Perihan Mağden: Bir erkeklik aleti olarak: Argo

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Perihan Mağden: Bir erkeklik aleti olarak: Argo

Mesaj  Admin Bir Salı Nis. 15, 2008 2:27 pm

,



Ayşe Düzkan, Pazartesi dergisinin ocak ayı sayısındaki Huysuz Virgin ve Bülent Ersoy üstüne yazısına şöyle başlıyor:
"Sekiz-on yaşlarındayken sınıfın en uzunlarındandım, bir-iki oğlan dışında kavgada, oyunda hiçbirisi benimle baş edemezdi. Derste de onların önündeydim. Gelin görün ki, büyümeye başlamıştık ve oğlanlar nereden edindiklerini bilmediğimiz bir bilgiyle donanmışlardı.



Adına küfür dendiğini öğrendiğimiz birtakım kelimeler kullanıyorlar; biz aynı kelimeyi kullanırsak anlamını bilmediğimiz hissediliyor ve alay mevzuu oluyoruz. Adının cinsellik olduğunu çok sonradan öğreneceğimiz bir konuyla ilgili cehaletimiz ve ezikliğimiz türlü şakalara maruz kalmamıza yol açıyordu."
Dil, büyük bir imparatorluk. Argo da bu imparatorluğun içindeki eyaletlerden biri. Ama bu eyalete öyle izinsiz dalıp kaynaklarını çar çur edemezsiniz. Zira bu eyaletin başındaki beyler, kadınların kullanımına açılmasından yana değiller Argo diyarındaki şahane sözcüklerin.

Bir kere, orası onların babalarının ahırı. İçinde istedikleri gibi tepişip rahat ederler. Çok küçük yaşta başlamışlardır küfürlü kafirli konuşmaya. Nerde ne nasıl denir; kaç dirhem argo nerede münasiptir- bu ölçüleri, Bolulu mahir ahçılar gibi, onlar bilir.

Her şeyin bir yeri, bir zamanı vardır. Argo sözcüklerin hangi enlem boylam ve hangi zaman dilimlerinde kullanılması gerektiğini de, ağalar bilir.

Kadınlar ağızlarının hamuruyla, küfürlü konuşup yazmaya sıvanmasalar, pek iyi ederler. Argo, erkeklerin belinde şık duran bir silahtır. Yeri, zamanı gelir, organlarının bir uzantısı olarak çıkarır vururlar: Dan dan dan. Ama yine 'erkek' meclislerinde. Kadınların arkasından.
Yüz yüze kullanılmayacak bir tabancadır argo. Zira ağa babalar, öyle cart curt kullanmazlar bu mühim silahı. Meclislerinde kadın varsa hiç kullanmazlar: Her şeyin bir yeri zamanı vardır da, argonun zamanlaması ayrı bir üstat kıvamı gerektirir.

Onlar kadınların olduğu mekânlarda, böylesine maharetle kullandıkları silahlarından feragat etme inceliğini, beyliğini gösterirken; kadınların buldumcuk neşesi ve pervasızlığıyla yerli yersiz küfürlü, destursuz konuşmalarına ne demeli peki? Yakışıksız. Son derece yakışıksız. Kadının ağzına yakışmaz argo. İki çok ciddi nedenle.
Ya da üç. Ya da on üç.

Bir kere argoyu yanlış kullanır kadınlar: İşin vahametini ve ağırlığını kavrayamadıkları gibi, sağ gösterirken sol vurabilirler. Olmaz. Onlara yazık olur. Rezil olurlar.
Argo, kadınları vurmak için tasarlanmıştır ayrıca. Kadınları 'küçük' düşürmek. Kadınlar pahasına eğlenip gülmek. Erkeklerin 'uzantısının' dilde nasıl zuhur ettiğini teşhir edip, arkadaşlar arasında neşelenmek. İçin.

Kadına yakışmaz. Hiç olmaz. Diyelim kullana kullana kaşı gözü yara yara, öğrendi. 'Pis' konuşan bir kadın, üstelik sıkı pis konuşuyor. Küfürlü konuşuyor. İğrenç! Kadınlığını yitirmiş.
Kadına içki de yakışmaz. Bakın mesela erkek sarhoşlara. Ayrı bir hava, ayrı bir eda söz konusu. Kadının sarhoşunu da beğenmeyiz, küfürlü konuşanını da.
Herkesin alanı ayrı. Rol ve görev dağılımı yapılmış. Örgü modellerinin adıyla oynasın kadınlar. Argo diyarlarına adım atmasınlar. Yakışsa; buyrun burdan buyrun. Bülent Ersoy'a Huysuz Virjin'e niye yakışıyor? Cevabı biliyoruz, oyalanmayalım.

Şu çok mühim: Enflasyonla mücadele. Şimdi kadınlar hurraaa Argo'ya dalarlarsa ne olur? Yerli yersiz, sıralı sırasız kadın dili değmemiş şahane sözcükleri kullanmaya başlarlarsa? Değeri kalmaz. Dolaşımdaki argo miktarı arttıkça, argonun içi boşalır. Argo devalüe olur.
Kadınların dahi orda burda kullandıkları sözcükleri, kadife kutularından çıkarıp izci kulüplerinde erkek arkadaşlara sergilemenin ne kıymet-i hakikiyesi olur? Hiçbir özelliği, güzelliği kalmaz o zaman Argo'nun. Bir kısım 'insan', ona dokunamayacak, yanına yanaşamayacak ki, bir değeri olsun.
Bir manası, ağırlığı olsun.

Bir ülke habire para basarsa ne olur? Parasının değeri düşer. Kadın kısmı habire küfürlü konuşursa, orda burda argo kullanırsa, neyleyim ben öyle içi boşalmış argoyu. Argo, erkek cinsinin tekeline sunulmuş bir tatlı tatdır.

Hem Argo'nun mühim bir kısmını teşkil eden 'eylemde' bir etken taraf var, bir de edilgen taraf. Etken taraf adı üstünde hareket halinde: vuruyor, kırıyor, giriyor, koyuyor. Edilgen taraf, edilgen edilgen kurban kurban duruyor. Duruyor ki, etken cengver organ coşsun coşabildii kadar, taşsın gönlünce, dilediği yerlere. Şimdi kadın halinle sen organ hesabını yapmadan, yaparım böyle edilgenliğin içine deyip karşındakinin söz hazinesine dalıyorsan, 'ayıp' ediyorsun.
Rol dengesini bozuyor, dilin şirazesiyle oynuyorsun. Hem edepsiz bir oyunbozan oluyorsun, semalarımızın hanfendi şahsiyeti olmak yerine, hem de bir travesti ve transvestit. Ruhen. Saldırgınca taaruzda bulunup Erkek Milleti'nin iktidarını buduyorsun.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5025
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz