TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU

Mesaj  Admin Bir Ptsi Kas. 19, 2012 5:18 am


iNANC OZGURLUGUNE KARSI DEGİLİZ , GERCEKLERE BAKALIM.







Haydi bakalım, şimdi bu tarih dersinden sonra, Türk-İslam sentezine devam edelim.
Ve evlatlarımızın kanlarını Suriyeli, Filistinli Araplar için akıtmaya hazırlanalım.
Hayırlısı olsun, inşallah, hamdolsun.



Türkler nasıl müslüman oldu,TALKAN,CURCAN katliamı




1.TARİHİN EN AŞAĞILIK SOYKIRIMLARINDAN BİRİ - TALKAN KATLİAMI


Kuteybe, Talkan katliamından sonra Suman’a girer Nitekim bu vahşetten adeta gururlanan bir Arap şairi Kaah el-Aşkari şöyle haykırmıştır, Bu anlaşmaya göre, Taberi Anlatımları Bu 70 yıl süren Türk-arap savaşlarının en önemli noktaları ve sonuçları ;



09 Ekim 2008, 19:28:22
Aşağıdaki bilgilerin tamamı İslami kaynaklardan, Taberi ve Zekeriya Kitapçı gibi İslami tarihçi ve yazarlardan alınarak düzenlenmiştir.
Türklerin kılıç zoruyla Müslümanlaştırılmaları ile ilgili 670’li tarihlere dayanan bilgiler maalesef okullarda bizlere hiçbir zaman verilmemiş, verilen bilgiler ise, Türklerin Müslümanlığa geçişleri kendi istekleri ile olmuş gibi gösterilerek, 740’lara kadar ki tarih atlanarak verilmiştir.
İslam''ın Türklere zorla kabul ettirilmeleri ile ilgili 670’lerden başlayarak 740’lara kadar uzanan tarihin bize okullarda anlatılmamasının nedenlerini, bu kısa tarihi öğrenince biraz daha anlamak mümkün olabilecektir.
Şimdi, bu atlanan 70 senelik tarihe bir göz atalım


1.TARİHİN EN AŞAĞILIK SOYKIRIMLARINDAN BİRİ - TALKAN KATLİAMI

Buhara’da olanlar diğer Türk Beyliklerinde de etkilerini gösterir
Aynı şeylerin kendi başlarına geleceğinden korkmaktadırlar
Sogd meliki Neyzek Tarhan şehrinin yıkıma uğramaması için Kuteybe ile anlaşmak zorunda kalır
Bu anlaşmaya göre Tarhan haraç verecek ve tarafsız kalacaktır
Ancak bu tarafsız kalmalar ve Türklerin birleşememeleri Arapların işlerini kolaylaştırmış ve Türk beyliklerini istedikleri gibi istila edip talan etmişlerdir
İlk olarak saldırıya uğrayan Kibac Hatun’a diğer beyliklerden yardım gelmeyince, o yardımı esirgeyenler aynı akibete uğramışlardır
Bu olaylarda Türklerin belli bir şekilde organize olamamaları da onların Araplar tarafından istila edilmelerini kolaylaştırmıştır
Neyzek Tarhan daha sonra Kuteybe ile yaptiğı anlaşmada hatalı olduğunu ve bu anlaşmanın kendisine hiçbir güvence getirmeyeceği gibi diğer Türk Beylerine de ihanet etmiş olacağını anlar
Tohoristan’a dönerek bütün Türk Beyliklerine birer mektup yazar ve onları ortak bir direnişe girmeleri için uyarmaya çalışır
İlk olumlu yanıt Talkan meliki Sehrek’den gelir
Tarhan’ın planlarını öğrenen Kuteybe, buna karşılık Belh şehrinde hazırlık yaparak, baharda büyük bir ordu ile Talkan şehrine doğru yürür
O ana kadar bir direniş hazırlığı yapamayan Talkan şehri meliki Sehrek, Kuteybe’nin gelişinden önce şehri terkeder
Şehre hiç savaşmadan giren Kuteybe’nin adamları şehirde eli kılıç tutabilen nekadar erkek varsa hepsini kılıçtan geçirirler
Bu katliam o zamana kadar yapılanların en büyüğüdür
Kuteybe bu katliamı diğer beyliklere ibret olması için yapar
Kuteybe’nin askerleri öldürebildikleri kadar öldürürler, geri kalanları da, Talkan yolu üzerindeki ağaçlara asarlar
Bu yolun 4 fersah ( 24 Km.) mesafelik bölümü Türklerin ağaçlara asılan cesetleri ile doludur
Talkan katliamı tarihe, Arapların o güne kadar yaptıkları katliamların en büyüğü olarak geçmiştir
Halk, Müslüman Araplarla savaşmadığı halde, Kuteybe ve askerleri sırf diğerlerine örnek olsun diye 40.000 kadar kişiyi kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır
bütün bunlar hep İslam adına yapılmıştır


Kuteybe, Talkan katliamından sonra Suman’a girer

erkeklerin pek çoğunu öldürterek, kadınlarını ve kızlarını cariye olarak alıkoyar
Daha sonra Kes ve Nesef’de aynı şeyleri yapar
Erkekler öldürülür, Türk kadın ve kızları utanç verici bir şekilde Araplara cariye olurlar
Daha sonra Faryab’a yönelir ve Faryab’ın teslim olmasını ister
Faryab halkı başlarına gelecekleri bildiklerinden teslim olmaya yanaşmazlar
Erkekleri dövüşerek ölürler
Bütün şehir yakılır
Araplar bu şehre yakılmış şehir anlamında Muhtereka derler
Kuteybe, Faryab’dan sonra, Tarhan’ın çekildiği kale Bazgis’i kuşatır
2 ay süreyle devamlı olarak buraya saldırır fakat bir sonuç elde edemez
Bu arada kış yaklaşır
Kuteybe’nin kışın savaşacak gücü yoktur ancak, kale içindeki Türklerin de yiyecekleri bitmiştir
Her iki tarafta savaşın kendileri için kaybedildiğini düşünür
Kuteybe son olarak bir hileye baş vurur
Tarhan’ın yanına Muhammed bin Selim adındaki adamını gönderir
Muhammed ibni Selim Tarhan’ın teslim olması durumunda kendisine hiç bir şekilde zarar gelmeyeceği güvencesini verir
Kalenin açlık içinde olmasından dolayı Tarhan’ın Kuteybe’nin teklifini kabul etmesinden başka yapılacak bir şeyi yoktur
Komutanları ile görüşüp teklifi kabul ederler
Silahlarını teslim ederek kaleden çıkarlar
Tarhan kaleden çıkar çıkmaz yakalanır, etrafı hendek açılmış bir çadırda zincire vurulur
Kuteybe bu arada Tarhan’ı hemen öldürmez
Haccac’a haber göndererek ne yapacağını sorar
Haccac Tarhan için, “ O bir Müslüman düşmanıdır hiç aman vermeden öldür” der
Kuteybe önce Tarhan’ın iki oğlunu, Tarhan’ın ve toplanan halkın gözü önünde öldürtür
Arkasından 700 kadar Türk savaşçısının başlarını gene Tarhan’ın ve halkın gözü önünde kestirir
Tarhan’ı da bizzat kendisi öldürür
Bütün kesilen başlar Haccac’a gönderilir.
Tarhan’ın öldürülmesinden sonra, Kuteybe, Aral Gölü’nün altında bulunan Harzem bölgesine yürür
Harzem’de Caygan ile Havarizat arasında taht kavgası vardır
Kuteybe Caygan’la işbirliği yapar
Önce Havarizat ile etrafındakileri öldürtür
Arkasından Camhud melikini yenerek 4000 civarında esir alırlar
Ancak, daha sonra bunlar Kuteybe’nin emri üzerine öldürülürler
Bu olay, Ziya Kitapçı'nın, İslam Tarihi ve Türkler adlı kitabında aynen şöyle anlatılır ;
Bu harblerden birinde, et-Taberi''nin bütün tafsilatı ile anlattığına göre, bir defasında Abdurrahman b.Müslim, Kuteybe''ye, 4000 esirle gelmişti.
Kuteybe, Abdurrahman''ın böyle kalabalık Türk esirleri ile geldiğini görünce hemen tahtının çıkarılmasını ve bir meydana kurulmasını istedi.
Tahtının üzerine mağruru bir eda ile oturan Kuteybe, bu Türk esirlerinden bin tanesini sağına, bin tanesini soluna, bin tanesini arkasına ve bin tanesinide önüne dizilmelerini söylemiş ve sonrada Arap askerlerine dönerek yalın kılıç bu Türklerin kafalarının koparılmasını emretmiştir.
Cebbar, zorba, insafsız Arap komutanının etrafının bir anda bu Türklerin kafa kol ve gövdeleri ile bir kan gölü haline geldiğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Bu harblerde öldürülen Türklerin haddi hesabı yoktu.


Nitekim bu vahşetten adeta gururlanan bir Arap şairi Kaah el-Aşkari şöyle haykırmıştır,

”Kazah ve Facfac önlerinde korkudan birbirlerine sarılmış zavallı Türkleri öldürdüğünüz geceleri hele bir hatırlayınız.
Herkesi kılıçtan geçirdiniz.
Sadece ata dahi binmeyecek yaşta küçük çocuklar kaldı.
Binenlerde o hırçın atların sırtında sanki bir yük gibiydiler.”
Harzem’de ayaklanan halk, Kuteybe ile işbirliği yaptığı için Caygan’ı öldürür
Bunun üzerine, Kuteybe bütün Harzem’i yakıp yıkar, halkı kılıçtan geçirir
Harzemli ünlü Türk bilgini, Biruni Harzem’deki uygarlığın yok edilişini şu şekilde anlatır
“Kuteybe, her çareye baş vurarak Harzemlilerin yazılı dilini bilenleri, geleneklerini koruyanlarını, bütün bilginleri öldürttü, böylece herşey karanlıklara gömüldü
İslam Harzemlilerin içinde girerken, onların tarihi hakkında bilinenleri artık öğrenme olanağı bırakmadı
Harzem’i yıktıktan sonra Kuteybe, Semerkant üzerine yürür
Semerkant meliki Gurek üzerine gelen Müslümanlara karşı diğer Türk Beyliklerinden yardım ister
Taşkent ve Fergane’den yardım gönderir, fakat gelen birlikler yolda Kuteybe’nin askerleri tarafından pusuya düşürülerek yok edilirler
Semerkant, kuşatılır
Araplar mancınık ateşi ile saldırırlar
Daha fazla dayanamayacağını anlayan Gurek, Kuteybe ile anlaşmak zorunda kalır


Bu anlaşmaya göre,

1.Semerkant Araplara her sene 2.200.000 altın ödeyecektir
2.Bir defaya mahsus olmak üzere 30.000 Türk gencini esir olarak verecektir
3.Şehirde Cami yapılacaktır
4.Şehirde eli silah tutan kimse dolaşmayacaktır
5.Tapınak ve putlardaki tüm mücevherler Kuteybe’ye teslim edilecektir
Daha sonra Kuteybe, altından yapılan putları erittirerek alır ve Merv’e geri döner
Dönerken kardeşi Abdurrahman bin Muslim’i Semerkant’ın başına vali olarak bırakır
Kuteybe’nin Merv’e dönüşünden sonra, Türkler kendi aralarında işgalci Müslümanlara karşı bir direniş birliği kurarlar
Zaman zaman Ceyhun ırmağını geçerek Araplara pusu kurar ve ciddi zararlar verirler
Haccac Kuteybe’ye Taşkent ve Fergana’yi işgal etmesi talimatını verir
Kuteybe Taşkent’e gider fakat başarılı olamaz
Bu arada Haccac ölür.
Halife Velid, Kuteybe’ye Türklere karşı savaşları devam ettirmesini söyler
Kuteybe bu sefer Kasgar’a doğru yola çıkar
Tam Kasgar’ı kuşatacakken Halife Velid ölür, yerine Süleyman ibni Abdülmelik halife olur
Bu yeni Halife ile arası hiç iyi olmayan Kuteybe Kasgar seferini yarıda bırakarak ona karşı ayaklanır, ancak kendi komutanları tarafından 11 yakını ile birlikte 716 senesinde kafası kesilerek öldürülür
Çünkü Kuteybe’nin komutanları Halifeye karşı gelmek istememişlerdir


Taberi Anlatımları

Aşağıdaki pasajlar doğrudan Taberinin anlatımından alınmıştır.
Tarih-i Taberi / Cilt 3/(Syf-343)
Her kim Türk’lerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim.
İmdi müslümanlar bir bir Türk’lerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar.
Ve Türk’leri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübaleğa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp Merv’e geldiler.
Yaz gelince Kuteybe Horasan şehirlerine nameler gönderip asker topladı.
Sonra göçüp Talkan’a vardı.
Şehrek ki Talkan meliki idi.
Neyzekle müttefik idi.
Kuteybe’nin geldiğini işitince kaçtı.
Kuteybe Talkan’a girdiği vakit hükmetti ki ahalisini kılıçtan geçireler.
Ne kadar kırabilirlerse kıralar.
Bunun üzerine Kuteybe’nin askeri orada hesapsız adam öldürdü.
Rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi.
Oradan göçtü.
Mervalarüd’e kondu.
Oradaki melik kaçtı.
Kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(Syf-344)
Kuteybe dedi:
- Vallahi eğer benim ömrümden üç söz söyleyecek kadar zaman kalmış olsa bunu derim ki (Uktülühü uktülühü uktülühü).( Hepsini öldürün, hepsini öldürün, hepsini öldürün )
Bunun üzerine Neyzek’i ve iki kardeşi oğulları ki biri Sol ve biri Osman’dır.
Ve yine o kendisi ile mahsur olanların hepsini öldürdüler.
hepsi 700 adam idi.
Buyurdu başlarını kesip Haccac’a gönderdiler.(Syf-347)
Kuteybe deve palanı demek olur.(Syf-351)


Bu 70 yıl süren Türk-arap savaşlarının en önemli noktaları ve sonuçları ;

1- 100.000'in üstünde Türk katledilmiştir.
2- 50.000'in üstünde Türk genci köle ve cariye yapılmıştır.
3- Şehirler yağmalanmış , ganimet diye halkın herşeyi talan edilmiştir.
4- Tüm zenginlikler , tarihi eserler yokedilmiş , yakılmış , yıkılmıştır.
5- Dünyanın en büyük katliamlarından biri olan "Talkan Katliamında" 40.000 Türkün kesilerek
24 km yol boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır.( Tarihte örneği çok azdır.)
6- Aynı şekilde "Curcan Katliamında da esir alınan 40.000 Türk'ün nehir kenarında kafaları
kesilmiş , nehrin suyu kıpkızıl olmuş , cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.
7- "Teslim olursanız canınız bağışlanacak" sözü hiç bir zaman yerine getirilmemiş
"Şeriat söz tanımaz" denilerek kadın-erkek kılıçtan geçirilmiştir.
8- Araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan çok büyük servet elde etmişlerdir.
9- Türkler böyle bir vahşet ve mezalimi Çinlilerden dahi görmemişlerdir.
10-Bu tarihi gerçekler "islam etkilenmesin" düşüncesiyle gizlenmekte , bahsedilmemektedir.
Türkçü siyasetçiler dahi konuyu geçiştirmektedir.
Bundan da Araplar nasiplenmektedir


Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5027
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz