SIMPLE FUTURE TENSE (Gelecek Zaman)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

SIMPLE FUTURE TENSE (Gelecek Zaman)

Mesaj  Admin Bir Paz Nis. 27, 2008 5:59 pm

Simple Future Tense, gelecekte olacak eylemleri anlatmak için kullanılır. Simple Future Tense'in WILL ve BE GOING TO olmak üzere iki yardımcı fiili vardır. BE GOING TO önceden tasarlanmış ve yapılmasına karar verilmiş olayları; WILL ise önceden tasarlanmadan yapılan işleri anlatmakta kullanılır.





AFFIRMATIVE: OLUMLU CÜMLE
(WILL)

Subject (Özne) + WILL + Verb 1 (Fiilin 1. hali)

Kısaltılması: I WILL = I'LL - YOU WILL = YOU'LL - HE WILL = HE'LL........

I will finish my work in a few hours. (Ödevimi bir kaç saat içinde bitireceğim.)
You will go to Istanbul tomorrow. (Sen/Siz yarın İstanbul'a gideceksin.)
The train will leave the station at 11:00. (Tren saat 11'de istasyondan ayrılacak) (The train = IT)
Jim will eat lunch at 12:00. (Jim öğle yemeğini saat 12'de yiyecek.) (Jim = HE)
Dont worry, everything will be all right. (Merak etme, herşey iyi olacak / düzelecek.)
We'll be successful. (Biz başarılı olacağız.)
They'll be there at 6 o'clock. (Onlar saat 6'da orada olacaklar.)


AFFIRMATIVE: OLUMLU CÜMLE
(BE GOING TO)

Subject (Özne) + AM / IS / ARE GOING TO + Verb 1 (Fiilin 1. hali)

Kısaltılması: I AM GOING TO= I'M GOING TO - YOU ARE GOING TO= YOU'RE GOING TO - HE IS GOING TO= HE'S........

I am going to write the letter. (Mektup yazacağım.]
You are going to go to Paris next summer.[i] (Gelecek yaz Paris'e gideceksin / gideceksiniz.)
He is going to wash the car. (Arabayı yıkayacak)
She's going to meet her boss. (Patronuyla görüşecek.)
We're going to be friends. (Arkadaş olacağız.)
They're going to make a meeting. (Toplantı yapacaklar.)



INTERROGATIVE: OLUMSUZ CÜMLE
(WILL)

Subject (Özne) + WILL NOT (WON'T) + Verb 1 (Fiilin 1. hali)
Özellikle konuşma dilinde WON'T kullanılması önerilir.

I will not see Tom this morning. (Bu sabah Tom'u görmeyeceğim.)
He won't come to work today. (Bugün işe gelmeyecek.)
They will not go to the cinema this weekend. (Bu hafta sonu sinemaya gitmeyecekler.)
Jane won't play basketball tomorrow. (Jane Yarın basketbol oynamayacak)
We will not come to their party. (Biz onların partisine gitmeyeceğiz.)


INTERROGATIVE: OLUMSUZ CÜMLE
(BE GOING TO)

Subject (Özne) + AM / IS / ARE + NOT + GOING TO + Verb 1 (Fiilin 1. hali)

I am not going to learn Japanese next year. (Gelecek yıl Japonca öğrenmeyeceğim.]
You aren't going to meet Jane tonight.[i] (Bu gece Jane ile buluşmayacaksın / buluşmayacaksınız.)
He isn't going to spend his vacation in Hawaii. (Tatilini Hawaii'de geçirmeyecek.)
We aren't going to go to school tomorrow. (Yarın okula gitmeyeceğiz.)
They're going to mary next winter (Onlar gelecek kış evlenecekler.)



QUESTION: SORU CÜMLESİ

OLUMLU SORU CÜMLESİ
(WILL)

WILL + Subject (Özne) + Verb 1 (Fiilin 1. hali)

Will I see you again? (Seni tekrar görecek miyim?)
Will You get up early tomorrow morning? (Yarın sabah erken kalkacak mısın?]
Will the dinner be ready in a few minutes?[i] (Yemek bir kaç dakikaya hazır olacak mı?)
Will she be at home tomorrow night? (Yarın gece evde olacak mı?)
Will they buy a birthday gift for Sally. (Onlar Sally için bir doğum günü hediyesi alacaklar mı?)


OLUMLU SORU CÜMLESİ
(BE GOING TO)

AM / IS / ARE + Subject (Özne) + GOING TO + Verb 1 (Fiilin 1. hali)

Am I going to study English? (Bugün İngilizce çalışacak mıyım?)
Are you going to call me later? (Beni sonra arayacak mısın?)
Is the teacher going to give a test next lesson? (Öğretmen gelecek ders için bir test verecek mi?)
Are we going to stay at home this weekend? (Bu hafta sonu evde kalacak mıyız?)
Is the teacher going to give a test next lesson? (Öğretmen gelecek ders için bir test verecek mi?)
Are they going to play tennis this year? (Bu yıl tennis oynayacaklar mı?)



OLUMSUZ SORU CÜMLESİ
(WILL)

WON'T + Subject (Özne) + Verb 1 (Fiilin 1. hali)


OLUMSUZ SORU CÜMLESİ
(BE GOING TO)

AM NOT / ISN'T / AREN'T + Subject (Özne) + GOING TO + Verb 1 (Fiilin 1. hali)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

PAST CONTINUOUS TENSE

Mesaj  Admin Bir Paz Nis. 27, 2008 6:04 pm

PAST CONTINUOUS TENSE (Şimdiki Zamanın Hikayesi-Geçmişte Devam Eden Zaman)

Past Continuous Tense, hem geçmişte olmuş, hem de geçmişte devam etmiş zamanları anlatmak için kullanılır. Şimdiki zaman nasıl ki, şu an yapılan olayları anlatıyorsa, Past Continuous ta geçmişte anlatmaktadır. Kural olarak iki zaman birbirinden çok farklı değildir. Sadece Past Continuous Tense'te, geçmiş zaman yardımcı fillerini kullanmamız gerekmektedir.

Bu zamanın yardımcı fiiileri WAS ve WERE'dür.

WAS/WERE YARDIMCI FİİLLERİNİN ÖZNELERE GÖRE KULLANIMI
I was singing.
You were singing.
He, she,it was singing.
We were singing.
You were singing.
They were singing.

AFFIRMATIVE: OLUMLU CÜMLE

Subject (Özne) + ( was / were ) + Verb (Fiil) + - ING takısı + nesne

I waswriting a letter. (Bir mektup yazıyordum.)
You were studying maths all day yesterday. (Dün bütün gün matematik çalışıyordun / çalışıyordunuz.)
He was playing football. (O Futbol oynuyordu)
She was crying. (O ağlıyordu.)
It was playing. (O oynuyordu)
We were studying lesson. (Ders çalışıyorduk.)
They were eating apples. (Elma yiyorlardı.)

PRESENT CONTINUOUS TENSE(Şimdiki Zaman) ile PAST CONTINUOUS TENSE'IN (Şimdiki Zamanın Hikayesi) KARŞILAŞTIRILMASI

I amwriting a letter. (Bir mektup yazıyorum.) Present Cont. Tense
I waswriting a letter. (Bir mektup yazıyordum.) Past Cont. Tense

You are studying now. (Şimdi matematik çalışıyorum / çalışıyoruz.) Present Cont. Tense
You were studying maths all day yesterday. (Dün bütün gün matematik çalışıyordun / çalışıyordunuz.) Past Cont. Tense[/color]

He is playing football. (O Futbol oynuyor.)Present Cont. Tense
He was playing football. (O Futbol oynuyordu) Past Cont. Tense

They are eating apples. (Elma yiyorlar.) Present Cont. Tense
They were eating apples. (Elma yiyorlardı.) Past Cont. Tense



INTERROGATIVE: OLUMSUZ CÜMLE

Subject (Özne) + was not (wasn't) / were not (weren't) + Verb (Fiil) + - ING takısı + nesne

I wasn’t expecting this. (Bunu beklemiyordum.)
You weren't playing tennis at 10.30. (10.30 da tennis oynuyordun / oynamıyordunuz.)
He wasn't cleaning his room. (O odasını temizlemiyordu.)
She wasn't having breakfast. (Kahvaltı yapmıyordu.)
We weren't watching TV. (Televizyon seyretmiyorduk.)
They weren’t helping. (Yardım etmiyorlardı.)

PRESENT CONTINUOUS TENSE(Şimdiki Zaman) ile PAST CONTINUOUS TENSE'IN (Şimdiki Zamanın Hikayesi) KARŞILAŞTIRILMASI

He isn't cleaning his room. (O odasını temizlemiyor.) Present Cont. Tense
He wasn't cleaning his room. (O odasını temizlemiyordu.) Past Cont. Tense

We aren't watching TV. (Televizyon seyretmiyoruz.) Present Cont. Tense
We weren't watching TV. (Televizyon seyretmiyorduk.) Past Cont. Tense

They aren't helping. (Yardım etmiyorlar.) Present Cont. Tense
They weren’t helping. (Yardım etmiyorlardı.) Past Cont. Tense


QUESTION: SORU CÜMLESİ

OLUMLU SORU CÜMLESİ

Was / Were + Subject (Özne) + Verb (Fiil) + - ING takısı + nesne

Was she having breakfast ? (O kahvaltı yapıyor muydu?)
Was Jack sleeping in his room? (Odasında mı uyuyordu?)
Was it raining at 12 o'clock yesterday? (Dün saat 12'de yağmur yağıyor muydu?)
Were you chatting about the current events? (Güncel olaylar hakkında sohbet yapıyor muydunuz?)
Were we speaking on the phone? (Telefonda konuşuyor muyduk?)
Were you going to the supermarket? (Süpermarkete gidiyordun muydun? / gidiyor muydunuz?)
Were the students studying in the library? (Öğrenciler kütüphane çalışıyorlar mıydı?)


OLUMSUZ SORU CÜMLESİ

Wasn't / Weren't + Subject (Özne) + Verb (Fiil) + - ING takısı + nesne

Wasn't I telling the truth? (Ben doğruyu söylemiyor muydum?)
Weren't you having a rest? (Sen dinlenmiyor muydun?)
Wasn't he watching the match? (O maç izlemiyor muydu?)
Wasn't she drinking coffee? (O kahve içmiyor muydu?)
Wasn't it snowing then ? (O zaman kar yağmıyor muydu?)
Weren't we doing shopping at this time yesterday? (Dün bu vakitte alışveriş yapmıyor muyduk?)
Weren't you waiting for your friends? (Siz arkadaşlarınızı beklemiyor muydunuz?)
Weren't they washing the dishes? (Onlar bulaşıkları yıkamıyorlar mıydı?)


PRESENT CONTINUOUS TENSE(Şimdiki Zaman) ile PAST CONTINUOUS TENSE'IN (Şimdiki Zamanın Hikayesi) KARŞILAŞTIRILMASI

Is she having breakfast ? (O kahvaltı yapıyor mu?) Present Cont. Tense
Was she having breakfast ? (O kahvaltı yapıyor muydu?) Past Cont. Tense

Are the students studying in the library? (Öğrenciler kütüphane çalışıyorlar mı?) Present Cont. Tense
Were the students studying in the library? (Öğrenciler kütüphane çalışıyorlar mıydı?) Past Cont. Tense

Aren't they washing the dishes? (Onlar bulaşıkları yıkamıyorlar mı?)
Weren't they washing the dishes? (Onlar bulaşıkları yıkamıyorlar mıydı?) Past Cont. Tense

Aren't we doing shopping ? (Alışveriş yapmıyor muyuz?) Present Cont. Tense
Weren't we doing shopping at this time yesterday? (Dün bu vakitte alışveriş yapmıyor muyduk?) Past Cont. Tense [/i] Past Cont. Tense

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

..........

Mesaj  Admin Bir Paz Nis. 27, 2008 6:15 pm

FUTURE TENSE NERELERDE VE NASIL KULLANILIR?

İngilizce’nin basit gelecek zaman( Simple FutureTense) anlatımlarında “will” ve “ be going to olmak üzere iki farklı yapı vardır. Bu yapılar bazen biribirlerini yerine kullanılabilmelerine rağmen, çoğu zaman oldukça farklı anlamlar da verebilirler. Bu anlam farklılıkları önceleri çok soyut ve anlaşılmaz gibi gözükseler de, zaman içinde yapılacak çalışmalar ile bu ayrım oldukça basit gelir. "will" and "be going to" yapılarının her ikisi de gelecekte belirli bir zamanı gösterirler.


1- Using “will” to express a voluntary action / willingness
(Gönüllü olunan bir eylemi anlatmak için "will" kullanılması / Gönüllülük)

Kişilerin bir eylemi başkası için gönüllü olarak, kendi istekleri ile yapmaları, bir yardım isteğine ya da ihtiyacına karşılık vermeleri üzerine olan durumlar “will” ile ifade edilir. Bu amlamda “be going to” yapısı kullanılmaz. Aşağıdaki cümlelerdeki eylemler planlanmış gelecek zaman eylemleri değillerdir.

A: I'm really hungry. (Gerçekten çok açım.)
B: I'll make some sandwiches. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.)

A: I'm so tired. I'm about to fall asleep. (Çok yorgunum. Uyumak üzereyim.)
B: I'll get you some coffee. (Sana biraz kahve getiriyim.)

A: The phone is ringing. (Telefon çalıyor.)
B: I'll get it. (Ben bakarım.)


2- Using “will” in promises.
(Söz vermek için "will" kullanılması)

"Will" genellikle söz verirken kullanılır.

I will call you when I arrive. (Varınca seni ararım.)
I promise I will not tell him about the surprise party. (Söz veriyorum. Ona sürpriz parti hakkında hiçbirşey söylemeyeceğim.)


3- Decisions taken at the moment of speaking - on the spot decisions
(Konuşma anında alınan karaları anlatmak için)

I'm hungry. I will cook something to eat. (Acıktım, Yemek için birşeyler pişireceğim.)


4-Actions / Predictions which may(not) happen in the future or actions which we cannot control and will inevitably happen
(Kontrolümüz dışında gelişecek, sonlanacak olumlu veya olumsuz eylem ve durumlar anlatmak için)

He will probably pass his exams. (O, sınavlarından büyük olasılıkla geçecek.)


5-things we are not yet sure about or we haven't decided to do yet
(Henüz karar verilmemiş , emin olunmayan bir konu hakkında konuşurken)

Perhaps I will move house. (Belki evi taşıyacağım)


6- Using “be going to” to express an future plan.
(Bir plandan bahsederken "be going to" kullanılması)

"Be going to" ile kulurulan gelecek zaman cümlelerinde birinin gelecekte, belirli bir zamanda, bir eylemi gerçekleştirmeye niyeti olduğu ya da bunu planladığı ifade edilir. Başka bir deyişle gelecekte yapmaya daha once karar verdiğimiz, planlanmış eylemlerden bahsederken "be going to" yapısı kullanılır.
"Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir.

He is going to spend his vacation in Hawaii. (Tatilini Hawai'de geçirecek.) (Daha uzak zaman için planlanılan bir eylem)
We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. (Bu gece 6'da buluşacağız.) (Yakın zaman için planlanılan bir eylem)

A: Who is going to make John's birthday cake. (John'un doğumgünü pastasını kim yapacak?)
B: Sue is going to make John's birthday cake. (John'un doğungünü pastasını Sue yapacak.)


7- Using “be going to” and “will” to express predictions.
(Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to")

"Will" ve "be going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir. Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir.

The year 2003 will be a very interesting year. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.)
The year 2003 is going to be a very interesting year. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.)

It will rain. (Yağmur yağacak)
It's going to rain. (Yağmur yağacak.)
Not: Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır.


ÖNEMLİ BİLGİ:

Yukarıda verilmiş örneklerden de anlaşılacağı üzere; özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçeye farklı şekillerde çevirebiliriz. Bu değişim tamamıyla cümleyi kuran kişinin niyetine bağlıdır.

I will go to Italy. (İtalya'ya gideceğim.)
I will bring you an asprin. (Sana bir asprin getiriyim.)
I will open the door. (Kapıya ben bakarım.)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

..........

Mesaj  Admin Bir Paz Nis. 27, 2008 6:15 pm

SIMPLE FUTURE TENSE YERİNE KULLANILABİLEN DİĞER TENSE'LER

Future Tense yerine kullanılabilen iki zaman vardır. Bunlardan birisi Present Continuous Tense (Şimdiki Zaman), diğeri de Simple Present Tense (Geniş Zaman)' dir.
Present Continuous ve Simple Present ile yapılan gelecek zaman cümlelerinin normal kullanımlarından ayırt edilmesi için Zaman İfadeleri (Time Expressions) büyük önem taşımaktadır. Kullanılan zaman ifadelerden yola çıkarak cümlenin şimdiki bir zamandan mı, yoksa gelecekten mi bahsettiğini anlayabilir ya da geniş zamanlı bir cümle mi, gelecek zamanlı bir cümle mi olduğuna kolaylıkla karar verebiliriz.


TIME EXPRESSIONS (FUTURE TENSE İLE KULLANILAN ZAMAN İFADELERİ)

Tomorrow: Yarın
Tonight: Bu gece
Next week / month / year: Gelecek hafta / ay / yıl
In two / three etc. days: İki / Üç hafta içinde
The day after tomorrow: Öbür gün, Yarından sonraki gün
Soon: Yakında
In a week / month etc.: Bir hafta / ay içinde



1- USING PRESENT CONTINUOUS FOR FUTURE (Gelecek için Şimdiki Zamanın Kullanılması)

Bazen gelecek zamandan bahsederken Present Continuous Tense kullanılır. Bu kullanımda anlam, “be going to “ yapısı ile tamamen aynıdır. Geleceğe yönelik kesin bir plan, karar ya da niyet belirten cümlelerde Present Continuous Tense kulanılabilir. "Go", "come", "arrive", "stay", "leave” fiileri Present Continuous Tense’in gelecek zaman ifadelerinde sıklıkla kullanılır. Bu fiiler kesin planlar ifade ederler. Gelecekte planlanmış seyahat ifadelerinde kullanılan, "fly", "walk", "ride", "drive", "take" ( a taxi, a bus etc.) gibi fiiller de Present Continuous Tense’de kullanılırlar.

SÖZLÜK

Go: Gitmek
Come: Gelmek
Arrive: Varmak, Ulaşmak, Yetişmek, Gelmek, Dönmek
Stay: Kalmak
Leave: Bırakmak, Terketmek
Fly: Uçmak
Walk: Yürümek
Ride: (Bisiklet, motosiklet vb.'ne) Binmek, ata binmek
Drive:(Araba) Sürmek / Kullanmak
Take a taxi / bus etc.: Taksi / Otobüs vb. ile gitmek.

Bill is coming to the meeting tomorrow. (Bill yarın toplantıya geliyor.)
Bill is going to come to the meeting tomorrow. (Bill yarın toplantıya gelecek.)

We are flying to Istanbul tonight. (Biz bu gece İstanbul'a uçuyoruz.)
We are going to fly to Istanbul tomorrow. (Biz bu gece İstanbul'a uçacağız.)

They are playing football this afternoon. (Bu öğleden sonra futbol oynuyoruz.)
They are going to play football this afternoon. (Bu öğleden sonra futbol oynayacağız.)

I am leaving home tomorrow morning. (Yarın sabah evden ayrılıyorum.)
I am going to leave home tomorrow morning. (Yarın sabah evden ayrılacağım.)

ÖNEMLİ BİLGİ:

İlk bakışta birinci cümlelerin ŞİMDİKİ ZAMAN (Present Continuous); ikinci cümlelerde ise GELECEK ZAMAN (Future Tense) olduğu sanılabilir. Fakat ŞİMDİKİ ZAMAN (Present Continuous) cümleleri içinde kullanılan "yarın" (tomorrow), "bu gece" (tonight), "yarın sabah" (tomorrow morning) gibi ZAMAN İFADELERİ'ne (Time Expressions) dikkat edilirse cümlenin gelecek zamanda yapılacak bir eylemden bahsettiği kolaylıkla anlaşılacaktır.



2- USING SIMPLE PRESENT FOR FUTURE (Gelecek için Geniş Zamanın Kullanılması)

Gelecek için kullanılan Simple Present (Geniş Zaman) kalıbı, gelecekte belirli bir takvim ya da zaman tablosuna bağlı olarak, düzenli bir şekilde yapılmakta olan eylemlerden bahasederken kullanılır. Simple Present ‘in gelecek zaman ifadelerinde oldukça sınırlı sayıda fiil kullanılmaktadır. "Arrive", "leave", "start", "begin", "end", "finish", "open", "close", "be".

SÖZLÜK

Start: Başlamak, Başlatmak
Begin: Başlamak, Başlatmak
End: Bitirmek, Sona ermek, Son vermek
Finish: Bitirmek, Sona erdirmek, Tamamlamak
Open: Açmak
Close: Kapamak
Be: Olmak


The bus leaves the station at 7:45 tomorrow morning. (Otobüs yarın sabah 7:45'te istasyondan ayrılacak)
The restaurant opens at 19.30 tonight.. (Restaurant bu gece saat 19:30'da açılacak)
His new job starts next Friday. (Onun yeni işi gelecek hafta başlayacak)
There is an English exam at 14.00 next thursday. (Gelecek perşembe saat 14:00'da sınav olacak)

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 5028
Kayıt tarihi : 27/01/08

Kullanıcı profilini gör http://zeka.onlinegoo.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: SIMPLE FUTURE TENSE (Gelecek Zaman)

Mesaj  Sponsored content Bugün 4:30 am


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz