KAŞINTININ ÇARESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

KAŞINTININ ÇARESİ

Mesaj  Admin Bir Cuma Ağus. 26, 2016 1:35 am



Pala, sarayın hizmetkarlarından biri..
Yıllardır sultanı görür ve onun göğüslerine hayran olurmuş.. Artık bir saplantı halini almış sultanın göğüslerine dokunmak..
Tüm cesaretini toplayıp harem ağasına açılmış..
- 'Bana sultanın göğüslerini koklat, ömür boyu biriktirdiğim bin altın senin.' demiş.
Harem ağasının aklı yatmış bu karlı işe.
Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyacı-büyücü karışımı bir kadın varmış. Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gün banyodan sonra giyeceği korseye iyice sürmüş.
Sultan çıplak tenine korseyi takınca, losyon etkisini hemen göstermiş.
Göğüsleri yangın yeri gibi yanmaya başlamış. Saray doktorları merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamışlar. Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan ölecek.
Harem ağası ortaya çıkmış ve padişaha:
- 'Saray hizmetkarlarından Pala, derdinize derman olabilir. Onun salyası, her şeye iyi geliyor. Tek çare, Pala'nın dili. Kraliçemizi ancak o kurtarır, eğer siz izin verirseniz' demiş.
Padişah çaresiz çağırmış Pala'yı hareme.
Pala bir saate yakın sultanla yalnız kalıp muradına ermiş. Ne var ki söz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış.
-'Bu olayı açıklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsın. Hadi bakalım, çek arabanı'. demiş.
Haremağası çok kızmış..
Öyle kızmış ki ertesi gün aynı yakıcı losyonu, padişahın banyodan sonra giyeceği donunun iki tarafına da iki kat sürmüş...
Sonra Pala'yı çağırtmış..
-'Padişahın kasıntısı varmış, seni emretti.'

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5027
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz