LİBYA'DA YAŞAYAN ODTÜ'LÜ MÜHENDİSTEN GELEN E-POSTA

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

LİBYA'DA YAŞAYAN ODTÜ'LÜ MÜHENDİSTEN GELEN E-POSTA

Mesaj  Admin Bir Perş. Mart 03, 2011 12:43 pm

Yıllardır Türkiye'nin inşaat başta olmak üzere birçok sektörüne iş saglayan Kuzey Afrika
ülkesi Libya bir iç savaşın eşiğinde.
Tunus'ta başlayıp Mısır'da devam eden
olayların nereye sıçrayacağı çok da belirsiz
değildi. Daha Mısır olayları yeni
başlamışken, Libya'da henüz hiçbir olay
olmamışken, Amerikalıların çanak anten üzerinden
uydu bağlantısıyla internet çözümü
pazarlamasına girmeleri yeni hedefin Libya olduğunun
ipuçlarını vermişti. "-Birkac haftaya kadar
olaylar sebebiyle Libya'nın internet ve telefonları susacak,
simdiden size uydu internet sistemi satalım!!)

Libya'da yaşayan, orada iş yapan tüm yabancılar
çok iyi bilir ki, Libya'da muhalefet yapacak sosyal bilince sahip
organize bir kitle yoktur. Ülkede birçok kamu hizmeti ücretsiz
olarak, veya sembolik fiyata devlet tarafından
sağlanmaktadır. Halk oldukça mütevazi sayılabilecek
şartlarda yaşamaktadır. Eğitim seviyesi görece
düşük, buna karşılık rahat ve huzurlu, biraz da
fazla çalışmayı sevmeyen insanların ülkesidir Libya.
Ülke; oldukça karmaşık bir demografik yapıya sahiptir.
Ülkede aralarında bir çeşit paylaşım
sağlamış olan kabileler, en büyüğü
Kaddafi'nin ailesi olmak üzere aileler söz sahibidir. Her
türlü muhalefet yasaklanmıştır. Halk çok büyük
oranda apolitizedir. (Politikayla ilgili bilgi ve haber kaynakları kaldırıldığı
için bilinçli ve aktif rolü olamıyor.)

Diğer taraftan resmin tamamını görmek gerekir: Libya
yıllardır kapısını Batılı sömürgecilere kapalı tutmuştur. Kendi petrolünü
kendisi satmakta, buradan saglanan parayla altyapı
yatırımlarına hızla devam etmektedir. Ne ilginç bir
çelişkidir ki, Libyanın petrol gelirinin, kendisinin en
büyük düşmanı ABD'nin sayesinde arttığı
söylenebilir. Çünkü, 2.Irak savaşı sonrasında
hızla yükselen petrol fiyatları sayesinde Libya'nın
yıllık petrol geliri 50 Milyar Dolar seviyesine
çıkmıştır. Bu sayede ülke hızla gelişmeye,
otoyollar, havaalanları, üniversiteler, hastaneler, enerji
tesisleri, arıtma tesisleri, oteller, alışveriş
merkezleri, demiryolları yapımına
başlanmıştır. Büyük inşaat projelerinin
büyük bir kısmı Turk İnşaat Firmaları
tarafından yapılmakta, dolaylı olarak, Türkiye'den
milyarlarca dolarlık malzeme ihracı sağlanmaktadır.

Pastanın inşaat açısından büyük dilimini alan
Türkiye için Libya, vazgeçilmez bir pazar ve iş
alanıdır. Binlerce Türk işçisi ve Mühendisi
için kazanç kapısıdır. Lezzetli Libya
pastasının diğer büyük dilimi
İtalya'nındır. Hem tarihi bağlar, hem de
coğrafi yakınlık sayesinde İtalya Libya'nın en
büyük tedarikçilerinden birisidir. Denizaltı petrol ve
gaz boru sistemi ile Libya'nın avrupaya sattığı enerji
İtalya üzerinden dağılmaktadır. İtalya ayrıca
kaliteli inşaat malzemeleri ile Libya pazarında lider
durumundadır. Son yıllarda özellikle telekomunikasyon
alanında dünya devi Çin firmaları Libya haberleşme
altyapısının donanım ve yazılım
ihtiyacını sağlamaktadır. Mevcut iki GSM
operatörün teknik altyapısı (Libyana ve Madar) Çinli
firmalar tarafından kurulmuştur. Kore'li ve Hintli
firmaların üstlendikleri büyük inşaat projeleri ve
Rusya ile yapılan askeri ve demiryolu projeleri de bu resme
eklediğimizde, Libya'nın büyük projeleri hakkında
genel bir fikir edinmiş oluruz.

Dikkat edilecek olursa, İngiltere, ABD, Fransa bu pastadan hemen
hemen hic pay alamamaktadırlar.

Kasabın önünde bekleyen kedi durumunda kalmak…

Her ne kadar az sayıda petrol firmaları çölde faaliyet
göstermekte ise de çok sınırlı olan bu faaliyetler
herşeye sahip olmaya alışkın, doymak bilmez ABD ve
İngiliz petrol firmalarını yıllardır rahatsız
etmektedir. BOP'da ikinci perde. Açılış
Tunus'la başladı. Çok güzel bir göz boyama.
Hiç petrolü olmayan, tarım ve turizm ile geçinen bu kuzey
afrika ülkesi başlangıç için ideal bir seçim.
Öyle ya, doğrudan Libya'da böyle bir
kışkırtmaya girmek yerine dünya ve Libya
kamuoylarını olaya alıştırmak ve
ısındırmak lazim. Denilebilir ki, eğer Tunus halkı
bu süreci iyi yönetebilir ve hazır bir diktatörden
kurtulmuşken ülkeyi düze çıkaracak
başarıyı yakalayabilirse, bunu ABD'nin Libya petrolü
üzerindeki azgın isteğinde Tunus'a piyon rölü
vermesine borçlular. Tunus ve Mısır'daki olaylar
kamuoyunu öyle alıştırdı ve ısındırdı
ki, evet artık Libya'ya sıra gelebilirdi. Olayların
öncelikle Trablus'a 1100 km uzak olan Bingazi'de
başlatılması çok akıllıca. Hem ülkenin en
büyük 2. Kenti hem de Kaddafi'nin ana üssü
Trablus'tan, ve doğduğu kent olan Seret'ten
(Kaddafinin doğum yeri, en güçlü olduğu şehir)
müdahale edilemeyecek kadar uzak. Olayların çok önceden
beri planlandığı ve hazırlık yapıldığı belli.
Kitlelerin üzerine ateş açan askerlerin acemiliği ve
eğitimsizliği de provakatörlerin ekmeğine yağ
sürünce, ateş birkaç günde bacayı sardı.

Şimdi dünya kamuoyunun dikkati, ABD'nin Libya petrolünden
aslan payını almak için oynadığı bu oyunu görmek
yerine, Kadafi'nin paralı askerlerinin aldığı
maaşlara çekiliyor. Ekranlarda "afrikalı lejyoner
dehşeti". Konun özünü görmek istemeyen gazetelere
fotoroman fırsatı. "Meydanlar ceset doldu"…

Evet, Kaddafi'nin uyguladığı taktik, insanların hedef
gözetilmeden vurulması, kabul edilebilir değil. Fakat,
olayı Kaddafinin paralı askerlerinin cinayetleri penceresinden
görmek at gözlüğünden bakmaktan farksız.
Irak'ta yüzbinlerce sivili öldüren Amerikanın
paralı askerlerinden hiçbir farkları yok.

ABD'nin plani belli ki, olayların iyice tırmanmasını
bekleyip, NATO'yu da işin içine sokarak insan hakları
gerekçesiyle Libya'ya girmek. Nedense ABD Irak'ta
insanları öldürürken, Amerikanın paralı askerleri
Bağdat Müzesini talan ederken, binlerce Iraklı kadına
tecavüz ederken, insan hakları diye bir kavram yoktu.
İşin ilginci, bizim TV'lerin ve gazetelerin de olayı
"Kadafi'nin paralı askerlerinin vahşeti"
perspektifinden gormeye devam etmesi. Bol sömürüler…

Peki, bundan sonra Libya Türkiye için önemli pazar olmaya devam edecek mi?
Türk Firmaları aynı kolaylıkla Libya'da
iş alabilecek mi? Bunun için çok erken. Ama, taşlar
yerine oturduktan sonra Libya'da ana yüklenici olmaya devam
etmek yerine "Amerikalıların taşeronu olmaya
çalışma" durumunda kalabilirler.


Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir Paz Mart 20, 2011 5:36 am

Erzurumlu eve geldiğinde karısını âşığıyla basıyor. Hemen atlıyor adamın üstüne, alıyor altına ve başlıyor yumrukları patlatmaya.
Bu sırada kadın üryan vaziyette cazgırlık ediyor edepsizce:
- "Vur herifim, vur aslanım! Bu namussuzun mahallede yapmadığı karı kalmadı."
Derken, âşığı bir punduna getirip üste çıkıyor ve bu sefer o başlıyor kadının kocasını dövmeye.
Kadın duruma hemen uyum sağlayıp, devam ediyor bağırmaya:
- " Vur Zeki vur! Ne kendi yapir, ne de bırakır ki başkası yapa!"



Kıssadan Hisse: Güçlü her zaman haklı mıdır?
Veya
Güç nerede ise o tarafta yalaka mikropları mı ürer ?
.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz