BİR PİRİNÇ TANESİNİN ÖNEMİ -CAN ATAKLI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

BİR PİRİNÇ TANESİNİN ÖNEMİ -CAN ATAKLI

Mesaj  Admin Bir Paz Nis. 06, 2008 2:20 am

Bir pirinç tanesinin önemi


Beş yaşındaydım. Rahmetli babaannem, pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi ve aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu. Çocukluk işte, “Aman babaanne...” dedim, “Bir pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya, yorulmaya değer mi?” Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu, “Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun” dedi, “Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?” diye çıkıştı. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

İsveç’te tıraş bıçakları

On dokuz yıl evveldi. Stockholm’e gitmiştim. Bir otele yerleştim. Sabahleyin, tıraş olmak için lavoboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm. “Lütfen” diyordu, “Tıraştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu var, oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun.” Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde “İsveç çeliğinden yapılmıştır” diye yazardı. İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

Japonya’da tasarruf

Japonlar son derece sade, basit, yalın, mütevazı yaşayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir. Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve “Şu andan itibaren” der, “Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.”

Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder.

Zalimler sınıfı gibi

Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan boş yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

Hayat akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, ilkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım: “Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir ülkeyi kurtarır”

Bir okurdan gelen yazıyı özetledim.
.........

ne yazik ki derdimiz baska dersimiz baska

İşte ulemadan yeni fişler

İlkokullarda öğretmenler okuma yazma öğretirken üzerinde çok basit cümleler yazılı fişler asarlar sınıflara. “Ali Topu At, Emel Eve Gel” gibi cümlelerle çocuklar hem kelimeleri seçmeyi hem de bir tam cümle görmeyi öğrenir.

Eğer iktidar amacına ulaşır ve Türkiye bir “İslam Devletine” dönüşürse acaba bu okuma fişleri nasıl olur?

- Börtegül başını ört, ört börtegül ört.

- Bak Berkecan ne güzel sarık, sende sar Berkecan.

- Hedenur yakanı kapa, kapa yakanı kapa.

- Cemile mevlüte pilav yap.

- Işık ılık zemzem iç.

- Oruç aç Ali.

- Sadık hoca iftar topunu patlat.

- Mülayim minareye çık.

- Tayyip Amca yasa çıkar.

- Onayla Abdullah Amca onayla.

- Tayyip Amca tabana oyna

- Kömür dağıt oy topla

- Tayyip Amca Atatürk’ün resimlerini indir.

- İndir Tayyip Amca indir

- Dağıt ihale dağıt

- Sat sat sat

- İpek başını ört

- Tayyip Amca seni çok severiz.

- Gül Abdullah gül.

- Kapat başını kapat

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz