları yasaları gereğince değil, çok daha eskiden beri en sert cezayı gerektirmektedir. Bu tür söylentiler insanlar arasında her zaman korkuya yol açmıştır. Kiliseye bağlı kışkırtıcılar, Hypatia’nın matematik ve gökbilim dallarında yaptığı araştırmalardan yola çıkarak, maksatlı cadı masalları yaratmışlardır. Babasını da tıpkı onun gibi yıldız bili ve büyüyle uğraştığını, rüya yorumları yaptığını yaptığını söylemişler, Hypatia’yı şeytanca hileleriyle pek çok insanı baştan çıkaran tehlikeli bir cadı gibi sunmuşlardır. Bu kışkırtmalar onlar açısından olumlu sonuç vermiş, şehirde Hypatia’yı öldürmeye kararlı bir grup oluşmuştu. 415 yılının Mart ayında Peter adında bir kişinin başını çektiği kalabalık eylemi gerçekleştirdi.

Hypatia, şehirdeki günlük gezisinden eve dönerken, arabasından indirilerek Caesarion Kilisesine götürüldü. Bu yobaz kalabalık tarafından giysileri çıkarılarak kırık çömlek parçalarıyla bedeni parçalandı. Ayaklanma sona erdiğinde şehir eski sakinliğine geri dönmüş ve Cyril İskenderiye’de istediği konuma tekrar ulaşmıştır. Olaya dolaylı yada dolaysız karışmış olan Cyril, uyması gereken hristiyan ahlak ilkelerine ters düşmüş, nüfuzuna gölge düşmesi olasılığına katlanamamıştır. Daha sonraki yüzyıllarda Hypatia çok farklı bir konum almıştır. Bu konum, Hypatia’yı yeni dinin gözünü kan bürümüş yobazlarının bir kurbanı olarak göstermektedir. Tolant ve Voltaire’den çağdaş feministlere dek Hypatia hem cinsel özgürlüğün hemde çok tanrılılığın çöküşünün bir simgesi olmuştur.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz