SIMPLE PRESENT TENSE

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

SIMPLE PRESENT TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:48 am

SIMPLE PRESENT TENSE
● Simle Presene Tense Türkçemdeki geniş zamanın ifadesidir. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır.

Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't

DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he,she,it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez.
ÖRNEK TABLO

I play---------I don't play---------Do I play?

You play-------You don't play-------Do you play?

He plays-------He doesn't play------Does he play?

She plays------She doesn't play------Does she play?

It plays--------It doesn't play-------Does it play?

We play--------We don't play--------Do we play?

They play-------They don't play-------Do they play?



("He,she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır.)



USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler)

Use the Simle Presene to express the idea that an action is repeated or usual. The action can be a habit, a hobby, a daily event, a scheduled event or something that often happens.

(Simle Presene Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir. Bu eylem bir alışkanlık, hobi, günlük bir olay, planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir.)


EXAMPLES:I play tennis. (Tenis oynarım)

She does not play tennis. (O teniz oynamaz.)

The train leaves every morning at 8 am. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder.)

The train does not leave at 9am. (Tren saat 9'da hareket etmez.)

She always forgets her purse. (O hep cüzdanını unutur.)

He never forgets his wallet. (O hiç cüzdanını unutmaz.)

Every twelve months, the Earth circles the sun. (Her oniki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar.)

The sun does not circle the Earth. (Güneş dünyanın çevresinde dönmez.)



USE 2 Facts or Generalizations(Gerçekler veya genellemeler)

The Simle Presene can also indicate the speaker believes that a fact was true before, is true now, and will be true in the future. It is not important if the speaker is correct about the fact. It is also used to make generalizations about people or things.

(Geçmişte, bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır.)



EXAMPLES:Cats like milk. (Kediler sütü sever.)

Birds do not like milk. (Kuşlar süt sevmez.)

California is in America. (Kaliforniya Amerika'dadır.)

California is not in the United Kingdom. (Kaliforniya İngiltere'de değildir.)

Windows are made of glass. (Pencereler camdan yapılır.)

Windows are not made of wood. (Pencereler ağaçtan yapılmaz.)

New York is a small city.(New Yok küçük bir şelirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur.)



TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE
Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

always (daima) She always listens to classical music. (O hep klasik müzik dinler.)
usually (genellikle) I usually go to cinema at weekends. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim.)
often (sık sık) They often visit us. (Bizi sık sık ziyaret ederler.)
sometimes (arasıra) She sometimes writes me a letter. (Bana arasıra mektup yazar.)
rarely (nadiren) I rarely smoke. (Nadiren sigara içerim.)
never (hiç, asla) I never drink alcohol. (Hiç alkol içmem.)
every day/year/week etc. (her gün/yıl/hafta vs.) I go to work every day. (Hergün işe giderim.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

SIMPLE PAST TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:50 am

SIMPLE PAST TENSE

● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz. Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't
ÖRNEK TABLO



I played------------ I didn't play--------------Did I play?

You played----------You didn't play-----------Did you play?

He played-----------He didn't play------------Did he play?

She played----------She didn't play-----------Did she play?

It played------------It didn't play-------------Did it play?

We played----------We didn't play------------Did we play?

They played---------They didn't play----------Did they play?




DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya
didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır.



EXAMPLES (ÖRNEKLER):
(+) I visited my uncle. (Amcamı ziyaret ettim)(Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.)

(-) I didn't visit my uncle yesterday. (Dün amcamı ziyaret etmedim.)(Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.)

(?) Did I visit my uncle yesterday. (Dün amcamı ziyaret ettim mi?)
(Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır.)




REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller)

● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır. Düzenli fiilerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir.

Example:
want a wanted
clean a cleaned
wash a washed

● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir.





Example:
go a went
swim a swam
do a did



USES (KULLANIMLARI)●

USE 1Completed Action in the Past(Geçmişte tamamlanmış eylemler)

Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time, but they do have one specific time in mind.

(Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir, ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır.)



EXAMPLES:

I saw a movie yesterday.(Dün bir film seyrettim.)



I didn't see a movie yesterday. (Dün bir film seyretmedim.)

Last year, I traveled to Italy. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim.)

Last year, I didn't travel to Italy. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim.)

She washed her hands. (Ellerini yıkadı)

She didn't wash her hands. (Ellerini yıkamadı)



● USE 2 A Series of Completed Actions(Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi)

We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past.



(Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız.)



EXAMPLES:


I finished work, walked to the beach, and found a nice place to swim.
(İşlerimi bitirdim, sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum.)

He arrived from the airport at 8:00, checked into the hotel at 9:00, and met the others at 10:00.
(Havaalanından saat 8'de geldi, 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu.)



● USE 3Single Duration(Tek süreç)The Simple Past can be used with a duration which starts and stops in the past. A duration is a long action often used with expressions like "for two years," "for five minutes," "all day" or "all year."

(Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır. Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır", "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır.)

EXAMPLES:

I lived in Turkey for two years.
(İki yıl Türkiye'de yaşadım.)

Ahmet studied English for five years.
(Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı.)

They sat at the beach all day.
(Tüm gün sahilde oturdular.)

We talked on the phone for thirty minutes.
(Yarım saat telefonda konuştuk.)

How long did you wait for them?
We waited for one hour.

(Onları ne kadar beklediniz?
Bir saat bekledik.)



● USE 4 Habit in the Past
(Geçmişteki alışkanlıklar)The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past. It can have the same meaning as "used to". To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always," "often," "usually," "never," "...when I was a child" or "...when I was younger" in the sentence.

(Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır. "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima), "often" (sık sık), "usually" (genellikle) ve "never" (asla)gibi zaman ifadeleri kullanılır.





EXAMPLES:

I played basketball when I was a child.
(Çocukken basketbol oynardım.)

He played the guitar.
(Gitar çalardı.)

She worked at the hospital after school.
(Okuldan sonra hastanede çalışırdı.)

They never went to school, they always skipped.
(Hiç okula gitmezlerdi, hep kaçarlardı.)

TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE
Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

yesterday (dün) I went to theatre yesterday. (Dün sinemaya gittim.)

last week/year/Sunday etc. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs.) He bought a car last week. (Geçen hafta araba aldı.)

two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago. (İki dakika önce onu gördüm.

Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV. (Dün gece televizyonda bir film izledim.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PAST CONTINUOUS TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:52 am

PAST CONTINUOUS TENSE

[WAS / WERE] + [VERB+ing]
Auxiliary verbs: was - were

EXAMPLES (ÖRNEKLER):

I was studying lesson.(Ders çalışıyordum.)She was smoking when I saw her.(Onu gördüğümde sigara içiyordu.)

They were drinking tea when I arrived. (Ben vardığımda çay içiyorlardı.)


USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler)Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. The interruption is usually an action in the Simple Past.

Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir.


EXAMPLES:

I was watching TV when she called. (O aradığında televizyon seyrediyordum.)

When the phone rang, she was writing a letter. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu.)

While we were having a picnic, it started to rain. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı.)

Sally was working when Joe had the car accident. (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu.)

While John was sleeping last night, someone stole his car. (Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı.)

USE 2 Specific Time as an Interruption
(Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem)In USE 1, described above, the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past. However, you can also use a specific time as an interruption.Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir.

EXAMPLES:

Last night at 6 p.m., I was eating dinner. (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum.)

At midnight, we were still driving through the desert. (Geceyarısı hala çölde araç kullanıyorduk)

DİKKAT!

Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir. Past Continuous Tense'de ise, belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil, yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir.

EXAMPLES:

Last night at 6 p.m., I ate dinner. (Saat 6'da yemeye başladım.)
Last night at 6 p.m., I was eating dinner.(Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu.)


USE 3 Parallel Actions
(Paralel eylemler)When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence, it expresses the idea that both actions were happening at the same time. The actions are parallel.

İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda, belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar. Yani eylemler paraleldir.

EXAMPLES:

I was studying while he was making dinner. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum)



While Ellen was reading, Tim was watching television.(Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu.)

They were eating dinner, discussing their plans and having a good time.(Yemek yiyor, planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı.)

USE 4 Atmosphere
(Atmosfer)In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past.

(İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız.)

EXAMPLE:

When I walked into the office, several people were busily typing, some were talking on the phones, the boss was yelling directions, and customers were waiting to be helped. One customer was yelling at a secretary and waving his hands. Others were complaining to each other about the bad service.
Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor, bazıları telefonda konuşuyor, patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı.

TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE

Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

while - as
I saw him while he was driving. (Onu araba sürerken gördüm.)
They helped me as I was carrying some heavy bags. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

FUTURE TENSES (WILL AND GOING TO

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:53 am

FUTURE TENSES (WILL AND GOING TO)

Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir. Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de, örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir.


"WILL" FUTURE TENSE TABLO

I will play---------I won't play---------Will I play?

You will play-------You won't play--------Will you play?

He will play--------He won't play--------Will he play?

She will play-------She won't play -------Will she play?

It will play---------It won't play--------Will it play?

We will play--------We won't play-------Will we play?

They will play-------They won't play------Will they play?







"GOING TO" FUTURE TENSE TABLO


(+) (-)(?)

I'm going to play------I'm not going to play------Am I going to play?
You're going to play----You aren't going to play---Are you going to play?
He's going to play------He isn't going to play-----Is he going to play?
She's going to play-----She isn't going to play-----Is she going to play?
It's going to play-------It isn't going to play------Is it going to play?
We're going to play-----We aren't going to play---Are we going to play?
They're going to play---They aren't going to play-----Are they going to play?



USE 1"Will" to offer something
(Bir şey teklif etmek için)
"Will" often suggests that a speaker will do something voluntarily. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else.

(Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir.)



EXAMPLES:

A: I'm really hungry. (Gerçekten çok açım.)
B: I'll make some sandwiches. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.)

A: I'm so tired. I'm about to fall asleep. (Çok yorgunum. Uyumak üzereyim.)
B: I'll get you some coffee. (Sana biraz kahve getiriyim.)

A: The phone is ringing. (Telefon çalıyor.)
B: I'll get it. (Ben bakarım.)



USE 2 "Will" to Express a Promise
(Söz vermek için)

"Will" is usually used in promises.

("Will" genellikle söz verirken kullanılır.)


EXAMPLES:
I will call you when I arrive.(Varınca seni ararım.)

I promise I will not tell him about the surprise party. (Söz veriyorum. Ona sürpriz parti hakkında hiçbirşey söylemeyeceğim.)



USE 3"Be going to" to Express a Plan
(Bir plandan bahsederken)

"Be going to" expresses that something is a plan.

("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir.)



EXAMPLES:

He is going to spend his vacation in Hawaii. (Tatilini Hawai'de geçirecek.)

We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. (Bu gece 6'da buluşacağız.)

A: Who is going to make John's birthday cake. (John'un doğumgünü pastasını kim yapacak?)
B: Sue is going to make John's birthday cake. (John'un doğungünü pastasını Sue yapacak.)



USE 4"Will" or "Be Going to" to Express a Prediction
(Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to")

Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future.

"Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir. Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir.

EXAMPLES:

The year 2003 will be a very interesting year. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.)
The year 2003 is going to be a very interesting year. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.)

It will rain. (Yağmur yağacak)
It's going to rain. (Yağmur yağacak. Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır.)



DİKKAT!
Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçeye farklı şekillerde çevrilebilir. Aşağıdaki örneklere bakınız.

I will go to Italy. (İtalya'ya gideceğim.)
I will bring you an asprin. (Sana bir asprin getiriyim.)
I will open the door. (Kapıya ben bakarım.)

Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir.

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PRESENT CONTINUOUS

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:54 am

PRESENT CONTINUOUS

Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir.

Auxiliary :am/is/are

ÖRNEK TABLO



I am playing ------------I am not playing-----------Am I playing?

You are playing----------You aren't playing--------Are you playing?

He is playing-------------He isn't playing-----------Is he playing?

She is playing------------She isn't playing ---------Is she playing?

It is playing--------------It isn't playing------------Is it playing?

We are playing-----------We aren't playing--------Are we playing?

They are playing----------They aren't playing------Are they playing?


USE 1 Now
(Şimdi)
Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now, at this very moment.

(Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.)

EXAMPLES (ÖRNEKLER)

You are learning English now. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun.)

You are not sleeping now. (Şimdi uyumuyorsun.)

I am sitting. (Oturuyorum.)

I am not standing. (Ayakta durmuyorum.)

What are you doing? (Ne yapıyorsun?)

Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?)






USE 2 Longer Actions in Progress Now
(Halen devam eden uzun süreli olaylar)
In English, now can mean "this second," "today," "this month," "this year," "this century" and so on. Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action which is in progress.

(İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir. "tam bu anda", "bu ay", "bu yıl", "bu yüzyıl" vs. Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız.)

EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir)

I am studying to become a doctor. (Doktor olmak için çalışıyorum.)

I am not studying to become an engineer.. (Mühnedis olmak için çalışmıyorum.)

I am reading a book. (Bir kitap okuyorum.)

I am not reading any newspapers right now. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum.)

Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?)

USE 3 Near Future
(Yakın Gelecek)

Sometimes, speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future.

(Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır.)

EXAMPLES:

I am meeting some friends after work. (İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz.)

I am not going to the party tonight. (Bu gece partiye gitmiyorum.)

Isn't he coming with us tonight. (O bu gece bizimle gelmiyor mu?)

USE 4 Complaining with "Always"
("Always" kullanarak şikayette bulunma)

The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens. Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion.

(Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını veya olduğunu belirtir. Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir. Bir şeyden şikayet ederken kullanılır.).

EXAMPLES:

She is always coming to class late. (Derse hep geç kalıyor.)

He is always talking. (O sürekli konuşur.)

I don't like them because they are always complaining. (Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler.)







DİKKAT!

Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır. Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir.

love - like - hate - understand - have (possession) etc.

She is loving chocolate. - Yanlış
She loves chocolate. - Doğru

I am hating you - Yanlış
I hate you - Doğru

She isn't understanding me - Yanlış
She doesn't understand me - Doğru

TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE

Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

now - right now - at the moment - at present

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PRESENT PERFECT TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:55 am

PRESENT PERFECT TENSE

FORM Present Perfect
[HAS / HAVE] + [past participle]

Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir.

EXAMPLES:

I have seen that movie many times. (Bu filmi birçok kez seyrettim.)

I have never seen that movie. (Bu filmi hiç seyretmedim.)

● USE 1 Unspecified Time Before Now

We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. The exact time is not important.

(Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir.)


EXAMPLES:

I have seen that movie twenty times. (Bu filmi yirmi kez seyrettim.)

I think I have met him once before. (Sanırım onunla daha önce tanıştım.)

There have been many earthquakes in California. (Kaliforniye'da bir çok deprem oldu.)

Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?)
Yes, there has been a war in the United States. (Evet, Amerika'da bir savaş oldu.)

People have traveled to the moon. (İnsanlar aya seyahat etti.)


DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.


1 Experience (Tecrübe)

You can use the Present Perfect to describe your experience.

(Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur.)

EXAMPLES:

I have been to France. (Fransa'da bulundum.)

(Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.)

I have never been to France. (Fransa'da hiç bulunmadım.)

(Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır.)

I think I have seen that movie before. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm.)

He has never traveled by train. (O trenle hiç seyahat etmedi.)

Joan has studied two foreign languages. (Joan iki dile çalıştı.)

Have you ever met him? (Onunle hiç karşılaştın mı?)
No, I have not met him. (Hayır, onunla hiç karşılaşmadım.)


2 Change Over Time (Zamanla değişim)

We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time.

(Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.)

EXAMPLES:

You have grown since the last time I saw you. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.)

The government has become more interested in arts education. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı.)

Japanese has become one of the most popular courses at the university. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi.)

My English has really improved since I moved to Australia. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti.)


3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken)

We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity. You cannot mention a specific time.

(Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz.)

EXAMPLES:

Man has walked on the moon. (İnsan ayda yürüdü.)

Our son has learned how to read. (Oğlumuz okumayı öğrendi.)

Doctors have cured many deadly diseases. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler.)

Scientists have split the atom. (Bilimadamları atomu parçaladılar.)


4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem)

We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.

(Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir.)

EXAMPLES:

James has not finished his homework yet. (James henüz ödevini bitirmedi.)

Susan hasn't mastered Japanese, but she can communicate. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı, ama iletişim kurabiliyor.)

Bill has still not arrived. (Bill hala gelmedi.)

The rain hasn't stopped. (Yağmur durmadı.)


TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler)
We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occured in the past at different times. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.

(Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız. Ayrıca bu zamanda, henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam edeceği anlamı da vardır.)

EXAMPLES:

The army has attacked that city five times. (Ordu şehire beş kere saldırdı.)

I have had four quizes this semester. (Bu dönem dört tane quiz oldum.)

We have had many major problems while working on this project. (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık.)

She has talked to several specialists about her problem, but nobody knows why she is sick.
(Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu, ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi.)


● USE 2 Duration From Past Until Now
(Geçmişten bugüne kadar gelen süre)

We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. "For five minutes," "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.

(Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız. "Beş dakikadır", "İki haftadır", "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder.)

EXAMPLES:

I have had a cold for two weeks. (İki haftadır gribim.)

She has been in England for six months. (Altı aydır İngilitere'de)

Mary has loved chocolate since she was a little girl. (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PAST PERFECT CONTINUOUS

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:57 am

Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin, başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir.

FORM Past Perfect Continuous

[HAD BEEN] + [VERB+ing]

EXAMPLES:
I had been waiting there for two hours before she finally arrived.
(O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim.)

She had only been studying English for two years before she got the job.
(İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı.)
We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous. Notice that this is related to the Present Perfect Continuous; however, the duration does not continue until now.

(Past Perfect Continuous Tense, geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır, fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir.)

EXAMPLES:They had been talking for over an hour before Tony arrived.
(Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar.)

She had been working at that company for three years when it went out of business.
(Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı.)

James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia.
(James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversite'de eğitim veriyordu.)



USE 2 Cause of Something in the Past
(Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için)

Using the Past Perfect Continuous before anot her action in the past is a good way to show cause and effect.

(Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır.)
EXAMPLES:
Jason was tired because he had been jogging.
(Jason yorgundu, çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı.)

Sam gained weight because he had been overeating.
(Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

FUTURE CONTINUOUS TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:58 am

FUTURE CONTINUOUS TENSE

FORM Future Continuous[WILL BE] + [VERB+ing]
EXAMPLE:
When your plane arrives tonight, I will be waiting for you. [/b]
(Bu gece uçak vardığında, seni bekliyor olacağım.)

[AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing]
EXAMPLE:
When your plane arrives tonight, I am going to be waiting for you.
(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım.)

NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur.

Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz.

Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz.

EXAMPLES:

While I am finishing my homework, she is going to make dinner. Doğru

While I will be finishing my homework, she is going to make dinner. Yanlış

● USE 1 Interrupted Action in the Future
(Gelecekte yarıda kesilen eylemler)

Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted. The interruption is usually an action in the Simple Future.

(Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır.)EXAMPLES:I will be watching TV when she arrives tonight.
(Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım.)

I will be waiting for you when your bus arrives.
(Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım.)

While I am working, Steve will make dinner. (NOTICE "am working" because of "while.")
(Ben çalışırken, Steve yemeği yapacak.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir.)

I am going to be staying at the Madison Hotel, if anything happens and you need to contact me.
(Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse, ben Madison Otel'de kalıyor olacağım.)

He will be studying at the library tonight, so he will not see Jennifer when she arrives.
(Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak, bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek.)


USE 2 Specific Time as an Interruption
(Gelecekte belirli bir zaman belirtme)

In USE 1, described above, the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future. However, you can also use a specific time as an interruption.

(Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü. Bu kullanımda ise eylem değil, belirli bir zaman vardır.)EXAMPLES:Tonight at 6 p.m., I am going to be eating dinner.
(Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım.)

At midnight tonight, we will still be driving through the desert.
(Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız.)



USE 3 Parallel Actions
(Paralel eylemler)

When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence, it expresses the idea that both actions will be happening at the same time.

(Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda, gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz.)EXAMPLES:I am going to be studying while he is making dinner.
(O yemek yaparken, ben ders çalışıyor olacağım.)

While Ellen is reading, Tim will be watching television.
(Ellen kitap okurken, Tim televizyon seyrediyor olacak)

Tonight, they will be eating dinner, discussing their plans, and having a good time.
(Bu gece kitap okuyarak, planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar.)

USE 4 Atmosphere
(Ortam)

In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future.
(İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız.)EXAMPLE:When I arrive at the party everybody is going to be celebrating. Some will be dancing. Others are going to be talking. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer. They always do the same thing.

(Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. Bazıları dansediyor olacak. Diğerleri konuşuyor olacak. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

FUTURE PERFECT TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 12:59 am

FUTURE PERFECT TENSE

Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi, Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz. Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır.

EXAMPLES:
I am going to see a movie when I have finished my homework.Doğru(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim.)I am going to see a movie when I will have finished my homework.Yanlış

FORM Future Perfect

[WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE]

EXAMPLE:I will have perfected my English by the time I come back from the U.S.(Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım.)

[AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE]

EXAMPLE:I am going to have perfected my English by the time I come back from the US.(Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım.)

NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz.

The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future. It can also show that something will happen before a specific time in the future.

(Future Perfect tense gelecekte birşeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder. Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır.)EXAMPLES:By next November, I will have received my promotion.
(Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım.)

By the time he gets home, his wife is going to have cleaned the entire house.
(O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak.)

USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs)(Gelecekte birşeyden önceki süreç)



With Non-continuous Verbs ,we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future.

(Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin, gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz.)EXAMPLES:I will have been in London for six months by the time I leave.
(Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım.)

By Monday, Susan is going to have had my book for a week.
(Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 23, 2008 1:05 am

PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE

Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da, work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır.

Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur.

I have been working in this company for four years.
(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum.)

I have worked in this company for four years(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum.)

FORM Present Perfect Continuous

[HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing]

EXAMPLES:

I have been waiting here for two hours.
(İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum.)

She has only been studying English for two years.(O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır.)

We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now. "For five minutes", "for two weeks", and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous.

(Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır. "Beş dakika boyunca", "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır.)

EXAMPLES:

They have been talking for the last hour.
(Son iki saattir konuşuyorlar.)

She has been working at that company for three years.
(Üç yıldır bu şirktte çalışmaktadır.)

James has been teaching at the University since June.
(James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir.)

USE 2Recently, Lately(Son zamanlarda)

You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes", "for two weeks", and "since Tuesday". Without the durations, the this tense gives a more general meaning of "lately". We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning.

(Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir. Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir. Anlamı kuvvetlendirmek için cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır.)

EXAMPLES:

Recently, I have been feeling really tired.
(Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum.)

She has been watching too much television lately.
(Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor.)

Mary has been feeling a little depressed.
(Mary kendini biraz depresyonda hissediyor.)

IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs

It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses. To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs, you must use Present Perfect.

(Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur. Durağan fiiller, yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır.

EXAMPLES:
Sam has been having his car for two years. Yanlış
Sam has had his car for two years.Doğru

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5031
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: SIMPLE PRESENT TENSE

Mesaj  Sponsored content Bugün 2:48 pm


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz